CEVDET KIZIL


 

 

Değerli Başkan’ıma;

Yeryüzünde her canlının ve cansızın bir anlamı vardır. Bazen de bir insanın ismi söylendiği zaman belli bir sıfat o insanla özdeşir. İşte Cevdet dendiği zaman ilk akla gelen “mütevazi” bir insan olmasıdır.

            Aramıza sessiz ve derinden girdin. En önemlisi sınıfın da fırtına öncesi sessizliği yaşamasıydı. Bu sessizlik perdesini senin sessiz bağırışların, yalvarışların, çalışmaların yırtmıştır.

            Ah diyorum kendi kendime... Bu sessiz, sakin ve mütevazi yapından dolayı seni biraz geç fark ettik. Çünkü senin gibi bir insanın bir günlük kaybı dahi benim ve sınıf için çok büyük bir kayıptır.

            Kim derdi ki bu sınıf sen geldikten sonra kaynaşacak, dost olacak, arkadaşlık bağları kuvvetlenecek...

            Tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki sana bu yazıyı yazmak için zorlanıyorum. Çünkü son beş aydır günün 7-8 saati beraberiz. Yaşadığımız o kadar çok olay, anı var ki hangisini anlatayım, hangisini söyleyeyim... Ama yine de ben anlatmaya devam edeceğim.

            Büyüklerimiz bize söylerler, bir insanı gerçek manada tanımak için o insanla bir takım ortak işler yapmak gerektiğini... İşte şu an bile bunun için uğraştığımız yıllık uğruna tüm gücümüzle çalıştık. Gün oldu engelleri, gün oldu acıları aşarak; gün oldu sevinçleri, mutlulukları paylaşarak; dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı perçinlediğimize inanıyorum.

            Evet, paylaşım duygusu benim için çok önemlidir. Eğer bir ortamda paylaşım varsa o ortamda mutluluk, rahatlık vardır. Ben seninle paylaşım duygusunu max yaşadığıma inanıyorum.

            Her ne kadar bu yazıyı yazarken ayrılık duygusunun vermiş olduğu bir psikolojide yazsam da seninle biz hayatın her aşamasında beraber olacağız.

Zamanın seni asla değiştirmemesi dileğiyle...

                                                                                  Dostun Erdoğan  


            

 

Belki de sınıfta en az ben vakit geçirmişimdir Cevdet'le... Ama o çok kısa süre içinde soyut anlamda yapılabilecek en zor işlerden birini yaptık ve zaman mefhumunu ortadan kaldırmayı bildik. Çok kısa bir zaman sonra da mekan gerçeğini ortadan kaldıracağız büyük ihtimalle. O, yad ellerde (Tevfik FİKRET'in dediği gibi) memlekete ışık getirmek için tahsiline devam ederken, ben günlük hayatın bütün tekdüzeliği içerisinde yaşam yokuşuna tırmanmaya devam edeceğim. Ama biliyorum ki Cevdet'le benim için zamanmış mekanmış önemsiz şeyler. Bizim gönlümüz birya gerisi yalan...


              Cevdet sana sayfalarca yazmak isterdim ama  inan lüzumu yok. Gerçekten yazamayacağımdan değil (yazarım bilirsin). İstedim ki o senin bana öğrettiğin "az zamanda çok şey" erdeminin hakkını vereyim. Yani az sözle çok şey anlatayım. Gönüllerimiz bir dedim ya...


              Her ne kadar yıllk yazıları birer veda yazaları olsa da ben bunu bir başlangıç olarak görüyorum. Başarılar her zaman seninle olsun...

                                                                                                             Adem Kaya

 

            Cevdet Paşam, sen geç gelen baharlar gibi samimi, sıcak ve içinde barındırdığın binbir güzellikle hayatıma girdin. Dostluğun, samimiyetin, dürüstlüğün, paylaşımcılığın, azmin seni benim için her zaman bir arkadaştan öte yapmıştır. Benim için her zaman bir dost, üniversite yıllarımın ayrılmaz bir parçası olarak kalacaksın. Zamanın seni bana getirişini çözemiyeceğimiz gibi bundan sonra neler getireceğini de çözemeyiz. Fakat zamanın götüremeyeceği dostluklarımdan biri de sensin.

Webmaster'ım, kalecim, satranç ustam (hocam), ingilizce hocam, komite başkanım, nam-ı değer ZOR_Cevdet'im, Cevahir'im benim...

Sana hayatın boyunca mutluluklar dilerim. Hiç sensiz bir işletme olur muydu?

