GÜLHAN IŞIK

 

     Gülhan, Ankara'lı bir arkadaşımızdır. Ben kendisini neşesiyle, hareketliliğiyle, güler yüzlülüğüyle ve o bayram dönüşü adet edindiği hevesli bayramlaşmalarıyla tanıdım. Haa, bir de tabi şunu unutmamak lazım: "Sınıfın içinde son sürat koşan bir kız gördüm sanki" gibi bir hisse kapılırsanız, bu kız %90 bizim Gülhan'dır :) Bunların yanında kendisi okulda genellikle en yakın arkadaşı Sinem ile birlikte gezer, aslında sadece okulda değil; daha birçok yerde paranın ayrılmaz iki yüzü gibi hep birliktelerdir :) Aslında bu da doğal, birbirlerine kişilik olarak çok benzemektedirler :) İşte Gülhan ile ilgili ilk izlenimlerim bunlardı. Önceleri hiç muhabbetimiz yoktu, ta ki birgün başımdan şu olay geçene kadar...

        "M7'nin önündeyim, yine aklımda binbir şey - düşünüyorum... Tam o sırada 'Cevahir' diye bi sesleniş duyunca konsantrem bozuldu. Ancak bu Hakan'dır diye düşündüm hemen... Bizim Hakan'dan başka kim bana 'Cevahir' diye sesleniyo ki? Ama 'Cevahir' diye ikinci bir ses duyunca Hakan'ın bu kadar iyi kız sesi taklidi yapamayacağına kanaat getirdim. 'Bu ses kimin sesiyse kesinlikle bir kız!' dedim. Haklı da çıkmıştım... Bi baktım bizim Gülhan; bana 'Cevahir' demez mi??? Sonra kendisine 'Ben Cevdet, Cevahir değil' deyince baya şaşırdı tabi... Hep bu muzur Hakan'ın işi, bize 'Cevahir' diye diye milleti bile şaşırttı :) Ama olsun, bu olaydan sonra adımın Cevahir olmadığına da artık hep şükrediyorum :)"

         İşte böyle... Gülhan'la arkadaşlığımız aslında bu olaydan sonra başladı. Kendisi sağolsun, hiçbir zaman selamı eksik etmeyen, her zaman bayramlarımızı, yılbaşımızı ve özel günlerimizi kutlayan tatlı ve sevimli bir arkadaşımızdır. Dersler konusuna gelirsek, kendisi aslında çok çalışkan bir arkadaşımız değildir; orta şeker kullanır :) Yalnız bazen çoğu kişinin çaktığı derslerden sürpriz notlar alarak geçmesiyle de herkesi şaşırtmıştır. Gülhan hakkında söylemem gereken son şey ise herhalde en büyük hobisinin "şiir yazmak" olduğudur. Şiirlerinde düşlediği tüm güzelliklerin yaşamında da gerçekleşmesi dileğiyle...

Not: Bunlar senin hakkında yalnızca benim bildiklerimdi Gülhan, ancak hakkında daha önce hiç tahmin bile edemeyeceğim güzel vasıflarını duyunca önce doğrusunu söylemek gerekirse çok şaşırdım, sonrasında ise baya bi sevindim. Tebrikler, ne diyelim :)

                                                                                                                                               Cevdet Kızıl

 

    DÜNYALARA DEĞİŞİLMEZSİN, CANSIN, CANDAN DA YAKINSIN. Var mıdır senin gibisi dünyada? Hiç kimse yerini alabilir mi Gülüm, sunabilir mi sevgiyi böylesine içten, böylesine karşılıksız? Ya ben, güvenebilir miyim başkasına gözlerim kapalı. Sen her şeyimi paylaştığım dost oldun, kardeş oldun, bazen de ben oldun. Sen her anımda yanımda oldun, sevincimden içim içime sığmadığında, ya da gözlerimden hiç durmadan yaşlar aktığında nefes kadar yakınımda oldun. Sen her şey oldun benim için, dostluğun tarifi oldun, vazgeçemediklerimin ilk sırasında oldun. En önemlisi hep kalbimde oldun Gülüm, hep diğer yarım oldun. Hep yanımda ve böyle kal. Seni seviyorum Gülüm Seni Seviyorum... Dalgalar kendisini bekleyen sahile kavuştuğu sürece, gümüş renkli kuşlar gökyüzünde özgürce sanat çırptığı sürece, bu bir yemindir ki... Bana verdiğin dostluğun anısına bir yaşam boyu sadık kalacağım...

