EMİN AÇIKGÖZ


   Emin deyince akla ilk gelen şey şüphesiz politikadır. Zaten biz de kendisine "Politikacı Emin" deriz. Emin ; hergün Türkiye'nin politik ve ekonomik durumunu arkadaşlarıyla tartışıp kendi teori ve felsefelerini açıklamayı çok sever. Zaten en sevdiği ders de "Siyaset Bilimi'ne Giriş" dersidir :) Kapalıçarşı'nın önünden her geçişinde dolar-mark fiyatlarını iyice irdeler. Dalgalanmaları yorumlayıp bize taa iskeleye kadar nedenlerini anlatmaya çalışır. TV'lerdeki ekonomi programlarının da daimi abonesidir. Hiçbirini kaçırmaz, hatta hatta mail göndererek canlı yayında sorular sorar, görüşlerini bildirir. Tabi Emin'in bu yapısı derslerde de göze çarpar. Hocalar ne zaman bir konu açsa Emin konuyu evirip çevirip yine siyaset ve ekonomiyle noktalar. Zaten hocalar "Sizlerin görüşleri nedir?" dediği anda Emin hemen atlar. Bu, ekonomik ve politik felsefelerinin reklamını yapmak için büyük bir fırsattır. Bunların yanında Emin çok da hırslı bir arkadaşımızdır. Hatta bu hırsı gözü kara bir hırstır. Halısahada altında şort olmasına rağmen atlayıp her iki dizi yapa bere olsa da yine de oyuna devam eder. Aslen bir forvet olan Emin'in ise "Hami" düzeyine erişmesi için biraz daha antrenman yapması lazım :) Ayrıca Emin bir maç esansında yeniliyorsa da deliye döner, hırsından bağırıp çağırır. Bu Emin derslerde de böyledir. Vizelere pek kasmaz, ama finallere Karadeniz imanıyla çalşır ve döktürür. Emin gerçekten de hayatımda gördüğüm en hırslı insanlardan biridir (Bana satrançta yenildikten sonra abartısız geceli gündüzlü hazırlanıp bana maç teklif etmesini hala unutamadım - yine yenildin ama iyi oynadın Emin, sağlık olsun :) Emin şu sıralar da duyduğumuza göre masa tenisi ustası Hasan'ı dize getirmek için çalışıyomuş. Son model raketler almış, duvar ile oynayıp antrenman yapıyomuş :) Yaw Emin, şu web olayına bilem hırsın ile el attın ya helal olsun. Her taşın altından sen çıkıyon :) Son olarak birşey var ki bunu söylemezsek Karadeniz erkeğine laf atmış oluruz... Emin de tabi bir Sinoplu olarak haşin bir Karadeniz erkeğidir :) Kızlara belli etmeden yandan göz ucuyla iyice bakıp süzer. Hele hele gözüne şöyle güzel bir tane kestirirse içi gider (3. sınıfta şova giderken arkada oturan sarışın kıza bakarken sanki dünyası değişmiştir :) (Bizim gözümüzden bişey kaçmaz - ama kız da güzeldi hani, aferim; zevkini beğendim :) Neyse, ben artık kaçim... Emin kardeş, gelecekte bir politkacı olma hayallerin umarım gerçekleşir. Gelecek yıllarda görüşmek üzere...
 

                                                                                  Satrançcı Cevdet'ten Politikacı Emin'e

  

Bu üniversiteye ilk geldiğimde Emin ile tanıştım. Kendisi çok değerli bir arkadaşımdır. Onun hakkında ne yazsam azdır. Her ne kadar Cevdet buraya destan yazabilirsiniz dese de benim Emin hakkında yazacaklarım sığmaz. Emin arkadaşım çok iyi bir yorumcudur. Piyasalar hakkında olumlu analizleri vardır, onunla fikir alışverişi yapabilirsiniz. Kendisiyle masa tenisi yaptık, satranç oynadık ve yenildim. Ayrıca kendisi Cevdet'ten daha iyi bir kaleci, adam gol yemiyeceğim diye kendisini sakatladı, ama o da Cevdet gibi gol yedi.. Bu sitenin yapılmasında Emin arkadaşımızın da parmağı vardır, kendisine teşekkür ederim...

