FATMA SEMİZ

 

     Kız Fatoş, seni bu sene tanımama rağmen, daha doğrusu geçen sene sonunda tanımama rağmen sana çabuk ısındım. Hemen kanım kaynadı. Bu kadar çabuk anlaşacağımızı hiç düşünmezdim. Son sene de olsa zararın neresinden dönersek kardır diye düşünüyorum. Sence? Seni ne zaman görsem rengin bembeyaz çıtkırıldım gezersin ortada. Bir gün bayılacaksın diye ödüm kopuyor vallahi. Seninle bizim bir ortak yönümüz vardı değil mi, şimdi geldi aklıma... İkimiz de tatlıkoliğiz. Bak ne çok ortak yönümüz varmış değil mi? Neyse kızzz, bu kadar gevezelik yeter diyorum. Biliyorum, benim muhabbetime doyum olmaz ama... (Çok da mütevaziyim) Tatlım sana mutluluklar... Hem de kucak dolusu...

                                                                                                                                 Sevgi Tosun

 

        Fatma ile geçen sene tanıştık, malum kendisi o sene katıldı aramıza. Ne zaman ve nasıl tanıştığımızı hatırlamıyorum, büyük bir ihtimalle benim gevezeliğim sonucu olmuştur. İyi ki de tanışmışız, kendisi akıllı ve çalışkan biri olmakla beraber dışa dönük, arkadaş canlısı biridir. Bu yönü ile çok kısa sürede herkesin sevdiği biri haline geldi. En azından ben öyle düşünüyorum. Fatma genelde güler yüzlüdür. İyi ki öyle, çünkü gülmek ona çok yakışıyo. Umarım seni kimse ağlatmaz , üzmez. Eğer seni üzen biri olursa beni çağırmayı unutma :))) Sana son olarak, bu sene okul bitiyo, seni geç tanıdım Fatma ama çabuk unutmayacağımın sözünü verebilirim. Sadece  inşallah herşey gönlünce olur.

 
                                                                                                                     Emin Açıkgöz

 

          Fatma, Çeko'da çok başarılı olduktan sonra bizim sınıfa dahil olan bir arkadaşımızdır. Sıcakkanlılığı, hareketliliği ve güler yüzü ile sınıfımızın enerji kaynağı, dinamosu gibidir :) Bu mini minnacık kızda zehir gibi bir zeka da vardır. Nitekim tüm dersleri çok iyidir. Hele hele pazarlama yok mu... İsmet Hoca seninle ne kadar gurur duysa az Fatma! Hep 100 çakıyorsun ya ne diyim ben sana artık :) Seni herkese (İşletme 5,6 dahil) söyledim, "Bizim sınıfta Fatma diye bi kız var, İsmet Hoca'dan hep 100 çakıyo" dedim. Seni buldukları yerde pazarlama kitabı yapacaklar :) Genellikle cevapları şöyle oluyor: "O ufak tefek kız mı?" Ben de diyorum: "Boyuna bakmayın, atom karınca gibidir" :) Fatma ile ilgili tabi anlatılacak daha çok şey var... (Anlatmama izin verirsin değil mi? Konuşmam pek iyi değildir, ama çoğu kişi bende yazarlık yeteneği olduğunu söyler, uzun yazımı okurken yorulursan beni anlayışla karşıla). Örneğin yine bizim Fatma, hayatımda gördüğüm en iyi not tutan kişidir. Aynı anda hem nasıl bu kadar çabuk, hem nasıl bu kadar eksiksiz, hem de nasıl bu kadar güzel yazıyor hala anlayabilmiş değilim :) Helal olsun Fatma, sen olmasan finallerden önce bize kim not verecekti? Kim bekleyecekti bizi o kadar saat fotokopicilerde? Sana çok şey borçluyuz, fotokopiciler de öyle :) Fatma ayrıca türkülere de çok meraklıdır. Hatta bir türkü defteri bile var :) Türkü söylemeye, türkü mekanlarını hareketlendirmeye bayılır :) Biliyorum bana hala o günden dolayı kızgınsın, türkü söylemediğim için... Ama gerçekten de ben türküden falan hiç anlamam, zaten söyleseydim de bi tek söylediğimi ben anlayacaktım, mekandan da kovulacaktık :) Bunların haricinde Fatma gezilerimizin de abonesidir. Fasılllara, yemeklere, pikniklere...vs nereye ne zaman davet etsek bizi kırmadan gelir ve tabi neşesiyle bizim için ayrı bir yeri vardır. Fatma'nın bir diğer özelliği ise foto çektirmeye bayılmasıdır :) Artık alıştım, ne zaman Fatma'yı fotoğraf makinesi ile görsem hemen poz vermeye hazırlanıyorum :) Geri kalan zamanlarda ise Fatma'nın özel fotoğrafçısıyım :) Fatma benim hafızamda artık sonsuza kadar yukarıda saydığım özellikleriyle yer alacak. Unutmadan, Cimbomlu olmasını ise hiç unutmayacağım, hele hele tüm hayatım boyunca konuşmamı hoş bulan tek arkadaşımı nasıl unutabilirim??? :) Sen nasıl pazarlama kitabını hiç unutmuyorsan ben de seni hiç unutmayacağım, kitaplar gibi hiç değişme yeter...