                                                                                              İzzet İlhan

 

Sınıfımızın en gözde öğrencilerinden biridir. Elini attığı her işte çok başarılıdır ve herşeyin en iyisini yapmaya çalışır.  Derler ya hani dört dörtlük insan, işte Cevdet de dört dörtlük bir insandır. Kendisiyle acı talı birçok anım vardır. Eve giderken bana yol arkadaşlığı yapar. Ayrıca kendisi bir webmaster'dır. Sınıfımız onun yapmış olduğu işletme sitesi sayesinde birbiriyle daha iyi kaynaştı ve bu siteyi yaparken asla menfaat düşünmedi. Sınıfımız için çok işler yaptı. Bu yıllığın çıkmasında göstermiş olduğu yoğun çabadan dolayı kendisine çok teşekkür ederim. Kendisi ayrıca bir satranç şampiyonudur. Ben evine bizzat gittim ve gördüm, odası kupalar ile dolmuş taşmış bir arkadaşımızdır. Hasbahçe'de de kendisine Kasparov diyorlar. Ayrıca kendisinin bir de satranç sitesi var. Arada oraya giriyorum ve ziyaretçi defterini okuyorum. Dünya'nın dört bir tarafından mesajlar var. Tabi o mesajları atanlar Cevdet'e satrançta yenilen kişilerdir.  Bunların yanında Cevdet arkadaşlarına yardım etmeyi çok sever, bana da birçok konuda yardımcı olmuştur. Özellikle ingilizce dersinde çok yardımcı olmuştur. Zaten onun da katkısıyla İngilizce dersinde bana Otomatik Hasan ismi takıldı. Cevdet arkadaşımız TOEFL'dan 600'e yakın bir puan alarak bizi gururlandırdı. Bu bilgisiyle bana ve diğer arkadaşlara ışık tutuyor. Kendisinin çoğu sınavı da çok yüksektir, yani inek bir arkadaşımızdır. Son olarak üniversitede göstermiş olduğun başarıyı hayat boyu göstermeni dilerim...

                                                                                                 Hasan Ak

 

            Cevdet'e, okulda tanıdığım en fedakar adama;

Seni çok geç tanıdım yada tanıdık. Sınıftaki büyük boşluğu sen doldurdun aslında. Bölüm için yaptığın web sayfası ve birçok fedakarlıklar... On dersin olmasına rağmen yıllık çalışmalarını sürdürmen... Her zaman takdire şayan işler yaptın sınıf için... Seni bundan ötürü her zaman takdir etmişimdir.

Kıyak bi delikanlı olduğunu daha ilk görüştüğümüzde anlamıştım. İşte dedim ; bu adam kıyak bi delikanlı. Derslerde not tutuyor ve yazıları da okunuyor :) İstifade etmek lazım :) En önemlisi de beni tanıyan herkes bilir ; sınıfta bir dayanışmanın olmadığından , herkesin koyun gibi ders dinleyip ders bitince de ipi kopan tesbih taneleri gibi dağıldığından şikayet ettiğimi... Bunu ilk değiştirenlerden biri değil ; ilk değiştiren Cevdet oldu sınıfta. İlk önce geziler falan dedi ve yaptı , bölüme sayfa yapıcam dedi , onu da yaptı - bu arada ben hep Cevdet'e helal olsun demişidir- sonra da online yıllık yapsak hiç de fena olmaz dedi ve o da gerçekleşti işte... Hakkaten herkesin altından kalkamayacağı ve biçok şeyden fedakarlık edemeyeceği işler başardın Cevdet , başta da dediğim gibi hakkaten delikanlı adamsın. Şimdi burada Cevdet'in meziyetlerini sayacak olsam... sayarım ama... hani derler ya "O anlatılmaz , yaşanır". İşte Cevdet de anlatılır , ama yaşasanız daha iyi olur...

Salaş giyinen, kış günlerinde tek kazakla okula gelen, sırt çantasında teknoloji taşıyan, sertifika koleksiyonu yapan, kendini hiç ön plana çıkartmak istemeyen yapınla hatırlayacağım seni her zaman... Bir de yüzyüze konuşamadıklarımızı yada konuşmaya fırsat bulamadıklarımızı maillerle ve sanal ortam chatleriyle birbirimize aktarmaya çalışmalarımızı.

Dostluğumuzun okul hayatıyla beraber bitmemesi dileklerimle...

                                                                                              Onur Aydın

 

Cevdet'i ilk tanıdığımda sessiz, sakin biri olarak gözüme çarpmıştı. Ama ne bileyim onun patlamaya hazır bir volkan olduğunu... Aramıza bir geldi, pir geldi. Herhalde sınıfımızda onu tanımayan kalmamıştır. İşletme bölümü olarak sana çok şey borçlu olduğumuzu ifade etmek isterim. Zamanını, emeğini, böyle hiç gözünü kırpmadan harcadın İşletme bölümü için. Çok yardımsever bir arkadaşımızdır kendileri. Cevdet'le ilk konuşmamızda ne yalan söyleyeyim, konuştuğunun üçte birini ancak anlayabiliyordum, el yazısı da konuşması gibi hızlı ve karışık. O bize çok şey anlatır, ama biz aradan anladığımız kelimelerle cümle kurardık. Sonraları alışınca anlamaya başladık, meğer bize neler söylemiş... Anlayamadığımız kısımlarda bize sonraları anlatamadıklarını yaptığı işlerle anlattı. İyi ki aramıza geldin Cevdet... Sen olmasan birçok şeyi yapamazdık... Hep gülen, internetin evin olduğunu söyleyen bir webmaster'sın. Sana son sözüm; hayatta hep zevk aldığın işleri yap, çünkü sen zevk aldığın işleri çok iyi yapıyorsun. Sana satrançtan dolayı mantık şampiyonu dedik, umarım hayatı da satranç mantığınla çözebilrisin...