                                                                                                        Hasan Ak'dan Emin'e

   

    Sevgili Emin ile her pazartesi futbol konuşuruz. Konumuz genelde Fenerbahçe'nin mevcut durumdan nasıl daha iyi bir duruma geçecek olması olur. GALATASARAY'ın ne denli büyük bir dünya takımı olduğunu kabul eden ender Fenerbahçelilerden biridir. Yani en akıllı fenerlidir diyebiliriz Emin için.

    Zaman zaman Emin derste dikkatimi çeker. Hocaya soru sorma çabasındadır. Genelde soruları mantıklı olur, derslere girer, aklı başında bir arkadaştır. Sınavla ilgili yorumlar yapar. Yazısı kötüdür, okunmaz pek fazla. Onun için not alınacak bi arkadaş değildir.

    Hayatta başarılı olacağından Eminim Emin için. Emin ol ki Emin genç kalasın, bu dünyadan zevk alasın.

                                                                                                             Onur Aydın

 

     İşletme 3, yeni bir bölüm, yeni insanlar, kısacası yabancı bir ortamdı benim için. Koşturmaca ve telaş içinde kimseyle tanışmamışken henüz seni tanıma şansım olmuştu.
     Oturmuş bir kişilik, mantıklı ve yerinde konuşabilme becerisine sahip, en önemlisi haksızlıklara tahammül edemeyen, doğrularını sonuna kadar savunan bir insan olarak tanıdim seni.
      Sahip olduğumuz değerleri korumak hiç bir şartta yozlaşmamak; yani değişmemek, yani kişiliğimizden ödün vermemek ne kadar da zor yaşadığımız dünyada. Bütün bunları gerçekleştirmiş biri olarak görüyorum seni.
      Arkadaşım, insanların ilk tanıştıklarında birbirlerine samimiyetsizce söyledikleri en büyük yalan bu sefer gerçekdi benim için.
      " Tanıştığıma çok memnun oldum."

                                                                  Fatma Semiz

 

       Emin ile aynı okuldan yatay geçişle aynı yılda başladık İstanbul Üniversitesi maceramıza. Bana "Emin nasıl biridir?" diye sorarsanız; azimli, mantıklı, iyi niyetli, halden anlayan, samimi, yardım etmeyi seven, sevdiğim ve saydığım iyi bir dostum derim size. Emin, diğer değişkenler sabit mantığıyla düşünerek; bırakınız yapsınlar, bırakınız gsçsinler der. Haklıdır da, fakat unutmamak gerekir ki klasik okulun bu denge ekonomisindeki varsayımı Türkiye'de tutarlı değildir :)) ve O da farkındadır siyasilerin çevirdikleri dolaplardan. Aramızdaki tatlı ve zevkli geçen ve bundan sonra da geçecek olan tartışmaların konusunu da benim bırakma yapmasınlar, bırakma geçmesinler demem; onun da aksini demesidir. Tabi ki ben de bazı değişkenleri sabitlerim. Onun bana sabrı, benim ona sabrım arkadaşlığımızı yüceltmektedir. Ona bu yıllık vesilesiyle bir kez daha başarı, mutluluk, sağlık dolu bir ömür diliyorum. Sayın Açıkgöz, süremi aşmadan sözümü diğer arkadaşlara bırakıyorum :))) Geleceğin devlet adamına, büyük politikacısına ve siyasi liderine; saygılar ve hörmetler efendim... :)))))...

                                                                          İzzet İlhan

 

    Yepyeni bir ortam, yeni yüzler, soğuk sınıf  duvarları... Koşturmaca ve telaş içinde kimseyle tanışmamışken henüz,seni tanıma şansım olmuştu! Yakalanan bir şanstın, belki de kazanılan bir oyundun sonunda arkadaşlığının büyük ödül olarak verildiği...

    Her gün kendini bir önceki güne göre yenileyen, öğrenmeye çalışma azmindi seni, sen yapan zaten bulutlar bile sabit değilken, bize  düşmezdi yerimizde saymak. Senin yarışın değildi ama kimseyle, en büyük rakibin sana yine sendin aslında, oturmuş kişiliğinde farklılığın ve düşüncelerinin dürüstlüğüydü ayrıcalığın. Savunduğun değerler vardı hep, asla bırakamadığın ve ne olursa olsun bırakamayacağın. Haksızlıklara tahammül edemeyip bir şekilde tepkini göstermen yani susmamandı beni etkileyen. Memnuniyetsizliğimiz değil miydi bundan, hep dile getirmiyor muydu seninle... Mümkün olsaydı değiştirmek istemez miydik birçok şeyi.

