BURÇİN DÖNMEZ

 

       HATIRLARIM HİÇ GİDEMEM DEYİŞİNİ, HATIRLARIM ERKEN ÖLÜRÜM DEYİŞİNİ, ALDANIRIM BEN ZATEN GÜLÜŞÜNE, ALDANIRIM BEN SANA, SAVUR SAVRUL GÖNLÜM BU SON ELVEDA…

         Ben bir babayım ve kızımı bir ben bilirim, hatta kendisinden çok daha iyi bilirim.

         Küçüklüğünü bilirim mesela, başında fiyongu ile koştuğunu, uçurtmaları hayranlıkla izlediğini, bir çiçek tarlasında nasıl takla attığını ve içlerinden hangi renkteki çiçekleri kokladığını. Büyürken izlemek en büyük zevkti benim için, o bunu bilmez işte. Okula başlayıp nasıl hikayeler dinlediğini anamdan ve sonraları bunları gizli gizli not defterine düştüğünü bilirim, o bunları da bilmez. İlk aşkını, eve geç gelişini ve okulda aldığı notları kendine nasıl dert ettiğini de bilirim. Üniversiteye ilk adım attığında hiç belli etmedim nasıl sevindiğimi, çünkü onun bunu bilmesi pek doğru olmazdı, gurur en büyük düşmanıdır kişinin. Ağladığında benim nasıl üzüldüğümü bilmez mesela, çünkü babalar hep güçlü olmalıdır. Kızımla gurur duyuyorum.

         Şimdi, şu an artık bilemez olacağım yaşamını kızımın. Belki de diyorum artık çağı geldi, şimdi onun bilme zamanı gizli sırlarını morlar ülkesinin. Cogito ergo sum.

                                                                                                          BABAN

 

          Sevgili Burçin,

         Öncelikle bana bu zevki ikinci kez verdiğin için teşekkürler… Liseden beri devam eden farklı ve kalıcı dostluğumuzu bugünlere kadar getirebilmemiz ne kadar güzel değil mi!!! Gerçi lisedeki Burçin ile şimdi ki Burçin arasında dağlar kadar fark var, olsun değişim bir süreç ister, o süreç de sende geç de olsa tamamlandı demicem, çünkü hala evrim geçiriyorsun. Ummadığımız ortamlarda veya konumlarda bulabiliriz her an kendimizi, hayat bu, ne zaman ne olacağını kimse önceden bilemez ama hazırlıklı olmak gerekiyor bazı şeylere ki üzülmeyelim, şaşırmayalım, bu şekilde güçlü olduğumuzu ispatlamış oluruz. Senden de bunu bekliyorum, gerçek anlamda güçlüsün, ama bu güç senin içinde bir yerlerde saklı, sen bunu görmek istemesen de biliyorum. Çooook hassassın ve kırılgansın, ama bu yaşam koşulları içinde yaşamak istiyorsan bazı şeyleri duyarsızca karşılamak gerek, sabır gerek ki sabırlısın fazlasıyla.

         Güzellikleri hak eden çok cici birisin, umarım yaşamadığın tüm güzellikleri doya doya yaşarsın, aldığın mutluluk gerek gözlerinden çıkan bakışlardan, gerekse dudaklarından çıkan gülücüklerle saçılır etrafa…! (Amin de). Kelimeleri asla unutmayacağını biliyorum (her dakika söyleyen olursa ben de unutmam). “HERKESE HAKETTİĞİ DEĞERİ VERMENİ VE HAKETTİĞİN DEĞERİ ALMANI, YANİ GÜZELLİKLERİ HAKEDİYORSUN”. Sen istemesen bile güzellikler hep seninle olacak, ben onlara öyle talimat verdim, sen hiç merak etme olmaz mı?

         Gelecek seni bekliyor…Umarım yaşamak istediğin tüm hayallerin gerçek olur, her zaman yanındayım, kötü gün dostuyum, sen bunu çok iyi biliyorsun.!!! KALBİN VE HİSLERİN HEP AÇIK OLSUN, ÇÜNKÜ SENİ YANILTMAYACAK TÜM DUYGULAR, GERÇEKLER BU DEDİKLERİMDE SAKLI…Eee tecrübe konuşuyor…

         Kalbimdesin, aklımda olduğun gibi…

                                                                                                          MANSUR_GS

 

           Deliye ama en deliye;