                                                                       Emin Açıkgöz

 

Sınıfta ismini ilk öğrendiğim, ama kendisiyle tanışma firsatını çok geç yakaladığım arkadaşım... Bir Cevdet ismi dolanıp duruyordu ortalıklarda. Sınıfın azılılarından, çok konuşan biridir diye tahmin ettiğim sen, oysa ne kadar sakin, mütavazi, içten ve sıcakmışsın...


          Ismini ögrendikten sonra cemalini görebilmek nasip olsa da, sesini çok geç duymuştum. Duymam yetmişti zaten. Allah'ım o ne ses, hala kulaklarımda. Hızlı mi hızlı, tok mu tok, ama öyle şeker ve hoş ki...


           Bir de hazırladığın o mükemmel işletme sitesi yok mu, belki de dostluk ve paylaşım adına en büyük katkıyı yapanlardan biriydin sen, ilerleyen yıllarda maalesef diyorum ki, çok sık görüşme firsatı bulamayacak olan bizler büyük bir emekle hazırladığın site sayesinde bir araya geleceğiz.


           Dostluk kahramanı ve bay güleryüz; daha çok paylaşım ve güzellik adına şimdilik hosçakal diyorum.

                                                                       Fatma Semiz

 

Seni sınıfımızın onursal başkanı olarak görüyorum, eminim ki diğer sınıf üyeleri de böyle düşünüyordur. Sessizsin, sakinsin, ilk bakışta pek birşey anlaşılmıyor... Ama yaptığın işlerle tam bir lidersin. Türkiye'de kaç okulun, kaç bölümün web sitesi, online yıllığı gibi uygulamaları vardır ki... Sen çalışıp da Kocaeli'den bizim sınıfa gelmeseydin, bizim de olmayacaktı.

Rastlantı sonucu, bizim sınıfa yeni geldiğinde, çantadan çıkardığın satranç cd'lerini gördüğümde sendeki farklı tadı yakalamıştım... Zaten o günden beri devam eden düzeyli arkadaşlığımız hiç bozulmadan bugüne geldi. Yazın ortasında benim için pazar sabahını feda etmen ve bunun gibi diğer yardımların ise ciddiyim ki pek rastlanır türden şeyler değildi... Arkadaşlığımızın hep sürmesini istiyor ve tüm başarıların seninle olmasını diliyorum...

                                                                                              Serdar Alper

Dostluğu bilen arkadaşıma;

Evet, sen dostluğun ne demek olduğunu çok iyi biliyorsun... Çevrendeki insanlara bunu çok farklı yollarla bir çok defa ispat etmiş birisin. Senin dost canlısı olman aslında herkesi ve herşeyi objektif olarak görmenden kaynaklanıyor. Bundan dolayıdır ki herhangi bir amaçla oluşturulan gruplarda senin liderliğinden kimse rahatsız olmadı bugüne kadar ve bundan sonra da olmaz. Çünkü senin oturmuş bir kişiliğin var. Tabi bu kişiliğinin oluşmasında gerçekten mükemmel aile yapının getirileri de yadsınamaz.

                Senin için “zeka küpü” deyimini kullanırsam abartmış olmam. Sen, zekanı bilgiyle yoğurmuş, hırsıyla ortaya koymuş, çevremdeki ender arkadaşlarımdansın.  

                Hırs mı? Cevdet! Başarı  mı? Cevdet! Yetenek mi? Cevdet! Liderlik mi? Cevdet! Sebat mı? Cevdet! Terbiye mi? Cevdet! Dostluk mu? Cevdet!... Bu böyle uzar, gider arkadaşım...

                Seninle, senin üniversite hayatın boyunca, o kadar işinin arasında paylaştığımız anları unutmam imkansızdan da ötedir. Halısaha maçları, satranç turnuvaları, bowling turnuvaları, İstanbul sefaları, sanal alem sohbetleri...

                Hayatın boyunca gönlünden uzağa gitme, hep o ne derse öyle davran. Attığın zar düşeş, çektiğin kağıt bey, kırdığın kalem ipten dönmesin; herşey gönlünce olsun Cevo!

                                                                                              Arkadaşın; Gürkan Ekin

 

Fakültede tanıştığım ilk kişisin. Belki senin de ilk tanıdığın kişi benimdir. Senin gibi temiz, delikanlı, çok çalışkan bir kişiyle arkadaşlık yaptığımdan inan çok mutluyum. İnsan Kaynakları Yönetimi dersinde yapmış olduğun ödevler bana göre bizim ödevlerin düşük puan almasına neden olmuştur. Gerçekten sen işini çok özverili yapıyordun. Dostum; dostlar deniz kenarındaki çakıl taşları gibidir. Önce toplarsın, sonra birer birer atmaya başlarsın, ama bazısını çok beğenir saklarsın. İşte sen onlardansın. Senle ömrümüzün sonuna kadar sürecek bir dostluğun başlangıç bölümünü paylaştık. He, söylemeden geçemiycem... Bizim Cevdet çok hızlı, kelimeleri yutarak konuşur. Olum bu senin konuşmalarını çözecek bir decoder var mı? Hemen alayım! Neyse dostum, bundan sonraki yaşamında başarılar ve mutluluklar dilerim. Allah seni profesör etsin! Hadi Allah'a emanet ol!

