GÖKHAN GÜLFİDAN

 

    Gökhan değince benim aklıma ilk önce futbol gelir. Çünkü kendisiyle futbol münasebetiyle tanıştım. Gökhan ve futbol çetesi yüzünden artık her pazartesi dondurucu soğuklarda, karda ve çamurda halısahada maçtayım. Adamlar bi alıştırdı beni, artık yakamı kurtaramıyorum. Siyaset Bilimi dersine maalesef giremiyorum, halısaha teknikleri dersiyle çakışıyor artık :) Gökhan aslen bir futbolcudur. Söz gelişi değil yani ha, lisanslı bir futbolcu... Bu yüden zaten okula nadiren gelir. Antrenmanlar ve maçlar yüzünden okulda yüzünü gören cennetlik, okula sadece haftada bir kez gelir... Halısaha maçına, pazartesileri :) Kendisiyle daha yeni yeni tanıştığım için aslında 2.ligde mi yoksa 3.ligde mi oynuyo, tam bilemiyorum. Ama hangi ligde oynarsa oynasın nasıl ve kaç gol attığını, kaçıncı dakikalarda oyuna girdiğini her hafta okulda duyuyorum. Halısaha maçlarının da kralıdır kendisi. Çektiği şutlar, o teknik pas ve vuruşları, o rüzgar gibi koşuşu ve estetik çalımları ile kendisi İşletme98'in efsanevi forveti olmuştur. Ona karşı futbol oynamak gerçekten de çok zordur. Özellikle hiçbir kaleci Gökhan'a rakip olmak istemez. Ayağından top almak da çok zordur. Bunların haricinde yapmış olduğu espriler ve bu espriler sırasında kullanmış olduğu ses tonu ve konuşma şekli de herkesi gülmekten kırıp geçirir. Gökhan arkadaş tabi okula nadiren geldiği için de beni daha bu sene gelmişim sanıyor, olum ben geçen sene de vardım, 3.sınıfa yatay geçiş yaptım ben. Ama salla, önemli değil... Nitekim bazılarına göre ben bizim sınıfa 2.yıl geçmişim, sana göre son sene, hatta bazılarına göre ise ben hep 1.sınıftan beri bizim sınıftaymışım... Hakkımda birçok söylenti var yani :) Ama ne senin tezin ne de diğerlerininki doğru değil, doğrusu şu : "Ben ruhen 1.sınıfta, bedenen de 3.sınıfta burdaydım" :) Herneyse Gökhan, veda etmeden önce de şunu söylemek isterim... İnan ki senin o yıllıkta benim hakkımda yazdığın  "Bu kova da kim?" sözüne ise geceyarısı baya bi güldüm :) Görüşmek üzere efsanevi forvet...

                                KIZIL, Cevdet

 

            Olm, kızacan biliyom ama kabul et : "SEN BİZİM BABAMIZSIN".

                                                                            Ömer Türkmen

 

     Bir şeylere anlam yüklemek için çabalayıp durdun;belki de o yüzden sürekli bir şeyleri tanımladık dört yıldır.Tanımların içerisinde aradın kişiliğini,oysa ben bir şeylere anlam yüklemesi gereken bir kişiliğe sahip olduğunun farkına vardım.

     Bugüne kadar hayata karşı kapalı olmak gereğine inandım.Sense tüm yargılarımı alt üst ettin.Hayat felsefen isteyip de yapamadıklarım mıydı yoksa karşısında olduğum mu?Ben mantığımla kazanıyorum,sen duygularınla…

     Kişiler vardır merak uyandırır,kişiler vardır saygı.Parlak ışıklı kişilikler insanı çeker,merak uyandırır da ki bu ışıkların yalnızca parlak neonlar olduğunu anlayana değin.Diğerleri ise basittir,anlaşılır,bir değer taşır ve görülür,ama bu görüntü elektriğe bağlı basit lambalar değildir.Senin de bir ışığın var aynı ikinci şıkta olduğu gibi.