        SİNEM TURGUT



    Dostluk hayatta sahip olunabilecek en kutsal hazinedir. Ben bu hazineye seni tanıdığım zaman sahip oldum. Dünyaya nadir gelen ender insanlardansın. Her insanın senin gibi mükemmel bir dosta ihtiyacı var inan. Kolum, kanadım, sırtımı güvenle yasladığım tek dayanağım, can dostumsun... Seni seviyorum MELEĞİM.

        SUNA SİDAR

 

    Canımcım,

    Yazıya nasıl başlayacağımı uzun uzun düşündüm ve birbirimize hep mesajlarda hitap ettiğimiz şekilde olmasına karar verdim. Çünkü bu sözcük birbirimize olan sevgimizi, içtenliğimizi, dostluğumuzu çok güzel anlatıyor. O kadar çok şey yaşadık ki birlikte. Dört yıl boyunca en mutlu anlarımda, sığınacak bir omuz aradığımda beni yalnız bırakmadın. Hep moralimi düzelttin, her şeye daha iyi bakmamı sağladın. O kadar sıcak o kadar neşeliydin ki ister istemez ben de sana benzedim  zamanla. Beraber her şeyi yeniden güzelleştirdik. Şark kahvesindeki uzun sohbetlerimiz, okulda derse girme yerine azimle pazarda daha güzel kıyafetler aramamız, konuşmalarımız anlaşılmasın diye başkalarına lakaplar takışımız (ama nereden bilebilirdik o garip ismin onun gerçek ismi olduğunu) Yaşadıklarımız dört yıl ile sınırlı kalmamalı. Yaşayacağımız nice birlikteliklere merhaba... Henüz söyleyemediğim ve söylemek istediğim tüm güzel sözler de senin için...

        ESİN TOKGÖZ

 

    Gülhancım, zor zamanların dostu, biricik arkadaşım. Dört yıl boyunca çok şey paylaştık. Belki de en önemlisi zor zamanlarda hep seni aradık.sen koştun yardıma. Bu yüzden ne yapsak hakkını ödeyemeyiz canım arkadaşım. Sen bir arkadaştan da öte gerçek bir dostsun. En üzgün olduğumuz zamanlarda bile bizi güldürmeyi başardın. Bu arada yemekhanede anlattığın iğrenç fıkralarla az mı iştahımızı kaçırmadın. Her defasında bizi kandırıp ya annene, ya kendine, ya babana bir şeyler almaya götürürdün. Hiç bitmezdi ihtiyaçların. Beş dakika sürecek deyip saatlerce dolaştırırdın bizi deli kız. Sen hep gülen yüzünle, bitmeyen neşenle ve yardımseverliğinle eşsiz bir dostsun. Her şey gönlünce olsun ve gülen yüzün hiç solmasın canım arkadaşım.

        AYSEL DOĞRU

 

    Ne zordur bilir misin duyguların sözcüklerle ifadesi. Bir de ilkler vardır hayatımızda yerine hiçbir şey koymayı beceremediğimiz, ne bileyim aslında hiçbir zaman denemediğimiz.

    Hayatımın önemli bir dönüm noktasıydı seninle tanışmamız. Yapayalnızken karşıma çıkıverdin tüm samimiyetin ve sevecenliğinle. Belki de sevgin oldu yaşadığım tüm zorlukları aşmaya yardımcı. Bir gün yollarımızın ayrılacağını hiç düşünmüyorum. Çünkü dostluğumuzu öyle sağlam temellere oturtuşuz ki...