                                                                       Behlül – kod adı Şeref

 

Sınıfımızın bilgisayar ve araştırma dehası arkadaşım... Senin hakkında söylenecek kötü bir söz bulmak çok zor. Sınıfımıza geldigin günden beri; dürüstlügün, sakinliğin ve yardımseverliğinle hepimize örnek oldun. Sınıfımızın dış dünya ile olan ilişkilerinin gelişmesini sana borçluyuz (Hani kızlara sitenin adresini veriyoruz ya :) Sınıfımıza dahil olduğuna ve seninle tanıştığım için çok mutluyum. İleriki yaşamında da sana başarılar dilerim , ama bağlarımızı koparmamak şartıyla...

                                                                       Barış Öztaş

 

Cevdet,

Sen ne kadar yere bakan yürek yakan bir adammışsın... Geç anladım. Sınıfa geçen sene ilk geldiğinde senin bu kadar aktif bir adam olduğunu tahmin bile etmiyordum. Eğer bu yıllık çıkar da evlerimizin tozlu kitaplarının yanında yerini alırsa bu biraz da senin sayende olacak.

Bölümümüzün internet sitesini de sen yapmıştın. Bu emeğin için de benden kocaman bir teşekkürü hak ettin. Gerçekten sınıfa güzel şeyler bıraktın Cevahir...


            Sınıfta herkesin ismini bir anda öğrenmek isteyişin, herkesle bağ kurmak için yaptığın sıcak yakınlaşma çabaları muhtemelen senin iş hayatını etkileyecek ve şirketlerde biraz da stratejik oynarsan iyi ilişkiler kuracağına inanıyorum. Gerçekten çok sosyal bir insansın.
 

Hayatta başarılar sana Cevahir ve programcı dostunu unutma ....

                                                                                  Mehmet Hakan Satman

 

Cevdet ile tanıştığımda kendisinin de benim gibi yatay geçişle gelmiş olduğunu anladım. Her ne kadar sessiz, sakin ise de bunun espri yeteneğinden bir şey götürdüğünü söyleyemiyeceğim. Cevdet'le ilk başlarda olan diyaloğumuz bilgisayar ve web sayfası üzerine olsa da, ilerleyen zamanlarda satrançta da ne kadar usta olduğunu hepimize ispatladı. Cevdet'e, bölümümüzün web sayfasına vermiş olduğu emekten dolayı teşekkür etmek isterim. Ayrıca satrançta da kendisinden öğrenilecek çok şey olduğu kanısındayım. Başarılarının devamını dilerim...

                                                                           Nazım Yaprak

 

Sadece gördüğünüz, sonra tesadüfen yanyana gelip konuşunca: "Bugüne kadar nasıl oldu da muhabbet etmedik." deyip şaşırırsınız ya, Cevdet de öyle işte... Tüm bunlar o dev kulaklıklı walkman yüzünden oldu.. :-)

            Doğrusunu söylemek gerekirse, ilgimi soyadı çekti ilk önce. Yemekhanede konuşurken - kalabalık bir gruptuk - o ünlü Prof. Dr. Ahmet Kızıl'dan bahsedilmeye başlandı. Ben de saf saf : "97'lilere gelmiş ama biz göremedik." deyince, etrafta kahkaha koptu ve anladım ki babasını hocamız olarak tanıyamasam da, oğlu karşımda oturuyormuş! O soyad bende olacaktı, sağır sultan bile duyardı şimdiye...

            İlk düşündüğüm Cevdet'in ne kadar mütevazi olduğuydu. Bir konu hakkında derince bilgisi olsa da, önce etrafındakileri dinlemeyi tercih ediyordu. Sonraları sohbet koyulaştıkça yardımseverliğine tanık oldum. Bilgisini sonuna kadar paylaşmakla kalmayıp, bir de yol gösteriyordu.

             Her ne kadar kendisini hırslı biri olarak tanımlamasa da, Cevdet tuttuğunu koparan biri. Yorulmak bilmeden bisiklete binip, oradan futbola koşup, sonra da derslere enerji bulabilmesi hayranlık uyandırıyor.

               Bunlara ek olarak web sitesini gayet güzel hazırlaması ve böyle bir imkanı hayata geçirmesi yaratıcılığının göstergesi.

               Ama beni asıl yazış biçimiyle hayrete düşürdü :-) Cevdet, zamanın kıymetini bilmesinden ötürü olsa gerek, hızlı konuşur. Onunla konuşurken sağırlaştığımı düşündüğüm de oldu. Yaşlılık zor şeymiş... Habire: Ne?..ne?.. demek kolay değil :-) Bu yüzden hızlı, kısacık ve dikkatsiz yazacağını düşünürken tuş oldum tam anlamıyla.

                Sen git, daha hazırlıktayken tanışma, üniversitenin 4. sınıfında tanış... Geç oldu ama olsun, devamı gelecek.

                Neşeli, konuşkan, hareketli ve bilgili arkadaşımın başarılarını takip etmek isterim. Kendine iyi bak!!

                                                                                                   Aslı Dağıstan

 

Cevdet,

Seninle ilk olarak yatay geçiş yaptığında M7'nin orda tanışmıştık. Senin hakkında tüm yazmak istediklerimi yazmaya kalksam herhalde bir kitap yazardım. Sen gerçekten de sınıfımızda tanıdığım en fedakar, iyi niyetli ve renkli kişiliğe sahip olan insanlardan birisin. Herhalde sen olmasan bu yıllık falan çıkmazdı. Yaptığın çalışmalar için teşekkürler...