                                                                            Cevdet Kızıl

 

    Canım Fatoş’uma;

    Beni sana çeken şey neydi acaba? Belki sevecen, samimi tavırların belki de insanın içini ısıtan o tatlı gülüşün ve daha nice belkiler... Çeko’da böylece başlayan arkadaşlığımız üç sene boyunca yoğruldu, aramızdaki sevgi ve arkadaşlık bağı gittikçe kuvvetlendi. Seni tanıdıkça öğrendiğim gerçek dostluğun, kişiliğinde topladığın sıcak, dostça duyguların beni sana bağladı adeta.

    Ve son senemiz... Dostluğumuzun hiç bitmeyecek kadar güzel oluşu, yorucu çelişkili günlerde yaşadıklarımız... Arkaya baktığımızda “ne güzeldi deyip” hüzünlenerek ama tebessümle hatırlayacağımız üç güzel yıl.

    Gerçek dostluğun ve arkadaşlığın simgesi Fatoş’uma sevgilerle...

                                    SİBEL (CANİKON)

 

    Üniversite hayatımın başından sonuna kadar her aşamasında yanımda olan yegane arkadaşım. Ve bir dört yılın sonuna geldik. Birinci sınıfta bahçenin şimdi ağaçlar dikilmiş olan kısmında hep beraber oynadığımız voleybol, sessiz film gibi oyunlar hala dün gibi aklımda. Belki de bu ortamların sıcaklığı ile başlayan arkadaşlığımızın güçlü temelleri bunlar. Bana çok uzak olarak gördüğüm türküleri, belki de beni bana anlatan türküleri sevmemin baş mimarı yine sensin. Hatırlar mısın bir pazartesi günü hocayı beklerken, “kırmızı gül” türküsünü söylememi istemiştin de ben de çuvallamıştım. Sen de bana her türkünün bir hikayesi olduğunu söylemiş ve bu türkünün hikayesini anlatmıştın. İşte bu olay bende türkülere karşı bir isteğin ve sevginin başlangıcı olmuştu. Bu türküyü her dinlediğimde aklıma hep senin geldiğini itiraf etmeliyim. Ama bir şey daha itiraf etmeliyim ki, türküler seninle daha güzel...

    İşletmeye geçerken ve geçmeye karar vermemin her aşamasında yanımda olman ve desteğini esirgememen benim için çok önemliydi. Geçiş sonrası zorlu geçen üçüncü sınıfın nasıl geçtiğini yine yanımda olduğun için anlamadım bile. Sadece benim için değil, birçok arkadaşımız için en yakın, en samimi ve en dürüst seçilmen bence tesadüf değil. İdeallerin ve bunları başarmadaki azmin benim için her zaman örnek olmuştur. Okuldaki başarısının yanında  sosyal hayatta da bir o kadar aktif olmak herkese nasip olmayacak türde bence.