    Uzun telefon muhabbetlerimizdi düşünce alışverişimize analık eden. Telefon görüşmelerimiz okulda birbirimizle konuştuğumuz zamanlardan hep daha fazla sürmekteydi. Öyle dalıyorduk ki konuşmaya unutuyorduk çoğu kez telefonu kapatmayı. (Ama ben çok yazdı, faturalar yüklü olacak diye bazen hatırlatmıyor değildim) : ) Paylaşımlarımız bir ödüldü benim için sahip olduğum ve hiçbir zaman unutamayacağım.

    Arkadaşım, kendine çizdiğin yolun güzelliğini ömür boyu taşıman ve bu yolda ilerlerken hak ettiğin bütün güzellikleri yakalaman dileğiyle...

        FATMA SEMİZ (2.yazısı)

 

    Yaşanılan acılardır insanı olgunlaştıran. Mücadele etmektir hayatın tüm eksik, zor ve keskin yanlarıyla...Ama yitirmemektir umudunu, yaşama sevincini. Sen de geleceğe inanmış, hayatın tüm küskün yanlarına rağmen hayata küsmemiş, çekilen sıkıntılarla olgunlaşmış ve mücadeleyi elden hiç bırakmamış bir dostsun. Bu çizginden bir şey kaybetmemen ve istediklerini elde etmen, sana layık bir yaşam sürmen dileğiyle...

        SEVİL ERMAN

 

    Bitmez tartışmaların yılmaz tarafı arkadaşım Emin;

    Kimi insanlar doğar, yaşar ve ölür; kimisi ise doğar sorgulayarak yaşar ve ölür. Henüz yaşıyorsun(!) ama senin yaşam çizginin bu yönde olduğunu düşünüyorum.

    Seninle tanıştıktan sonra (ki bunda Ağva gezisinin etkisi büyüktür) hayatı sorgulayan insanların azlığını bir kere daha fark ettim. Bizim diyaloglarımız genelde standardın dışında olmuştur. Gördüğümüz bildiğimizi sandığımız en ufak, en basit şeyin bile farklı gözlerle bakıldığında değişik boyutlarının olduğu, arka planının çok geniş olabildiği çerçevesinde gelişirdi konuşmalarımız. Her olaya farklı gözle bakmayı ve bunu birbirimize yansıtmayı bildiğimizden beraberken konuşacak çok şeyimiz olurdu. Katıldığımız üç-dört kişilik konferanslar, tiyatro oyunları, geziler hepsi güzel bir hatıra olarak kalacak.

    Esprili kişiliğin ve kıvrak zekan diğer özelliklerinle birleşince hayatta başarılı olacağın inancındayım. Üniversitede başlayan arkadaşlığımızın daimi olması dileğiyle...

        NAZIM YAPRAK

 

    Sınıfın önünde, ayaküstü siyasi geyik yapmayı en iyi beceren adamdır Emin. Çoğu zaman inandığı doğruları destekle savunur. Fakat sınıfın önünde ben de varsam konu değişir ve etraftaki herkes kaçar. Çünkü çılgın geyik ikilisi yan yana gelmiştir.

    Emin’i sınıfın önünde, televizyonlardaki tartışma programlarında, yemekhanede, kantinde ve bahçede sohbet ederken görebilirdiniz. Çünkü Emin’in her dakika konuşacağı ve güleceği bir şeyler vardır.

    Denetim dersinde “Yeminli Mali Müşavir’i”, “Tövbeli Mali Müşavir” olarak değiştirdiğinde gülmekten yerlere yatmıştım. Bir mali müşavir neye tövbe etsin ki? : )

    Emin’in esnek dili ve bu tür pratik zekaya sahip olmasının doğuştan değil, bir çok işte çalışmış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

    Bu dostunu ve kapı önü muhabbetlerimizi unutma.

        MEHMET  HAKAN SATMAN

 

    Sevgili Emin

    Seni tanıdığım için çok mutluyum. Sen dürüst, sorumluluğunu bilen birisisin.