Senin bir diğer yönün de bir bilgisayar ve internet dahisi olman. Herhalde bu konularda bilmediğin birşey kalmamıştır. Seninle olan bir ortak yönümüz de ikimizin de Galatasaraylı olması. Seninle yaptığımız maç ve ders muhabbetlerini hiçbir zaman unutamam. Ayrıca birlikte okuldan Eminönü'ne yürüyüşlerimiz, okul etrafından turlayışlarımız benim için güzel birer anı olarak kalacak. Senin bilgisayar dışında iyi bir ingilizceye sahip olduğunu da bilmekteyim. İnşallah okul bittikten sonra yurtdışında istediğin yerde master'ını yaparsın. Sana ömür boyu mutluluklar!

                                                                                                                   Mert Büyükuygur

  

Sevgili arkadaşım... Seninle 12 yıldır çok iyi bir samimiyetimiz var. Umarım bu samimiyetimiz ve dostluğumuz ömür boyu sürer. Seni ilk tanıdığımda Galatasaray'ın kalecisi olarak bilirdik. Sonraları 2000'li yıllarda ise seni bir satranç dehası olarak anmaya başladık. Sınıfında ve mahallemizde yaptığın etkinlikler çok güzel. Bu etkinliklerin devam etmesini umarım. Bak, ben de senin çizginden ilerledim... Ama bir farkla! Ben kaleciliği senden devraldım, ama satrancı asla senden devralamayacağım. Çünkü sen 1 numarasın!

                                                                                  Fatih Çoban

 

Seninle tanışalı çok az bir zaman oldu (1 yıl kadar). Bu süre seni tanımama yetmedi. Ama sen beni baya tanımışsın, aynen beni tarif etmişsin notunda, meğer sen ne iyi bir gözlemci imişsin de haberimiz yokmuş... Sen ise tanıdığım kadarıyla az konuşan, sessiz sakin, çekingen bir insansın. Sana sadece bir konuda kırgınım, Fatma'yla o kadar ısrar etmemize rağmen Taksim'de bize şarkı söylemedin....

Cevdet denince aklıma ilk gelenlerden biri de teknolojik harikalar olur. Teknolojik fırsatları hiç kaçırmaz. Onun sayesinde belki de bir ilki gerçekleştirdik ve bizim bölümün sayfasını oluşturduk. Bu sınıfa harcadığın çabalar için teşekkür ederim, umarım hayatın hep böyle başarı ve mutluluk içinde geçer...

                                                                       Sevgi Tosun

 

Hayır, madem gol atmayı bilmiyom dedim, neden önce en yakın olduğum kalede alıştırma yapmiyim dedim, ii de demişim, dönen topu ii takip edip golle sonuçlandırdım. Haa, bu arada senin gibi iyi bir kaleciye gol atmış olmaktan da gurur duyuyorum. Gerçi gölü karşı takıma yazdılar, ama olsun, ben gizli forvetim. Tavsiyeni kulak arkası etmeyip maçlara öyle çıkacağım, kendine ve bileklerine dikkat et...

Not: Ben de eskiden kaleciydim, bileklere ii bakmayınca defans, pardon... Gizli forvete geçtim:)

                                                                         Volkan Kaya

 

Sana teşekkür borçluyum, ne için dersen; yaptığın herşey için... Kocaeli'nden geçen sene geldin, ama o ne geliş be kardeşim... Sınıfı fethettin! Yakışır... Gerçi ben okula pek gelemiyom, (futbol aşkı okulun önüne geçti) ama yine seni futbol sayesinde tanıdım. Şu bir gerçek : "Dünya için gerekli bir insansın". Görüşmek üzere...

                                                                          Gökhan Gülfidan

 

Seni ne yazık ki daha yeni yeni tanıyorum... Ama olsun, en azından dostluğumuzun uzun süreceğini biliyorum. Sen gerçekten çok iyi bir arkadaşsın.  Sevgilerle...

                                     Selma Yılmaz               

 

Ben çok neşeli ve aktif, sen bi o kadar içine kapalı ve sevecen. Ama aynı insan içimizde yaşayan, eminim. Cevdet'i hep dinlerken gördüm, hep birileri konuşuyor ve o onları gülerek dinliyordu. Düşüncelerini hep hızlı anlatıyor ve beni biraz yoruyordu :) Özellikle atak oluşu, yıllık için  çabalaması büyük takdırimi alıyor. Çünkü her kafadan bir sesin çıktığı böyle bir sınıfla uğraşmak zor olsa gerek...

                                                 Gülhan Işık

 

Cevdet'e;

Sen birçok işi göğüsledin. Yaptıkların için sağol. Sıcak ve yakın arkadaşlığın için de...