         Delim benim, formaliteleri gerçekleştiriyoruz şimdi, sana seni çok sevdiğimi söylemektense bunu hissettirebilmeyi isterim, sözlerime inanma, davranışlarıma bak. Artık bir iş kadını olacaksın, umarım farkındasındır bunun; büyüdün be, ağlayarak geçirdiğimiz bir yılbaşını hatırla, birbirimize verdiğimiz sözleri, sokaktaki insan gibi olmayacağımıza söz vermiştik birbirimize, olmadık, olmadın da…Kardeş bildim seni, birisi canını yakacak olsa dünyayı dar etmek istedim ona, acın acım oldu, mutlulukların mutluluğum, deliliğinse bana verilmiş en güzel hediye, sen olmasan nasıl geçerdi bu akşamlar…Dışı cilalı kırık bir vazo gibisin delim, insanlar ne kadar parlar görse de seni, bilirim içindeki yaralarını, bu yaralar kapanacak delim inan bana…Cazibeli delim benim, kalbini fethetmediğin kim kaldı şu dünyada, eğer kaldıysa söyle onlarla da ben ilgileneyim, yaşamının bu kadarını seninle paylaşmak çok güzeldi. DELİ gitme hayatımdan, gidersen bulurum tutup kolundan getiririm seni, yerin burası diye, kaçışın yok, beraberiz hayat boyu…Bir gün saçlarını en doğru insanın seveceğini sakın unutma, arada çekiştirmeden sadece sevecek olan insanı en kısa zamanda bulup deliliğine delilik katarsın umarım, seviyorum seni…

                                                                                                          PAPATYA

 

          Benim saf, masum biricik teresam;

         Bir insana bu kadar mı yakışır saflık ve masumluk? Bir de hafif tombişlik! Benimle aynı fikirde olan bir sürü kişi var biliyorsun ki!... Kader bizi lisede karşılaştırdı. Birbirimizin farkına pek varamadık o aralar, yollarımız ayrıldı derken üniversite dolayısıyla yine birleşti ve şimdi bensiz yapamıyorsun, ben de sensiz! Özel hayatlarımızın ve karakterlerimizin birbirine benzerliği de yakınlaşmamızda bir sebepti. Ah oğlaklar, bulaşıklar, katıksız salaklıklar, bizdeki kahvaltılar, ardından meyve suları ,kayboluşların, rejimlerimizde birbirimize verdiğimiz destek(?), yollarda bağrış çığrış aylakça nedensiz dolanışlarımız… Hala aklım almıyor senin telefonu nasıl çaldırdığımızı… Son üç sene de her şeyimizi paylaştık, hiç kopmayalım birbirimizden dostum! Zaten kopamayız, morlu pembeli ev tutacağız daha, yapmak istediklerini tamamla ve birkaç sene sonra gel planımızı gerçekleştirelim. Bak evde kedi isteme ona göre!

         Anılarımızdan daha fazlasını ve güzellerini yaşarız beraberce inşallah! Her zaman saf ve masum olmanı, gülmeni, güçlü olmanı istiyorum. Ben de sana bakaraktan güçleniyorum! Kahpe kaderin bizi ayırmaması dileğiyle canım dostum, her zaman yanındayım teresam, 24 saat kesintisiz hizmet yavruuum!

                                                                                                          DİNGİL

 

          Ablamı anlatmak o kadar zor ki…

         Her zaman çok sevecen, hareketli, zaman zaman çok seven, sevdiklerini mutlu eden, genelde çabuk sıkılan, hayatında değer verdiği şeylerin arasında kendilerinde insanlar kadar büyük önem taşıdığı, tanıdığım günden beri bende bağımlılık yaratacak kadar akıllı, sevgi dolu, mükemmel bir insan…

         Benim gerçekten tanıdığımı düşündüğüm, sevdiğim, değer verdiğim, nadir insanlardan birisin… Her zaman öyle kalmanı istiyorum…

         Çevrendeki arkadaşlarından, dostlarından bunu çok duyuyorsundur ama ben yine de tekrarlayacağım.