    Sınıfta her konuda konuşmalara katılır, tartışma konusu yaratır ve hocaları sürekli sıkıştırırsın. “Artık sus Emin” dediğimiz zamanlar olmuştur. Zaman geçtikçe senin ne kadar bilgili, fikirlerini açıkça dile getirmekten çekinmeyen ve onları sonuna kadar savunan birisi olduğunu anladım. Bu yönünü her zaman takdir etmişimdir. Çünkü herkesin böyle olması mümkün değil. Bu seni diğer arkadaşlarımdan farklı kılan en önemli yanın. Ayrıca seninle her sohbet ettiğimizde, konuşmalarımızın dolu dolu geçtiğini hatta senden bir şeyler öğrendiğimi söyleyebilirim. Seni hep böyle hatırlayacağım. Bu arkadaşlığının devam etmesi dileğiyle hayatta başarılar.

    Sevgiler.

        MÜGE AYAZ

 

    Emin sınıfımızın değerli kişilerinden birisidir. Benim gibi yatay geçiş yaparak aynı kaderi paylaştık. Önemli bir özelliği hırslı olmasıdır. Üniversite hayatımda önemli bir yeri vardır. İlerde hatırlayacağım bir çok anımız var. Kişiliği oturmuş hayata dair belli bir misyonu ve vizyonu olan bir kişidir. Emin’le ileride yapacağımız bir de ütopyamız vardır. Türkiye’nin sorunlarını, dertlerini, kökünden sökecek ekonomiyi düzlüğe çıkaracak bir siyasi parti kurmak... Evet arkadaşım ileriki yaşamında sana başarı ve mutluluklar diliyorum.

    Son olarak ”Yalvarırım şimdi git yıllar önce gel.”

        ERDOĞAN YÜCEL

 

    Sevgili Emin,

    Emin idealleri olan, bu ideallere ulaşmak için çaba sarfetmekten şikayetçi olmayan, bildiği yolda emin adımlarla ilerleyen güzel bir arkadaşım. Konferans gibi sosyal faaliyetleri hep takip eder. Zaten buralarda tanıştık sanırım. Hoş sohbettir ama bazen konuşmanın ölçüsünü kaçırdığı da olur. Bazen İrem’le espri yarışına girerler tabii bundan bana ne diyemem, çünkü ortada oturan mağdur ben olurum. Ve tabii zekidir. İdealler, zeka ve azmin birleşmesi ortaya güzel sonuçlar çıkartıyor. Satrançta da çok başarılıdır. Eee olmasa şaşardım. Bir dahaki sefere karşına hazırlanıp da çıkacağım belki on dakika dayanabilirim. Seninle tanışmak güzeldi, umarım dostluğumuz hep sürer. Sen hayatın değil hayat senin ellerinde olsun, her şey gönlünce olsun.

        SEZİN TÜRKMEN

 

    Politikacı lakabını ilk duyduğumda biraz garipsesem de zamanla bu lakabın senin için bulunabilecek en iyi lakap olacağına ben de inandım. Her konuda söyleyecek fikirleri olmak çok zor olsa gerek. Ancak bunu bilgi birikimine bağlamak daha zor hani. Panellerin ve konuşmaların değişmez ismi olman, NTV’deki tartışma programlarına gönderdiğin sorularla konuklara zor anlar yaşatman bizi her zaman gururlandırır. Satranç konusunda da usta olduğunu duydum. Fenerbahçeli olman damarlarındaki asil kanın anlamını benim yanımda bir kat daha artırdı diyebilirim. Tek bir maça beraber gidebile fırsatı bulsakta, maçtaki davranışlarınla belirlediğin prensiplere uyma konusundaki hassaslığını bir kez daha ispatladın. Ayrıca tiyatro ve gezilerde de devamlılığın sosyal hayatta da hareketli olduğunu gösteriyor. İdealist ve kararlı olman seni zamanla çok iyi yerlere getirecektir. Kimbilir belki büyük bir şirketin genel müdürü, belki de seni başbakan koltuğunda görmemizi sağlayacaktır. Hayat sana biraz şans getirirse bunu başaracağından eminim (senin gibi). Bu yolda başarılar.