    Bir tanem... Tüm pozitif enerjinle her zaman bizleri nasıl mutlu ettiğini bazen iğrenç olsan da yemek esnasında anlattığın fıkraları, bitmek bilmeyen maceralarını anlatışını ve her defasında dinlemekten bıkmadığımızı, alışveriş tutkunu ve biz o dükkan senin, bu dükkan benim gezdirmeni hiç unutmayacağım. Dostluğun, güzelliğin,sevecenliğinle hayatıma girdiğin gün bu denli önemli olabileceğini kim bilebilirdi ki... Dostluğuna her zaman ihtiyacım olduğunu unutma...

        REMZİYE MISIRLI

 

    Beni üzgün görmeye dayanamayıp da beni bu kadar çok üzen bir kız daha var mıdır? Bakın sizlere sayayım. İkinci sınıfın sonunda adalara gittik. Gülhancım çemenli sarma yapmış. Hava da çok sıcak. Bu sarmaları yersem pastırma gibi kokar mıyım diye sordum. Yanıt: Hayır. Sonuç: Ben adalarda tüm gün pastırma koktum.

    Finansal yönetim bütünlemesinde seksen defa hesap makinemle oynamamasını söyledim. O seksenbir kere oynamaya devam etti.sonuç: Hesap makinesi bozuldu ve sınavdan kaldım. İkinci sınıfın ilk dönemi.bir kız arkadaşımdan ayrıldığımın ikinci günü. Gülhan’ın ettiği teselli cümlesi: “Olsun canım, başkasını bulursun...”

    Kasım 2001, asansörde mahsur kaldık. Ne bir kurtarıcı var ne de telefonlar çalışıyor. Biz çareler arıyoruz. Bir baktık Gülhan yere oturmuş, kahkaha atıyor. Deli oldum. Biliyor musun Gülhan, tüm bu günleri gerçekten iyisiyle kötüsüyle seninle yeniden yaşamak isterim. çünkü sen olabildiğine temiz ve şeytanın nadiren uğrayıp çeldiği insanlardan birisin. Bana olan samimiyetin için ise sana teşekkür ederim. Sana güzel bir iş ve güzel evlatlar diliyorum...

    Hayat galiba sigarayı paylaşmak demek,

    Önce biraz zevk alıp, sonra açık çekmek.

    Çakmağın yanmadı diye şanssız sanarsın kendini...

    Kaybettiğin şey kağıda sarılmış tütün kümesi

    Kazandığın onunla, üç gün fazladan ömür demek

                                    MEHMET HAKAN SATMAN

 

    Tereddütle başlayan arkadaşlığımızın böylesine bir dostluğa dönüşeceğin inan düşünemezdik ilk başlarda. Tanışmak için niye beklemiştik sanki bu kadar. Yabancı dillerde İngilizce sınavı hiç yapılmamış ve bu sınava hiç girmemiş olsaydık biz sensiz mi bitirecektik bu okulu. Küçük bir bakışta, söylenecek bir sözde yakalanabilecek içtenlik ve samimiyet sende öylesine yoğundu ki. Sadece bize karşı değil, herkese sevgi doluydun sen. Ve en çok sevdiğimiz yanın da buydu aslında. Ne kadar da gülerdik ingilizce derslerinde. Bomboşken sıralar, bu boş sıralara inat, biz aynı sıraya oturur, sıkış pıkış ders dinlemeye çalışır, aslında dersi kaynatırdık! Şarkı mı söylemedik, şiirler mi yazmadık, kahkahalar mı atmadık. Hele Altanla bir olup hocayı bana parçayı okutması için zorlamanız, benim kızarıp bozarmam yok muydu. Unutmuş değilim sizi hainler : )

    Allahım bir insan nasıl bu kadar eli açık, gözü gönlü tok olabilir. Ders aralarında kendine alırken bizi hiçbir zaman unutmayıp yedirdiğin turtilerin hala tadı damağımızda.

    Arkadaşımız, tatlı dilin, güleç yüzün, sımsıkı kucaklayarak hissettirdiğin o sonsuz samimiyetle etki alanına girdik, çıkamıyoruz, zaten çıkmak da istemiyoruz. En büyük dileğimiz dostluğumuzun daim olması. Sana sonsuz mutluluklar, seni çok seviyoruz...