    Seni tanıdıkça sendeki tükenmez insan sevgisinin farkına vardım. Kalbindeki bu sevgi hiç kaybolmasın. Bu dört sene benim için dört dakika gibi ama bir o kadar unutulmaz geçti. Hiç ama hiç unutulmayacaksın, unutma olur mu...

            ALTAN

 

    Gülyüzlü Fatoş’um, ince, narin, beyazım, çocuk yüzlüm; seni bu kadar kısa sürede sevdiren hangi yönünü anlatsam bilmem. Kolların var sonuna kadar açık herkese, gözlerin var güven saçan, sesin var türkü kokan, gülüşün var çiçekleri kıskandıran bir de kalbin var “içine sığmayacak yok” olan. Bir de zekisin be güzelim tüm dersleri alın akıyla paklayan. Şimdi söyle bakim kıskansam mı, yoksa  daha mı çok sevsem seni ne dersin? Hayatım boyunca yanımda istediğim kişilerden birisin ne diyeyim...

            GÜLHAN IŞIK

 

    Dostlar vardır, kalbinizi açarsınız, bütün sırlarınızı anlatırsınız, kısaca her şeyinizi paylaşırsınız. Fatma bu dostlardan birisidir. Ona bir alıştınız mı kolay kolay hoşçakal diyemezsiniz.

    Seni her zaman şiir ve türkülere olan düşkünlüğünle hatırlayacağım. Fatma’yı arıyorsanız, Erdoğan’ı arayın. Çünkü Fatma Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmış türkü söyletiyordur mutlaka...

    İnsanlar çift yaratılsa bu kadar benzer birbirine. Seninle bu kadar çabuk kaynaşacağımı ummazdım doğrusu. Tanrım! Bir insan nasıl bu kadar zarif ve kibar olabilir? Merak ediyorsanız Fatma’yla irtibata geçmeniz tavsiye olunur. Dış güzelliği aynı zamanda iç güzelliği ile katmerlenmiş.

    Başkalarının mutluluğuyla mutlu olacak kadar iyi bir dost ve kimseyi incitmeyecek kadar hassas bir insan... Türkülerimiz, kahkahalarımız hiç susmasın emi...

                SEVGİ (2.yazsısı)

 

    Öyle bir kaos içerisinde yaşıyoruz ki gerçek değer bir kargaşalık içinde savrulup gidiyor, öze duyulan açlık gün geçtikçe kendini hissettiriyor ve insanlar az yaşıyor. Az yaşıyor çünkü bence günlük tekdüzeliği kitap sayfalarındakilerle zenginleştirip, çoğaltmayan insanlar az yaşıyor demektir ve de düzenli bir okuma alışkanlığına sahip bir insan bulmak, çöllerde altına sığınacak bir ağaç bulmak gibi bir şey oldu günümüzde.

    Ama sen çok yaşıyorsun ve de çok yaşamaya devam edeceksin. Az yaşıyor da olsam mutluyum. Bu yüzden de sana çok şey borçluyum. Aynı zamanda dünyanın en güzel ve de en ucuz olan arkadaşlık duygusunu seninle paylaşmış olmanın hazzını anlatmak olanaksız. Beraber geçirdiğimiz Ağva maceramızı, Maşukiyeyi, tiyatro günlerini, iftar yemeklerini... anlatmak isterdim. Ama inan bana bırak süslü püslü kelimeleri, en güzel çekilmiş fotoğraf bile bizim orada yaşadığımız heyecanı veremez. Ama türkülerden bahsetmeden edemeyeceğim. Türkü söylemek; onları yaşayarak, hissederek dinleyen biri varsa, tıpkı sen gibi güzel..

