GÜLCAN ÖZEN

 

     2.Sınıfta tanıştım seninle.... Niye bu kadar geç kalmıştın sanki hayatımıza girmeye..... Hemen kabullendik, aramıza aldık seni, öyle bizdendin çünkü...... Belki daha önce tanısaydım seni hayatım daha farklı olurdu, bir çok hatayı yapmazdım, çünkü senin doğruların asla ve kata şaşmazdı........ Ama olsun, birbirimizi geç tanımış olsak bile o kadar çok ortak yanımız vardı ki çok çabuk kaynaşmıştık. Sanki aynı hayatı yaşayan iki farklı, iki aynı insan.... Aynı dalda olan.... HOŞGELDİN hayatıma ve hiç gitme, hep can dostum ol... Çok şey paylaştık, aynı acıları ve sevinçleri yaşadık birlikte, olgunlaştık, birlikte büyüdük. Sen her zaman zeki, akıllı, tuttuğunu koparan, çılgın, deli ve bir o kadar ağırbaşlı, olgun ve dost bir insansın. Hayatta herşey gönlünce olsun. Hep böyle kal... Güzel ve kötü günlerde hep yanında olacağım........(SEVİL)......

                                                                                                                                   Sevil Erman

 

        Gülcan arkadaşımızın bence sınıfta çok ayrı bir havası var. O sanki bizden çok büyük, bizden çok olgun biri gibi durur... O kendine hakim ve kendine güvenen hal ve tavırları, hanımefendi yapısı, hiçbir zaman aşırıya kaçmayan, ancak sıcaklığından da birşey kaybetmeyen kişiliğiyle ender bir karaktere sahiptir. Hani kendisini pek tanımasam belki de Gülcan Abla derdim :) Gülcan bu arada çok da dikkatli biridir. Daha okuldaki ilk günlerimde benim yeni olduğumu hemen anlamıştır :) Aslında aramızdaki muhabbeti de başlatan bana sorduğu sorularla kendisidir :) Gülcan'ın daha nice güzel yönleri var aslında... Örneğin kendisi muhasebe derslerinde gerçekten de iyidir. Çalışkan bir arkadaşımız olması yanında, aynı zamanda sosyaldir de. Ne gibi mi? Tabi ki folklor gibi... 3.sınıfta dersten çıktıktan hemen sonra izleme fırsatı bulabildim kendisi. İyki de izlemişim, çünkü bizim Gülcan sınıftaki o olgunluğunun aksine, sahnede öyle hareketli ki... Çok başarılı bir oyun oynamıştı gerçekten, sınıfça gurur duymuştuk kendisiyle. O kıyafetler de yakışıyodu hani kendisine :) Daha nice oyununu izlemek dileğiyle Gülcan Ablacığım :)

                                                                                                              Cevdet (bir folklor seyircisi :)

 

    Gülcan’a;

    Zordun, hiç kolay olmadı hayatına sızmak. Çünkü sen herkesi almazdın gizemli dünyandan içeri. Ama ben daha ilk gördüğüm anlarda anladım seninle bu kadar yakın olabileceğimi. Hissetmiştim sıcaklığını, öyle bendendin çünkü. Hiç kimsenin soramayacağı sorularla açmıştım kapılarını bir daha çıkmamak üzere. İkinci sınıftaydık sen geldiğinde. Niye bu kadar geç kalmıştın sanki?.. Belki daha önce tanısaydım seni hayatım daha farklı olurdu, birçok hatayı yapmazdım, çünkü senin doğruların asla ve kata şaşmazdı. Ama olsun birbirimizi geç tanımış olsak bile o kadar çok ortak yanımız  vardı ki bizi birbirimize bağlayan. Sanki aynı hayatı yaşayan iki farklı, iki aynı insan gibiydik, aynı dalda olan.

    Hoş geldin hayatıma ve hiç gitme, hep can dostum ol. Bizi bekleyen günlerde yine paylaşalım acılarımızı, sevinçlerimiz; yine birlikte söyleyelim sevdamızı anlatan türküleri. Bilmeni isterim ki hayatımın her aşamasında sana ihtiyacım olacak. Güzel ve kötü günlerde hep yanında olacağım. Hayat senden kopmadıkça ona asıl ve mutlu ol. Bilirim ki ben bunu söylemesem de sen hayattan istediğini çeker alırsın, asla yılmazsın. Toplum içinde başkalarının fikirlerine uyarak yaşamak kolaydır. Kendi başınayken de kendi fikirlerinin doğrultusunda yaşamak kolaydır. Ama kolay olmayan toplum içindeyken yalnızlığında yaşadığın özgürlüğünden tatlı bir üslupla ödün vermemektir. Farkında mısın? Sen bunu başarabilmiş birisin. Belki de sende beni çeken, en çok özendiğim yan budur. Hep böyle kalman dileğiyle... SENİ ÇOK SEVEN DOSTUN.