        ALTAN VAROL

 

    Tartışmalarda genellikle muhalefet etmeyi seven Emin söylediklerinin doğru olduğuna inanır, inadını kırmak güç olsa da saplantısı yoktur, daima gerçeği arar. Hepimiz tarafından çok konuşması ile bilinir. Bazen O’nunla konuşulmayacağını monolog yaptığımı düşünürdüm. Her fırsatta seçtiği bölümün umduğu gibi çıkmadığını, kimsenin bir şey bilmediğini, hocaların derse gelmeyerek görevlerini yapmadıklarını(!) söyler ve neden bu kadar çok tatil yapıyoruz diyerek haklı isyanlarda bulunur. Sakindir, efendidir, ağırbaşlıdır demek pek mümkün değil ve günlük sorunlara getirdiği çözümler de aklıselim insanlar tarafından pratikte uygulanamaz : Televizyon programlarına soru soracak kadar ekonomi ile ilgili olan, ileri de politik yaşantıya katılarak ekonominin tüm sorunlarını çözeceğine emin olduğum(??) kendine özgü tavırları ve konuşması ile hatırlayacağım arkadaşıma iyi bir gelecek diliyorum.

        AYSUN AKÇA

 

    Sınıfımıza geç katılman dahi seni tanımama engel olamadı. Samimi ve sıcak davranışlarınla hemen sınıfla kaynaştın. Yalnız kötü bir özelliğin var ki esprilerinle bana ve herkese “Aman Allah’ım bu çocuğun yanında ne işim var?!” dedirten ama bunun yanında dürüstlüğüne çok güvendiğim arkadaşımsın. Hatta hep yapmak istediğin ve seni mutlu edecek şeyleri yap. İnanıyorum ki sen çok iyi yerlere geleceksin. Esprilerinle insanları güldürmen ama onları kaçırtmaman dileğiyle. Hayat hep sana gülsün.

        İREM ATAÇ

 

    Belirli durumlarda eğer daha öncesinden biriyle olmayı planlamışsam yalnız olmak ve bu yalnızlığın kırılmaması çoğunlukla tercihimdir.

    Okul yolunda rastlantısal olarak Emin’i gördüğümde ise bir anda hoşsohbet biriyle kısa bir süreyi kapsasa da birlikte olmanın sevincini yaşarım; perilerin en güçlüsü ufak tefek bir ihtiyarcık kılığında aniden karşıma çıksa, ancak bu kadar sevinebileceğimi düşünebilirim.

    Kendisiyle çok fazla konuşmasanız da uzaktan da olsa, eğer iyi bir gözlemciyseniz Emin’in nasıl biri olduğunu hemen anlarsınız. Derslerde konu dışında ağzını açmayan, hocaları öte dünyayı kavramaya çalışan hacı meraklılığıyla dinleyen bu zeki arkadaşıma zorlu hayatta başarılar diliyorum.

        SERDAR ALPER

 

    Emincik lafına kızsan da benim sana bu lafı son kez söylememe umarım bu sefer darılmazsın. Sınıftaki  idealist insanlardan birisi de sensin. Umarım hayal ettiğin her şeyi gerçekleştirirsin. Evlerimiz uzak olsa da gönüllerimiz hep bir olacak. Umarım hayatta hep karşılaşırız. Senin gibi bir dosta sahip olduğuma sevindim. Hayatının daima mutlu ve huzurlu geçmesi dileğiyle...

        CİHAN ÖZBEK

 

    Emin sınıfın  değerli şahsiyetlerinden biridir. Sınıfta politikacı lakabıyla meşhurdur. Aman dostum sen sakın bizim politikacılara benzeme, istesen de benzeyemezsin zaten. Sen adın gibi emin, güvenilir, delikanlı bir insansın. Bir kere sen Fenerbahçelisin. Seninle statta, talkshowda, çay partisinde sevinçleri; sohbetlerimizde acıları, duyguları beraber yaşadık.

    Bu sevinçleri ve üzüntüleri paylaşımın okulda olduğu gibi okuldan sonra da devam edeceğine inanıyorum. Dostum sınavdan sınava koşturuyorsun. Üds, les, müfettişlik, belli ki bir uğraş içindesin. Allah gönlüne göre versin, o kadar çok şeyler var ki ama hepsini yazamıyorum işte. Dostum daima arkadaşım olduğun için, benimle güldüğün, benimle üzüldüğün için, beni her zaman dinlediğin için teşekkürler. Bundan sonraki hayatında başarılar ve mutluluklar dilerim.

        BEHLÜL KILINÇ (Kod Adı: Şeref)