AYSUN AKÇA

 

    Bir yaz günü... Baba İzzet'le gezi düzenlemişiz Adalar'a... Tabi bizim hayalimizde en azından 20-30 kişi gelicek, o hayalle yattık biz gece... Neyse, sabah oldu (Gün ola, hayrola dediğim son sabah :) . Gittim hemen Kadıköy'e. Mis gibi Adalar'a gidecez diyom sabah iskelenin önüne gelirken... Bi gittim ki ne görim??? Bi tek bizim Baba İzzet orda! Hemen sordum:

- Ne oldu baba? Millet nerde?

İzo:

- Abi milletin çoğu kalkamamış, bazıları bugün gideceğimizi unutmuş, bazıları da gelmekten vazgeçti.

Cevo:

- Nasıl olur baba? Zaten 20 kişi falandık, kala kala kaç kişi kaldı şimdi?

İzo :

- 1.

Cevo:

- Hadi ya? Kim o?

İzo:

- Aysun. Geliyo, yoldaymış.

Cevo:

- Eyvaaaah... Nasıl açıklıycaz durumu olum? Ne diycez? Kimse yok nası diycez? Sen dedin mi kimse yok diye?

İzo:

- Yok, alıştıra alıştıra söyliyim dedim, ama söyleyemedim, korktum. Zaten yola çıkmıştı çoktan.

Cevo:

 - Gelince yüzündeki ifadeyi merak ediyorum...

 

Neyse, sonuçta harbi harbi geldi bizim Aysun. Anlayın yani sözüne ne kadar sadık olduğunu, o gün bizi satmayan tek kişi :) Bu sözüne sadık oluşu gibi daha birçok güzel özelliği vardır bizim Aysun'un. Aslen doğulu olan bu arkadaşımız hakkının yenmesine de asla göz yummaz. Geçen sene ingilizce dersinin saati konusunda çıkan tartışmada tek başına bütün sınıfı susturdu :) Hoca bile dayanamadı sana Aysun :) Gelecekte bir gün evlenirsen senin kocana hep acıyacağım :) Bak bu tartışmalardaki hararetini başka yerlerde belli etme, harbi evde kalırsın :) Şaka bir yana, hakkını savunmakla büyük bir erdemlilik örneği gösterdin, takdir edilecek bir davranıştı. Devam edelim... Aysun aynı zamanda çok da iyi bir aşçıdır (bu konuda kocan şanslı olacak ama, kabul :) , özellikle "leziz" kurabiye yapmaya bayılır ve de bunda gerçekten çok başarılıdır. Önceleri pek yemeğe hevesli değildim, ama sonra yedikçe iştahım açıldı ve hepsini süpürdüm, kusura bakma :) Aysun'un başından geçen olaylar da bir hayli ilginçtir. Geçen bize anılarını anlattı, hala hatırladıkça gülüyorum. Öğrenci işlerinin hatası yüzünden başkalarının harçlarını ödeyerek okulumuzda bir ilke imza attın :) Artık benim harcı da ödersin gelecek dönem;  madem başka sınıflardakilerin harcını ödüyosun, kendi sınıfındaki arkadaşlarının harcını kat be kat ödersin :) Aysun, geçen sinemada Baba İzzet ile beni yalnız bırakmadığın için de sağol. Bi dahaki sefere sinema biletin benden :) Son olarak (bu son, bu yazı için) senin gelecekte hayatta çok başarılı olacağından da eminim. Çünkü gerçekten de çok kişilikli, sözünde duran ve kendine güvenen bir arkadaşımızsın. Görüşürüz....

                                                                                               Cevdet

 

     Selam kız Aysun. Beni daha ilk cümleden tanıdığını tahmin edebiliyorum. Çünkü kızzz'ı benden başka kullanan yok değil mi? Halbuki bu kelimeyi lugatımdan çıkarmak için Pınar ve sen az uğraşmadınız, ama görüyorsun, çabalarınız nafile. Aysun kim diye sorsalar bana, ilk söyleyeceğim şey gülmesi ve sterilliğidir. Ortada hiç komik birşey olmasa da Aysun bir gülmeye başlasın, ortalık gülme krizine girer, başta da kendisi. 1. sınıftaki halini unutmam. Her ders elinde bir selpak her oturduğun sırayı silerdin. Seneler geçtikçe sen de bize ayak uydurdun fıstık. Eeeee, atalarımız boşuna söylememiş, körle yatan şaşı kalkarmış. Yıllık dediğin kısa olur herhalde. Hiç yazmadığım için bilmiyorum. Ben senin için destan hazırlamıştım, ama onu da diğer yıllığa yazarım artık :))))

                                                                                                 Sevgi Tosun

 