     Düşünüyorum da en başta o kadar puanın heba olmasına acımıştım,şimdiyse gayet memnunum.İnşallah sen de aynı memnuniyeti barındırıyorsundur.Memnunum çünkü senden çok şey öğrendim.

     Bilirsin ki,sorular için her zaman cebimde cevaplarım vardır;ama şunu bil ki en çok senin sorularında zorlandım.Soruları sen soruyordun ama bilmeyen olarak sormadın sorularını;yalnızca cevaplarındı puanlayan,öğretmen gibiydin.Evet bu doğru,hayır bu yanlış…Senden çok şey öğrendim,çünkü sen kendime soramadıklarımı,kendime söyleyemediklerimi dile getirdin.Sana cevaplar bulurken aslında senin değil,kendimin sorularına yanıt buluyordum.Belki bunu isteyerek yaptın,belki de istemeden.

     Kimileri sürekli kulaç atmak zorundadır.Kimileriyse hiç zorluk çekmeden kendiliğinden ilerler.Senin duygularını doyasıya yaşamanı hayranlıkla izledim.Haz aldığında,mutlu olduğunda doyasıya,hüznünü ise sonuna kadar yaşadın.Hayatta kendiliğinden ve yanlışsız ilerliyorsun çünkü yanlış yapmaktan değil,özür dileyememekten korkuyorsun.

      Iceberg misali daha çok keşfedecek şey olduğuna inanıyorum.Onca ağırlığına rağmen suyun üzerinde,tuzlu suyun içerisinde tatlı su olarak rahatça hareket ediyorsun.Bu artıları sana sağlayan özelliklerini keşfetmek ve onlardan ders almak bana büyük keyif veriyor.

      Hayat bu futbol maçıysa bu maçta daha ilk yarıdayız;ve ben seninle aynı sahada olmaktan mutluyum.Daha çok pozisyon göreceğiz,belki gol yiyeceğiz,belki gol atacağız.Sakatlanmazsak veya kırmızı kart almazsak bu maçı beraber bitireceğiz.Kazanmak yada kaybetmek değil,maçın sonunda birlikte olmak,dost olmak önemli,belki o zaman ben de senin gibi duygularımı doyasıya yaşarım…

      Not:İlk küfrü sen ettin…

                                        Volkan Kaya

 

       “I love you Gökhaan

         I love you Gökhaaan”

        Yer Küçükköy Stadı.Her yer inliyor ve tribünler Gökhan’ı böyle çağırıyor.Beni de anlatması bir ruh hali alıyor tabi.Gurur ve biraz kibir desem fazla abartmış olmam.Ben tribünde onunla gurur duyup,adeta oradakilere hava atarcasına bakarken,Gökhan bu sahada sadece işiyle meşgul.Gösteri maçta başlıyor.Her hocanın ilk onbirinin değişmez ismi sahada adeta şov yapıyor.Gözlerindeki o hırsı,azmi,isteği görebiliyorum.Ama bunları sadece maçta değil normal yaşamında da bulundurduğundan Gökhan benim için son derece ilginç bir insan.Kısaca “Hayatı algılayış biçimimi değiştirdin” desem mübalağa olmaz.Çalışmayı senden öğrendim.“Amcaoğullarım,sınavdan geçmek için çalışmayın,öğrenin,lazım olacak bunların hepsi” diyen sen değil miydin?Her zaman hayal ederdim.Acaba es-es’te oynamak nasıl bir duygu diye.Ama günler geçti ve kardeşim es-es’e karşı oynadı,yendi.Seninle nasıl gurur duymam?

       Nasıl ki herkesin bir idolü varsa,benim de insanlık idolüm sensin Gökhanım.Belki kızıyorsun ama gerçek bu,inanmazsan beni iyi tanıyanlara sor bakalım “Ömer en çok kimi takdir eder?” diye,sana ne diyecekler.