        SEVİL (2.yazısı)

 

    Sen sözlerine, gözlerine ve yüreğine inandığım; sırtımı dayadığımda gözlerimi kapatabildiğim tek insan oldun yirmiiki yıllık hayatımda. Mutlu etmek isterdim seni, yaşadığın her an, aldığın her nefeste. Her baktığında görebilmeni isterdim beni yanında ve sermek isterdim bir ömrü ayaklarının altına! Olmadı. Körelmiş yüreğim kaldıramadı o büyük sevdanı. Ezildi her iyiliğin, her güzel sözün ve her damla gözyaşının altında. İşte bu yüzden ömründe hiç kimseye borçlanmayan ben, şimdi sana dünyanın en büyük aşkını borçluyum ve söz veriyorum bir gün mutlaka borcumu ödeyeceğim!..

        MURAT

 

    Sarışınların güzeli, cadıların cadısı ya bıktım senin aksiliklerinden! Bu kadar mı muhalefet olur insan yani. ne zaman sınıfta bir şeye karşı çıkan birini duysam hiç bakmadan sen olduğunu anlarım. Uzun güzel saçlarınla, boyunla endamınla yakıyorsun ortalığı ama seni alana Allah kolaylık versin ne diyim! Bu kadar kızdırdıktan sonra benim için önemli olduğunu söyliyim de kurtulayım senden! Seni böyle seviyorum be güzelim. Hep mutlu ol...

        SİNEM

 

    En başta şunu belirtmeliyim ki bu okulda gördüğüm seviyesini, ciddiyetini koruyabilen çok az kişiden birisin. Geç tanıştık ama o kadar çabuk alıştık ki; sanki yıllardır samimi gibiyiz. Gönül isterdi ki seninle daha önce tanışsaydık. Belki de vakit az geldi. Olsun hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızadaki hatıra ya da hayaldeki ümittir! Ne kadar hamarat olduğunu bilmiyorum ama piknikteki patates salatası harikaydı. (Çok teşekkür) Arkadaşlığını kaybetmeyi göze alamayacağım insanlardan birisin, hayatta arzuladığın yere gelmeni dilerim. HOŞÇAKAL.

        BEHLÜL

 

    Sınıfa ilk geldiğin zaman, hayatımdaki bir boşluğu dolduracağını, hatta hayatımda önemli bir yer alacağını tahmin etmemiştim. İyi ki yatay geçiş yapmışsın. Çünkü beni en az benim kadar düşünen, hiç düşünmeden yardıma koşan, yaşadığım ve sahip olduğum her şeyi paylaşabileceğim birini tanıdım. Bana bir dosttan daha fazlasını kazandırdın. Bunun için sana teşekkürler. SEVGİLERLE...

        ENGİN

 

Gülcan’a

“Seni anlatabilsem seni...

Yokluğun cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum kapama gözlerini.”

Gün biter gülüşün kalır bende

Anılar gibi sürüklenir bulutlar

Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır

Yarım kalan bir şiir belki de

Her gece yeniden bir talan başlar

Acı ses olur,ses deli bir yağmur

Eski bir eylüle gireriz böylece.

Aykırı anlamlar arayıp durma

Güz biter sular köpürür de

Kapanmaz gülüşünün açtığı yara

Uçurum olur cellat olur her gece

Sığındığım her yer adınla anılır

Ben girerim sokağı devriyeler basar

Bir de gülüşün eklenir kimliğime...

Gülmek “saftır” denme riskini göze almaktır,

Ağlamak “duygusal” görünme riskini...

Birine yakınlaşmak “kendini kaptırma” riskini göze almaktır,

Sevdiğini söylemek “sevileni yitirme” riskini...

Duygularını açmak “kendini ortaya koyma” riskini göze almaktır,

Düşüncelerini söylemek “dokuz köyden kovulma” riskini...

Umutlanmak ”hayal kırıklığına uğrama” riskini göze almaktır,

Sevmek ise “karşılık görmeme” riskini...

Ama bütün riskler alınmalıdır

Çünkü hayatımızın en büyük riski, hiç risk almamaktır

Çünkü yaşamak,”ÖLME” riskini almaktır...

                                                            LEVENT

 

    Konuşmadan anlaşmaya çalıştığımızda her zaman daha başarılı olduk. Gerçi doğrusu da bu olmalı. Bana değer verdiğini düşünüyorum ve bunu çoğu zaman belli ettin; bu da bana rahatlık verdi. Seninleyken kendimi hep rahat hissettim; ama ayrıyken yaptıkların hususunda pek rahat değildim fakat ne yaptığını her zaman biliyordum, bunu sen de biliyorsun...

        ERDAL