                ERDOĞAN YÜCEL

 

Çıtı pıtı durur hanım hanımcıktır çiçeği burnunda

Yakar o bakışı gamzesi nakışlı çiçeği burnunda...

Yanılmıyorsam Finansal analiz dersi öncesiydi. O da ne! Çıtı pıtı bir kız hem de aynı sınıftayız. Sonradan öğrendim adı Fatma imiş. Gerek sıcakkanlılığı, gerekse samimiyeti sizi hemen yakınlaştırır Fatma’ya ve bilirsiniz ki iyi bir arkadaşınız vardır artık. Dostluğun, samimiyetin, paylaşımcılığın için ve varlığınla fakülte yıllarımı güzelleştirdiğin için çok teşekkürler...

        İZZET İLHAN

 

    Fatma’ya göre herkes güzel, her gerçek söylenmeli ve onun sesi pek güzel değilmiş! Halbuki Fatma dünyaya güzel gözlerle bakan, doğal ve hayatımda kıskandığım birkaç sesten birisi. O ders notunu senden istememe neden olan herkese Allah ne muradı varsa versin! Kardeşim; güzelliğin, mantıklılığın ve iyiliğinle bana tahmininden daha çok şey verdin. Özel bir arkadaşa sahip olmak çok güzel...

        PERVİN

 

    Şeker arkadaşım;

    Bayanlar bazen anlaşılmaz olur derler, bunu söyleyenler herhalde seninle tanışmamışlar. Bir insanın nasıl arkadaş canlısı, içten ve dürüst olduğunun en güzel örneklerinden birisin. Arkadaşlarının arasında neden bu kadar sevildiğini anlamak zor değil.

    Minik bir bayansın, ancak yüreğin, yaptıkların büyük! Beraber gittiğimiz geziler, tiyatro oyunları, çektirdiğimiz onca fotoğraf hoş birer anı olarak kalacak. Ama asıl olan ve güzel olan bunlara yenilerini eklememiz olacak öyle değil mi... Hayatta tüm güzellikleri hak ettiğini düşünüyorum. Bu güzelliklere umduğundan çok daha kısa sürede ulaşman dileğiyle...

        NAZIM

 

    Fatma’yı gördüğünüzde ilk dikkatinizi çeken şey o sıcak gülüşü olacaktır. Gülüşünde sanki kalbinin sıcaklığı vardır. Hani derler ya insanda iç güzelliği önemlidir diye, işte Fatma’nın yüzüne baktığınızda kalbinin güzelliğini görebilirsiniz. Akıllı, samimi, yalnız doğru değil, doğru ve dürüst konuşan birisidir. Seni tanıdığım için sana teşekkür ediyorum. İyi ki varsın... Okul bitiyor ama her bitişin bir başlangıç olduğuna inanan biriyim. Umarım bütün kötülükler senden uzak olur...

        EMİN (2.yazısı)

 

    Fatma, ilk görüşte sevdiğim, kanımın ısındığı insanlardan biri benim için. İnsanlara karşı davranışlarındaki, sözlerindeki sıcaklık çevresindekileri ona çekiyor, bu onun çok iyi iletişim kurmasını ve çevresinde sevilmesini sağlıyor ki, çok az insanın başarabildiği bir iştir bu! Fatma’nın yüzüne baktığımda duygusallığını ve saf düşüncelerini görebiliyorum. Duygusallığının etkisiyle insanlara karşı hislerini çok fazla saklamıyor ve bunu yaparken nazik olması sevdiklerine gerçekten değer verdiğini gösteriyor. Bu onun en sevdiğim yanı. Bence o işletmeci değil, sanatçı olmalıydı. Onun müziğe olan tutkusu beni ilk gördüğümde etkiledi. Daha önce müziği bu kadar hissederek dinleyen birini görmemiştim. Son olarak onu bir cümleyle ancak şöyle anlatabilirim.

“Yüreğinin güzelliği yüzüne vurmuş bir kız.”