    Aysun aramızda en mücadeleci ve ağzı en iyi laf yapandı. Onu inandığı fikirlerinden asla vazgeçiremezsiniz. İnsanları bilgilendirme isteği ve ikna etmede sarf ettiği enerjiyi çoğu insanın gösterebileceğini sanmıyorum. Bu yeteneğinde onun mücadeleci ve hırslı kişiliği de etkilidir. Onunla ilk tanıştığımızda beni etkileyen özelliği kendine güveni ve kararlılığıydı. Ben hep kendimde bir güven eksikliği duyduğum için na bu konuda imrendiğimi saklayamam. Aysun her konuda konuşabildiğim ender insanlardan biridir. O'nunla en saçma şeylerden tutun da en mantıklı şeylere kadar konuşabilirsiniz. Siz üzüntülüyseniz o da üzüntülüdür. Onunla iken sıkılmazsınız, konuşacak bir şeyler mutlaka bulabilirsiniz. Bu konuda garanti veririm. Aysun benim için hiçbir zaman herhangi bir arkadaş olmayacaktır. Beni tanıyamadıklarını söyleyen birçok kişiye göre Aysun'un beni tanıdığını ve anlayabildiğini biliyorum. Çünkü beni ve garipliklerimi hiç yadırgamadı, hatta benim garipliklerimle çok da eğlendik. Aysun hayatta da arkadaşlıklarında da samimiyet arar. Onu en çok kızdıran şey çıkarcılıktır. İşte o zaman çok sinirli olur ki o kişilerin Aysun'dan uzak durmasında fayda vardır. Bu dört sene boyunca yaşadığımız güzellikler için teşekkürler. Son olarak sana şunu söylemek isliyorum: Yüreğine ve hayallerine inan, sev, düşün ve yap. Seni seviyorum.


                                                    Dostun FEYZA


    Dostluğumuz bu uzun yaşam içinde alınan derîn ve güçlü bir soluktu adeta. Paylaşılanlar o kadar çok o kadar özeldi ki satırlara sığdırmak imkansız. Şimdi özlemleri biraz azaltmak, gülüşleri biraz çoğaltmak için anıları hatırlama telaşındayız. Mekan anılara kaynaklık eder. Bunu biliyorum. Bizim mekanlarımız her yerdi. Okulumuz, evimiz, minibüsler, vapurlar, trenler, çay bahçeleri, pastahaneler ve daha birçok yer. Çok şey yaşadık, çok şey gördük ve de çok şey öğrendik. Az mı sürüne sürüne okul yıllarını arşınladık? Az mı güldük minibüs, vapur maceralarımıza? Az mı çareler aradık birbirimizin dertlerine? Az mı üzüldük yaşadığımız kötü günlere? Acıyı tattık, sevgiyi yaşadık. Yemek sohbetlerimiz, mum ışığında türküler söylememiz, senin güzel sesin, mücadeleci yapın, haksızlıklara asla tahammül etmeyişin, bürokrasinin tüm engelleri aşarak kazandığı savaşın ve daha bir çok şey. Şunu söylemeliyim ki artık ne zaman bir "Yazması oyalı kundurası boyalı yar benim" türküsünü duysam boğazımda bir düğüm oluşacak ve seni hatırlayacağım. Dünlerde büyüttüğümüz arzularımız zaman akışı içerisinde bir bir yitirilecek ya da rüyalarımızda tutsak kalacaklar. Ve ben hayatın sonsuz karanlığında sürüklenirken dostumu, seni hep yüreğimde saklayacağım. Seni seviyorum.


                                                                                                                PINAR


    Aysun denince aklıma hemen "steril" kelimesi geliyor. Belki de antibakteriyel kremler, sabunlar ve mendiller taşımasındandır. 1. sınıfla oturduğu sırayı, masayı kısacası elinin değdiği her yeri dezenfekte ederdi. Ama bir türlü temizlediği yerlerde oturamazdı, (sıraya oturanlardan dolayı hep bir yana kaymak zorunda kalırdı). Baktı ki olacak gibi değil, o da temizlemeyi bıraktı ve her öğrenci gibi mikroplarla yaşamayı öğrendi. Gülmesinin sırrını bir türlü öğrenemedim. O gülmeye başladığı zaman çevresinde gülmeyen kalmaz. "Ağzı iyi laf yapar" sözü Aysun için biçilmiş kaftandır. Bunu sınıftaki herkese sorun, beni anlayacaksınız. Hakkını kimseye yedirmez. Telefon için yaptığı hukuk savaşını ayakta alkışlamak gerekir. Çok iyi dinleyici ve gözlemcidir. Senin hiçbir şey anlatmana gerek yoktur, o herşeyi anlamıştır zaten. Umanın senin de hayatında senin gibi bir yardımcın olur ve seni hiç bırakmaz. Belki sınavlar bizi Ankara'da buluşturur.