                                                           Yeliz Taş

 

Sınıfımızın yeni ama en içten ferdisin sen. "Internet Cevdet". Seni her gördüğümde yüzündeki tebessüm hiç kaybolmuyor. Hep gül, hiç üzülme. Seni ingilizce sınavlarımla üzdüm, ama sen yine de feribotta güldün. Merak etme, sınıfta bırakmam seni :) Bilgisayar uzmanı, internet dahisi, geleceğin Bill Gates'i olacak bir adamsın. Umarım hayatındaki engelleri aşıp mutlu olursun. Sınıfımızın iftiharısın, seni hiç unutmayacağım.

Bu arada Bursaspor'un 5-0 yendiğini hatırlatayım dedim :)))

                                                           İrem Ataç

 

Cevdet'e;

Kusura bakma, sınıfa ne zaman geldin, haberim yok. Arka planda kalıp önemli işler yapman nedeniyledir belki. Sonradan tanıdım seni... Bilirsin, ben öyle herkesle çok çabuk tanışıp konuşan biri değilim, ama senin yaptığın önemli işler seni tanımamı sağladı. Eminim ki hayatta da böyle işlerle kendini herkese tanıtacaksın. Belki çoğu kimseye göre senin ve arkadaşlarının düzenlediği geziler, oluşturduğunuz internet sitesi ve bu yıllığı bize kazandırmak için gösterdiğiniz çaba önemli olmayabilir... Ama bunların ne kadar önemli olduğunu bilenler bilir... Herşey için sana çok teşekkür ediyorum. Hayatta yolunun açık olmasını falan dileyecektim, ama bu zaten belli, benim birşey dilememe gerek yok. Görüşürüz, hoşçakal...

                                                                       Levent Saylağ

 

Sevgili Cevdet,

Sen herkese karşı sıcakkanlı, herkese yakın ilgi gösteren, yardımsever, fedakar, iyi niyetli bir insansın. Bütün sosyal faaliyetlerde seni görmek mümkün. Bölümümüzün web sitesini açarak bize büyük imkanlar sağladın. Her türlü bilgiyi ve haberi oraya aktarmak için çok uğraştın, emek verdin, emeğine de değdi doğrusu!

Websitesine her girdiğimde "inciler" bölümünde bana yazdıklarını okuduğumda o kadar mutlu oluyorum ki anlatamam. Bir insan eğer karşısındakine değer veriyorsa, arkadaşlığına önem veriyorsa, bu kişinin konuşmalarının hepsini aklında tutup olduğu gibi oraya aktarabilir. Bu konuda bana gösterdiğin ilgiden dolayı sana teşekkür ederim. Ayrıca özel günlerde herkese gönderdiğin e-mesajları da unutmamak gerek. Seninle arkadaş olduğum için çok mutluyum.  Umarım arkadaşlığımız devam eder ve yine beni hatırlarsın.

Hayatta başarılı ve mutlu olman dileğiyle... Sevgiler...

                                                                       Müge Ayaz

 

Cevdet'e;

Olum sen o kadar sessiz bir adamsın ki ilk aramıza ne zaman katıldın hatırlamıyorum bile! Kişiliğinle bizleri mutlu ettin. Sadece sınıfta değil, maçlarda da kalende devleşerek kendini hepimize sevdirdin. Bize ve herkese karşı her zaman çok saygılı ve içten davrandın. Hele bu son zamanlarda şu yıllığın çıkması için kendini parçaladın. Herhalde benim diyen bu işleri yapamazdı. Umarım hayatın boyunca da bu kadar başarılı olursun. En iyi dileklerimle...

                 Onur Aktaş

 

Cevdet seni 15 senedir tanıyorum... Ama üzgün değilim, buna rağmen hayatıma devam etmeye çalışıyorum :) Neyse, şaka bi yana Cevdet, sen eşine az rastlanır türünün son örneğisin. Ben sana ne diyim...

 Sokakta diğer arkadaşlarımızla yaşadığımız macera, heyecan, aksiyon, dram, komedi...vs bunların hepsini anlatsak sabah olur. Bunlara girmiycem. Ama bişeye giricem... O da senin satranç denilen oyunla alakan! Satranç manyağı Cevdet! Evet, bu güzel oldu :)

Her zaman istediklerin olsun. "May the force be with you!"

Yasin Sarıtaş

 

Sevgili Cevdet,

Önce nette, sonra da okulda tanışmayı başardık seninle. Meğer tanışamadığımız dönem süresince ne çok fedekarlık yapmışsın bölümümüz için... Yıllar sonra geçmişe baktığımızda duygulanacağımız ne çok hatıraya vesile olmuşsun... Birçok insandan farklı, samimi, dürüst, yardımsever, mütevazi kişiliğin ; kaprislere dayanıklı sabırlı bünyen ve puzzle misali özenle birleştirmeye uğraştığın sınıfımız adına yaptığın tüm iyilikler için teşekkür ederim...

Başarı ve mutluluklarının gün ve gün artması dileğiyle..

                                                           Elif Kemal

 

Sınıfta fazla sesi çıkmayan, az ve öz konuşan, ama bilgisayar başına geçince çılgınca fikirler üreten bir arkadaşımız olan Cevdet; satranç ve futbolda iyidir.

 Kışın buz soğuğunda kazakla okula gelen ilk arkadaşımsın. Cevdet; sana mutlu, huzurlu ve güzel bir hayat dilerim. Umarım birçok kez görüşürüz... Sen bizim biricik kardeşimizsin...