        FEYZA

 

    Sıcakkanlılığı, hareketliliği ve güler yüzü ile sınıfımızın enerji kaynağı, dinamosu gibidir. Bu mini minnacık kızda zehir gibi bir zeka da vardır. İsmet hoca seninle ne kadar gurur duysa az Fatma! Hep 100 çakıyorsun ya ne  diyim ben sana artık. Seni herkese söyledim, “Fatma diye bir kız var, İsmet hocadan hep 100 çakıyo” dedim. Genellikle cevapları şöyle oluyor: “O ufak tefek kız mı?” Ben de diyorum: “Boyuna bakmayın, atom karınca gibidir!” Fatma ayrıca türkülere de çok meraklıdır. Türkü söylemeye, türkü mekanlarını hareketlendirmeye bayılır. Biliyorum bana hala o günden dolayı kızgınsın, türkü söylemediğim için... Bunların haricinde fasıllara, gezilere... ne zaman davet etsek bizi kırmadan gelir ve tabi neşesiyle bizim için ayrı bir yeri vardır. Fatma’nın bir diğer özelliği ise foto çektirmeye bayılmasıdır. Artık alıştım, ne zaman Fatma’yı fotoğraf makinesi ile görsem hemen poz vermeye hazırlanıyorum. Geri kalan zamanlarda ise Fatma’nın özel fotoğrafçısıyım. Benim hafızamda artık sonsuza kadar bu özelliklerine yer alacaksın. Unutmadan, cimbomlu olmasını ise hiç unutmayacağım, hele hele tüm hayatım boyunca konuşmamı hoş bulan arkadaşımı nasıl unutabilirim??? :)

        CEVDET KIZIL (2. yazısı)

 

    Seni anlatmak için aslında tek cümle yeterli, içi dışı bir olan, içindeki güzelliği çevresine yayabilen bir kişisin. Bazı insanlarla oturup sohbet etmek insana huzur verir ya, işte sen de o huzur veren insanlardan birisin. Seni tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum. Her şey gönlünce olsun, çünkü senin gönlün bir çiçek bahçesi...


        CİHAN

 

    Seninle arkadaş olduğuma öyle mutluyum ki anlatamam. Beni en iyi anlayıp dinleyen arkadaşlarımdan biriydin. Üzüntülü anlarımda yanımda oldun, bana katlandın, her zaman sıcakkanlıydın. Yemekhaneye gidişlerimizi, sınav anındaki telaşlarımızı asla unutmayacağım. Pek sosyal faaliyetlerde biraraya gelemesek de bundan sonra sık sık görüşüp biraraya geleceğimizi umuyorum. Senin gibi bir arkadaş bulmak çok zor! Umarım beni unutmazsın...

        MÜGE

 

    Bir öğlen saatinde verilmiş bir arada şarkı söyleyen bir grup varsa bilin ki Fatma da o gruba eşlik ediyordur. Onu tanıyıp da müziğe ol an sevgisini anlatmamak olmazdı. Ve yazmadan geçemeyeceğim Yavuz Bingöl hayranlığı. Ben pek aşık olmam dese de Yavuz Bingöl’e olan düşkünlüğünü her fırsatta dile getiren Fatma’yı bir gün Yavuz Bingöl ile şarkı söylerken görmek dileğiyle...

        AYSUN

 

    Bence dünyada en zor bulunan ve kazanılan şey gerçek dostluktur. Üniversite hayatımda tanıdığım ve samimiyetinden hiçbir zaman kuşku duymayacağım ender rastlanılan dostlardan birisin. Sıcak, çıtı pıtı sempatik kişiliğin ve melekleri kıskandıracak kadar tertemiz kalbinle şöyle bir arkama dönüp baktığımda senin gibi bir dost kazandığım için kendimi çok şanslı göreceğim. Gözlerindeki parıltının hiç kaybolmaması ve arkadaşlığımızın ömür boyu sürmesi dileğiyle...

        GÜLTEKİN (İKTİSAT)