                                                                SEVGİ


    Çok telaşlı bir yapıya sahip olup olayları sabırsızlıkla anlatan, biraz heyecanlı, ama soğukkanlı birisin. Kayıt parasını yatırırken yaşadığın talihsizliği, cep telefonu satış yerinde uğradığın haksızlığı hatırlıyorum da gerçekten gerekli işlemleri yapabilen, uğraşan birisin. Hakkını en iyi şekilde savunmasını biliyorsun. Bu yönünü çok takdir ediyorum. Ayrıca beni her zaman dinlemekte üzüntülü anlarımda bana destek olmakta gereken ilgi ve samimiyeti göstermekteydin. Biliyorsun ki seni bazen sorularımla sıkmış olabilirim. Kusura bakma. Mesela "Şu ayakkabıyı kaça aldın, çok pahalı o para verilir mi?" dediğim olmuştur. Ama sen her zaman iyi giyinmeyi bilen ve bakımlı birisin. Seni çok özleyeceğim, umarım arkadaşlığımız devam eder ve birbirimize yine içimizi dökeriz. Önemli olan bu paylaşımların devam etmesi, telefon numaramı biliyorsun! Başarılı ve mutlu olman dileğiyle.


                                                                            MÜGE


    Daha dün gibi hatırlıyorum. Geçen sene İngilizce dersinin saati konusunda ben yetersiz bir şekilde mücadele verirken sen gerçek bir Sivaslı'ya yakışır şekilde olayın içine girdin ve çok iyi bir avukatın savunmasından daha iyi bir savunma gerçekleştirerek sonucu lehimize çevirmeyi basardın. Yanımda olduğun için, beni dinlediğin için çok teşekkür ederim. En güzel yarınlar senin olsun, sen buna layıksın, ömrün mutluluklarla dolsun.

   
                                                                BEHLÜL : KOD ADI ŞEREF


    Aysun'u her zaman sevecen, insanları hep iyi niyetle karşılayan ve tuttuğunu kopartan, kendi gerçekleri için savaşan bir kız olarak tanıdım. İnsanlar her zaman bazı şeyler için keşke derler ya, benim de keşke dediğim konu senin dostluğunu bu geç zamanda değil de, daha önce kazanmayı isterdim. Ama yine de birlikteyken ders aralarında yaptığımız gülüşmeleri, senin yoganın inceliklerini anlatmanı, sevecen tavrını, yemek sohbetlerimizi hiç unutmayacağım. Arkadaşlığımızın bu sıralarla birlikte yok olmaması dileğiyle, hayatının geri kalan kısmında başarılar dilerim.


                                                                                BARIŞ


    Aysun'la muhabbetimiz geç başladı ama arkadaşlığımız çabuk gelişti diyebilirim. Çalışkan, hırslı, sevecendir. Bazı insanlar vardır sadece hakkını arar. Bazıları da vardır ki hakkını söke söke alır. Haksızlığa tahammül edemez, işte Aysun böyle biridir. Bu özelliğini kaybetmezse hayatta hep galip geleceğinden şüphem yoktur. Başarılarının seni takip etmesi dileğiyle.


                                                                                    EMİN


    Aysun sınıfta tanıştığım ilk arkadaşımdı. Genelde dörtlü grup, arasıra da 4+1 (Müge) grup şeklinde dolaşmanız hep dikkatimi çekti. "Sen çabuk darılıyorsun" demeni, bana göre güzel geçen doğum günü partini, sevecenliğini ve gülüşünü hiç unutmayacağım. Bugüne kadar kimseyle dargınlığı olmayan arkadaşım, sana bir ömür boyu mutluluklar dilerim. Son olarak şu yogayı bize de öğretsen.


                                                                                            CİHAN


    Aysun'un dikkatimi çeken en önemli özelliği konuşma şekli ve ses tonudur. Konuşurken sanki ağzından bal damlıyor. Aysun'la üçüncü sınıfın sonunda Ağva gezisinde tanıştım. (Neden daha önce tanışmadığım için üzgünüm). Aysun; gerçek anlamda bir arkadaş delisi, yardım etmeyi seven, yüreği sevgiyle dolu, sıcakkanlı türkülere sevdalı, bir duygu insanıdır. Ayrıca Aysun'un çok güzel bir sesi var. İleride seninle bir müzik grubu kurabiliriz. Bunu Poyrazköy'e yaptığımız piknikte kanıtladık (İzzet'i de unutmamak gerek). Her sonun yeni bir başlangıç getirdiği muhakkak: O yüzden bu sonu tebrik etmiyorum, başlangıcını kutluyorum. Kalbinin atışının normalliği kadar mutlu ol. Son olarak "Yalvarırım şimdi git de yıllar önce gel"'


                                                                                            ERDOĞAN