                        Cihan Özbek

 

            Internet sayfalarımızın yaratıcısı olan Cevdet arkadaşımız, yanından ayırmadığı o meşhur digital fotoğraf makinesiyle hiç üşenmeden, sıkılmadan hepimizin tek tek fotoğrafını çekmiş ve işletme online yıllığını bizlere kazandırmıştır.

Cevdet'in derslerle arasının nasıl olduğu konusunda bilgim olmasa da hocalarla arasının çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Bu durum ona çoğu zaman dezavantaj sağlamıştır, çünkü hocalar hep ona soru sormuşlardır.

Sınıfımızın 1 numaralı fedakar arkadaşıdır. Sınıfımız adına çok şeyler yapmış arkadaşıma hayat boyu mutluluklar ve başarılar dilerim...

                                                                                                                           Pınar Renda

 

Nerelerdeydin bu zamana kadar? Sen çocukluk anılarımdaydın önceleri... Sakin, sessiz ve bir o kadar da güven vericiydin. Sonra üniversite 3'te geldin sınıfa... Bir de baktım sen. Çocukluğumdan fırlamış gibiydin. Aynı havayı veriyordun yine. Tabi fiziksel olarak değişiklik çoktu, ama sen yine aynı Cevdet'tin. Önceleri resmiydik, sonra yavaş yavaş alıştık birbirimize... Sonra bir türlü birleşemeyen sınıfımızı toparlamaya çalıştık. Tam olmayacak derken; sen "ümitsizliğe kapılma" dedin. Sonunda yol aldık galiba! Özellikle yıllık konusunda bu sınıf sana çok şey borçlu. Ben de sana güzel bir dostluk borçluyum. Teşekkür ederim güven verdiğin için... Teşekkür ederim dostluğun ve sıcaklığın için... Teşekkür ederim benim gibi sabırsız bir insana sabırlı olmayı öğrettiğin için... Hep böyle kal...

                                                                                  Sinem Turgut

 

 Vallaha sınıfta böyle iyi bir kaleci olduğunun farkına varmamız biraz geç oldu. Aslında pek de iyi olmadı, çünkü sen hep rakip takımın kalecisi oldun ve sen kalede yokken fark yapıyorduk, sen kalelerine geçtikten sonra ise farklar azaldı :))) Şaka bir yana, iyi bir kaleciye karşı oynamak çok zevkli... Sakin görünüşün zaten iyi bir kaleci olduğunu gösteriyor. Çok sakin bir yapıya sahipsin. Geri paslarda hiç telaş yapmıyorsun :)... İsmet Mucuk'un derslerinde altına girdiğin yükü çok iyi anlıyorum. Sürekli 'Cevdet bu nasıl oluyordu?' şeklinde sana soruyordu :)... Ama sen bir gün olsun onu cevapsız bırakmadın. Vallaha bravo... Sınıfın her türlü sorunuyla ilgilendin, bunun için de sana ayrıca teşekkür ederim. Hep ılımlı, sakin, ağırbaşlı bir yapı içerisindeydin. Hiçkimseyle bir sorun yaşamadın. Anlayışlı bir insan olduğunu düşünüyorum. Neyse, okul hayatından sonra sana başarılar diliyorum, inşallah ileride başka halısahalarda, ama aynı takımlarda tekrar biraraya geliriz...

                                                                                              Günal Arıcı

 

            Sevgili Cevdet;

 Sana ne yazsam, nereden başlasam bilemiyorum... Seni tanıdığım 2 yılda göstermiş olduğun arkadaşlığının tadı inan ki damağımda kaldı. Tuttuğun notlar, oynadığın satranç... ve de en çok pırlanta gibi yüreğinle benim için unutulmaz bir dost oldun. Her şey için çok teşekkür ederim. Mutluluk kalbinden, gülücük yüzünden eksik olmasın.

                                               Yavuz Giray (Yavuz abin)

 

Cevdet, İ.Ü.'ye yatay geçişle 3.sınıfta geldi, arkadaşlığımız ise bir yıla dayanır. Kendisi satranca yakın ilgi duyan, iyi niyetli, başarılı bir organizatördür. Hayatta çok mutluluklar ve başarılar diliyorum Cevdet...

                                                           Burcu Ardanıç

 

Çok değerli kardeşim Cevdet;

Hayatında her zaman başarılar diler, iyi ve kötü günde daima gülmeni niyaz ederim. Başarılarınla her zaman kıvanç duyacağız.

                                                                       Adem Yıldırım (Hasbahçe Gıda)

 

Sevgili arkadaşım Cevdet,

Zaman ne kadar da çabuk geçmiş... Demek mezun oluyorsun... Halbuki ben senin kaykayınla yokuştan aşağıya kamikaze yaptığın günleri dün gibi hatırlıyorum... Senle az mı satranç oynadık... Tabi yenen hep sen oldun.

Başarılarının devam edeceğine eminim arkadaşım...

                                                                       Caner Aykut

 

Tanışmamız benim işletmeye gelişimden sonraki ilk zamanlara rastlıyor Cevdet arkadaşım. Internet konusunda sınıfın bilgesi olduğun için senden kapmaya çalıştığım bazı bilgiler bana çok faydalı oldu. Internette kurmuş olduğun bölümümüze ait site sayesinde ileriki zamanlarda tüm bölüm birbiriyle haberleşecek yegane arkadaşım.