         Seni çok seviyorum, umarım her zaman yanımda olursun… Minik kediciğe sevgilerimle…

                                                                                                          GEVEZE UMUT

 

         Sevgili Burçin,

         Geçen seneler içinde seninle o kadar çok şey paylaştık ki… Senin dinlediğin müzik (özellikle 2.sınıftayken “işte en sevdiğim şarkı” diye dinlettiğin radiohead’in süper bunalım şarkısını unutamam), sevdiğin mekanlar (bir daha beni asla o garip kedili cafeye götüremezsin!), kedilere olan düşkünlüğün, internet bağımlılığın, beğenilerin bizden hep farklıydı. Bunları hayatım boyunca gülümseyerek anımsayacağım. Hayatıma gerçekten müthiş bir renk kattın. Birlikte geçirdiğimiz yılbaşı gecesi, BBG’ye gittiğimiz gün arabadaki gülüşmelerimiz, vapurun en üst katında yaptığımız taklitler, saatlerce süren muhabbetlerimiz, her pazartesi yada ayın birinde başladığımız diyetler, bomba gibi şok edici haberlerin, sınavlarda birlikte verdiğimiz boş kağıtlar…

         Deli dolu yaşadığın dört senede herşeye rağmen kendine güvenin sayesinde dimdik ayakta kaldın; umarım hayatın boyunca kendine olan güvenin ve inancın asla azalmaz. Güldüğün zamanlarda ne kadar yanındaysam bil ki kendini iyi hissetmeyip üzüldüğün anlarda da hep yanında olacağım. Gelecekle ilgili beraber planladığımız tüm hayallerimizin askıda kalmaması dileğiyle, hayatta herşey gönlünce olsun.

         Sevgiyle kal…

                                                                                                          MİNOK

 

            Dear Burçin;

         Hayatta bazı şeyler ve kişiler vardır ki yerleri doldurulamaz. Sen de bunlardan birisin. Paylaştığımız çok şey var dört senede: pamuk, liz, milka, elma, armut… Merak edenler düşünmesin bunları, John Nash  gelse çözemez (Dördümüz arasındadır, bizle gömülecektir). Geçmişe şöyle bir bakıyorum da (hani biz çok yaşlıyız ya); Cem’le yaptığımız çılgınlıklar, tramvayda üst üste düşüşümüz, beremle yaptığın kedicikler, sahildeki Migros sponsorlu pikniklerimiz, BBG dönüşü arabada kopuşumuz, velinetimizin Semih’e rast gelmesi, Kartal-Pendik otobüs hattında kayboluşlarımızın seni çıldırtışı, kızlar bombam var diyerek gelişin, kısır döngü haline gelmiş yegane bunalımına verdiğin destekten ötürü Oscarlık performansın, yılbaşı gecemizdeki çılgın dansların, diyetlerimiz, Burger King’de yaptığımız akrobatik hareketlerle masanın altına girip diğer tarafından çıkışlarımız…

         Benim en güldüğüm ve üzüldüğüm zamanlarda hep yanımdaydın. Senden istediğim şey bizle ilgili hiçbir şeyi unutmaman, bir gün üzüldüğünde bir yerlerde seninle paylaşılacak birileri olduğunu bilmendir.

         Seni Burçin, Gamze, Madlover, Madpisicik, kiki… yapan kızı kaybetme! Yaşadığın onca şeye rağmen dimdik ayakta kaldın, kalmaya da devam et.

         Aklımda hep böyle kalman dileğiyle; Beni dostu kabul eden dostum…

                                                                                                          FOSFORLU

 

         Canım arkadaşım;

         Hayatımın en güzel dört yılını geçirdiğimiz şu okulda tanıdığım en eğlenceli, en uçuk, en garip kızdır benim arkadaşım!

         Neler yaşamadık ki birlikte; neler konuştuk, paylaştık, yedik içtik, neler karıştırdık. İlk seneden itibaren başladık İstanbul’un cennet nimetlerinden faydalanmaya, Pınar ve Mine bacılarımızla birlikte “restaurantlar zinciri denetim organizasyonu"nun temellerini gerçekleştirmeye, üstü kapalı kalmış tüm konuları aydınlatmaya, derin ve heyecanlı analizler yapmaya, sonsuzlukta kaybolacak devlet sırlarımızı paylaşmaya…Tabi bu anları eğlenceli kılan sebeplerden biri de eşsiz tecrübelerin ve sınır tanımayan hatta ucu bucağı kaybolmuş denecek kadar uçuk düşüncelerindi. İnsanlar kadar hayvanları da sevmeyi becerebilmene, rock müziğe ,internete, enteresan kitaplara ve mor ötesi renklerle bütünleşen tarzına, kışın soğuğunda biz titrerken askılıyla dolaşmana da değinmeden geçemeyeceğim.

         Umarım paylaşılanlar paylaşılacakların garantisi olur ve “zaman” başına buyruk deli yüreğine hep güzellikleri layık görür. Başarı ve mutluluklarla dolu bir yaşam dileğiyle.

                                                                                                          CEZMO