       Kendime,kişilik ve hayata bakış açısı olarak örnek aldığım birisine böyle sıradan bir yıllık yazısı yazmak gerçekten çok anlamsız ama her zaman olduğu gibi “Sen beni anlarsın” bilirim.İnsanın kendisini anlaması zor olmasa gerek.

                                                                                                  Ömer Türkmen (2.yazısı)

 

       Ustaca oynadığın futbolunla 2.ligde gösterdiğin başarıyı halısahada da göstermenin ezikliğini yaşattın bana.İnsan bir kere dahi olsa maç alır be güzelim…Her spor yapışımda aklıma 2001’i 2002’ye bağlayan unutulmaz gece geliyor.Hani senin şınav çekerek yeni yıla girmen,benim de ders çalışarak…

       Hatırlar mısın o günün sabahını,erkenden kalkıp da sahilde koşu yaptığını… Oğlum hayatta senin kadar  azimli,vurduğunu deviren biri çıkmadı karşıma.Umarım dostluğumuz ömür boyu sürer…Kendine iyi bak dostum…

                                                                                                  Fatih Dündar

 

      Kendisiyle nasıl tanıştım bilmiyorum,ama iyi oldu vallahi.Özellikle muhasebe sınavından geçmemize çok yardımcı olmuştur.Az da olsa halı saha maçları oynadık.Ve pek de başarılı olamadık.Ama onun iyi kişiliği,dostluğu,yardımseverliği hepimize örnek olmuştur.Sana yaşamında başarılar.Not:Gelirken tatlı getirmeyi unutma…

                                                                            Tuna Kenar

 

     Sınıfa  ilk girdiğim zaman sınıfı bilenler için söylüyorum,orta sıralarda pencere kenarına oturmuştum.Oralarda ilk tanıştığım insanlardan birisidir.En göze çarpan  Gökhan’dı aralarında.Uzun boylu,geniş omuzlu,muhasebe dersinde atak(her zaman hocam olmuştur).Gökhan’ın futbolcu olduğunu sonradan öğrendik.Çekişmeli futbol maçları yaptık.Spor organizasyonlarına katıldık.Tabi hepsinde başarısız olduk.İnsan birinde de başarılı olur be kardeşim!Ama hiçbir zaman takım ve dostluk ruhunu kaybetmedik.Senin gibi dostlarım olduğunu bilmek güzel.İnşallah istediğin yerlere geldiğini görürüm.

                      Utku Yurtbay

 

        Öncelikle çok düzgün bir insansın,uyumlu,ağırbaşlı,güleç.Hem futbolunu oynadın,hem okulunu başarılı bir şekilde götürdün.Çok azimli bir insansın gerçekten.Aklından bir tane kötü şey geçtiğini düşünmüyorum.Yürüyüşün hakikaten Rivaldo’ya benziyor.Futbolun da hemen hemen onun gibi:)Gökhan kardeşim,sana hep söylediğim gibi eğer istersen 1.ligde futbol oynayabilirsin.Ama gerçekten istersen.Gerçi halısahada kolay rakipler karşısında çok terler döktün ama koşmadan hiçbir maçın kazanılmayacağını öğrendik beraber:)Vapurda ettiğimiz muhabbetlerin tadı başkaydı,hep neşeli sohbetlerimiz oldu.Onları asla unutamam.Ders hususunda da bana çok yardımcı oldun.Yeri geldi Tuna’larda beyaz tahta karşısına geçip bize tek tek anlamadığımız yerleri anlattın.Adeta yıllarını bu işe vermiş prof.’lara taş çıkarttın.Çok teşekkür ederim.Hakkını helal et.Gerçi daha beraberiz.Çok kafanı şişiririz.Ayrıca turnuva maçlarında yanımızda olduğun için sana teşekkür ederim.Diliyorum ki kalan hayatımızda da beraber oluruz ve umuyorum ki hayatta hep istediğin şeyler gerçekleşir.Görüşmek üzere…

                                                                                      Günal