İngilizcesinin mükemmel olması ve bana TOEFL konusundaki verdiği bilgiler ileride çok yardımcı olacak. Sıkı bir Cimbomlu olması futbol konusundaki tartışmalarda bizi çoğu kez karşı karşıya getirse de, onun halısaha maçlarında kalenin değişmez bekcisi olduğunu duymak benim için önemliydi. Satranç konusunda sınıfta üstüne rakip tanınmaz. Internet ortamındaki dünyanın en çok ziyaret edilen birçok sitesini geride bırakabilecek düzeydeki satranç sitesi zaten Top 10'da zirveyi zorlamaktadır. Yıllık konusunda da emeklerini sınıfımızdan esirgemeyen arkadaşıma hayatta nice başarılar dilerim... İşletme '98 seni hiç unutmayacak!

                                                                     Altan Varol

 

Korku ve istekler ne zaman akıla geldi... Bunca güvenle hangi hayali kurarsın ki sonunda pişman olmayasın... Sayfanda yerin doludur, eminim. Herkesin sana söyleyeceği güzel birşeyleri vardır. Kısaca iyi yüreğin, bunca emeğin, mütevaziliğin için teşekkürler. Sonuç güzel olsun, uğraşına değsin. Biraz gayretle insanları ateşledin, bu ortamı yarattın... Helal olsun!

                                                                     Oktay Derici

 

Aslında sınıfca gidilmek için niyetlenilmiş bir ada gezisine sadece 3 kişinin katılmış olması bizim adaya gitmekten vazgeçmemize neden oldu ve yakından ilk kez Cevdet'i o zaman tanıma fırsatı buldum. Olgun kişiliği, efendiliği ve terbiyesiyle tanıdım onu. Sessiz sedasız görüntüsünün altındaki girişimci yapısını bizler 3. sınıfta farkedebildik. Bölümümüzün internetteki sayfasının oluşmasında önderlik etmesinin yanı sıra kimsenin girmek istemediği, herkesin sorumluluğundan kaçtığı yıllık için birkaç emektar arkadaşı ile birlikte çok çalıştı. Üniversite yaşamımızın tek somut kanıtı senin sayende oluştu, yaptıkların için sağol...

 Tipik konuşman nedeniyle başlarda seni anlamakta güçlük çektim ve "hı, anlamadım" , "efendim?" gibi sözlerle kimbilir seni ne kadar bunalttım...

Satrançtaki ustalığın, internetteki gelişmeleri yakın takibin, TOEFL sınavındaki başarılarınla her zaman senden övgüyle bahsedeceğim... Yarınlarda sağlık ve mutluluk hep seninle olsun.

                                                             Aysun Akça

 

Eğer imkanım olsaydı boş vakitlerimin hepsini veya tüm zamanımı alıp sana verirdim kesinlikle. Hayretler içinde seyrediyorum... Bütün bunları nasıl sığdırabiliyorsun bir güne... Helal olsun! Gökhan'ın da dediği gibi Cevdet'im, senin ruhun 4 senedir bu okulda. Gerçekten de öyle. Sen olmasaydın şu sınıfta nasıl birlik olabilirdi? Hele sanal alemdeki hepsine bedel... Herkese söylüyorum siteyi, gidin benim resimlere bakın diyorum. Manyak karizma yapıyorum.

Geçen gün kebapçıya gittim, seni sordular. "İnternetçi arkadaşın" napıyo dediler. bilmiyorum artık, epey tanınır hale geldin Çapa obasında.

Benden bu kadar çıkar. Yazamam ben öyle senin gibi, artık kusuruma bakmazsın herhalde. Sanal Alemin Kralı'na...

                                                           Ömer Türkmen

 

            Sevgili arkadaşlarıma;

            Aranıza katıldığım günden beri henüz yalnızca iki yıl geçmiş olsa da bu süre zarfında çok güzel işler yaptığımıza inanıyorum. Her ne kadar bölümümüzün web sitesi, yıllık, geziler...vb gibi çalışmalarım nedeniyle beni çok takdir etseniz de tüm bunlar aslında hepimizin eseridir. Sizlerin desteği, inancı ve teşviki olmasa bunların hiçbiri gerçekleşemezdi. Özellikle de son yılımızda bir hayli bütünleşmiş ve kaynaşmıştık, tam herşey çok güzel olmuşken mezun olmamız ne kadar da üzücü... Size doyamadım... Öğrencilik hayatımın en güzel dönemi üniversitede, üniversite hayatımın en güzel dönemi de sizlerle geçti. Samimi söylüyorum ki hepiniz çok temiz kalpli, pırlanta gibi insanlarsınız. Yatay geçiş olmam nedeniyle sınıfta asla dışlanmadım, aksine bu sınıf beni bağrına basmıştır. Hepimizin sayesinde sanırım ilk kez işletme sınıfı çok yüksek puanlı ve çalışkan öğrencilerin bulunduğu bir sınıf olması imajının yanında bu kez sıcak ve yakın ilişkileriyle de hatırlanacak...  Bu başarı, hepimizin başarısıdır! Herşey için çok teşekkürler...

                                                                                              Cevdet KIZIL