            ALTAN VAROL – FATMA SEMİZ

 

    Okul boyunca değer verdiğim yakın dostlarımdan birisin. Her zaman her ortama ayak uydurabilen, dostcanlısı, yardımsever bir kişiliğe sahipsin. Seninle o kadar çok anımız var ki hangisini anlatsam bilemiyorum. Özellikle makro sınavını ve koca Beyazıt’ta sana kare küpe aramamızı unutmayacağım. Okulda ilk seni tanıdığım için çok mutluyum. Çünkü sen dostluğu tattırdın bana. Beni okul boyunca unutmayıp aradığın gibi, okul bitince de arayıp dostluğumuzun ömür boyu sürmesini istiyorum. Gelecek yaşantında başarılar dileyip hep mutluluğun seninle olması dileğiyle...

        BARIŞ ÖZTAŞ

 

    Fakültede tanıdığım en renkli kişiliğe sahip, yüreğinde sevgiyi taşıyan, dostcanlısı, dürüst, komik az da olsa geveze arkadaşım : ) yüzünde gülücüğü, neşeyi eksik etmeyen o hareketlerini ve özellikle piknikte yere düşürerek kafanı şişirmemi senin tabirinle ayılığımı hiç unutmayacağım. Canım benim seni daha iyi tanımak isterdim ama vakit az geldi. Ben şuna inanıyorum ki bu arkadaşlığımız okul mektebinde olduğu gibi hayat mektebinde de devam edecektir. (Söz on yıl içinde bu sözümü gerçekleştiricem) sana bundan sonraki hayatında başarılar ve mutluluklar diler, hayatboyu o sıcaklığından bir şey kaybetmemen ve beni unutmaman dileğiyle...

        BEHLÜL KILINÇ (KOD ADI ŞEREF)

 

    Sınıfımızın Güzin Ablası diyebilirim. Bir insan bu kadar güleryüzlü, bu kadar neşeli, bu kadar iyi niyetli olabilir. Pes doğrusu!Sınıfta konuşmadığı, selamlaşmadığı arkadaş yoktur. Sınıfımızın en sosyal kişilerinden biridir. Sınıf olarak düzenlenen tüm sosyal faaliyetlere katılır. Son zamanlarda “bana çok sinirleniyorsun” desen de sana karşı yüreğimde dostluk ve sevgiden başka bir şey besleyemem. İleriki yaşantında böyle güleryüzlü olman dileğiyle...

    “Yalvarırım şimdi git de, yıllar önce gel!”

        ERDOĞAN

 

    Ben  kendisini neşesiyle, hareketliliğiyle, güleryüzlülüğüyle ve o bayram-yılbaşı-özel gün dönüşü adet edindiği hevesli kutlamalarıyla tanıdım. Haa, bir de şunu unutmamak lazım: “Sınıfın içinde son sürat koşan bir kız gördüm sanki” gibi bir hisse kapılırsanız. Bu kız % 90 bizim Gülhan’dır. Bunların yanında kendisi Sinem’le paranın  ayrılmaz iki yüzü gibidirler. Gülhan hakkında söylemem gereken son şey ise herhalde en büyük hobisinin şiir yazmak olduğudur. Şiirlerinde  düşlediği tüm güzelliklerin yaşamında da gerçekleşmesi dileğiyle...

        Cevahir değil CEVDET KIZIL : ) (2.yazısı)

 

    “Vıdı vıdı vıdı yedin kafamı! : ) senin bence en belirgin özelliğin derslerde hararetli konuşmalarındır. Ama bu konuşmalar genelde işlenilen dersle ilgili değil başka bir dersle alakalı olur. Bence okula girişte bazı kişilere ziyaretçi kartı verilmeli bunlardan birini de sana vermeli : ) Her şey bir yana hayatının hiçbir devresinde hareketliliğinden ve mutluluğundan hiçbir şey kaybetmemen dileğiyle.

        SELMA