HASAN AK

 

    Öğrencim Hasan Ak için,

    Sevgili öğrencim Hasan Ak'a ve arkadaşlarına merhaba. Öğrencimi  böyle seçkin bir topluluk içinde görmekten onur duydum. Hasan böyle bir üniversiteye girmeyi başararak en zor olanı başardı. Bence Hasan'ın önünde hiç bir engel duramaz. Okulda iken masa tenisi hastalığı vardı. Sessiz ve sakindi ama sanırım şimdi o günlerin acısını çıkarıyor. Geçen hafta okula bizleri ziyarete geldi ve çok sevindim. Hasan'ın başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Eğer Hasan'la arkadaşlık yapıyorsanız bunu iyi bir şans olarak değerlendirin. Tüm gençlere selamlarımı iletir, akılcı çözümler üreten ve akılcılığı esas alan kişiler daima gelişir ve ilerler ilkesinde yetişmenizini temenni ederim.
 


                                                                              Cengiz Yön

                                                     Yeşilçay Lisesi Matematik Öğretemeni, Ağva

 


    Sevgili dostum Hasan, seninle belki aynı kaderi paylaştık, kayıt sırasında arka arkaya oluşumuz bence tesadüf değildi. Dostluklar ömür boyu sürer ve en güzel meyvelerini olgunluk döneminde verir. Seninle tanışalı 3 yıl oldu, daha önümüzde yıllar var. Bunun anlamı dostluğumuzun sadece 3 yılını yedik, daha bir ömür var önümüzde.
    Hasan cana yakın, samimi ve yardımsever biridir. Bu özellikleri ile eşi bulunamayacak birisidir. Eğer bir gün başın sıkışırsa beni ara, iki elim kanda olsa gelirim, bundan şüphen olmasın. Kirlenen şu dünyada tertemiz olan kalbini koruyabilmen ümidiyle....


                                                                                                   
EMİN AÇIKGÖZ


    Ortaokul ve liseden arkadaşım olan Hasan'la üniversitede de karşılaşmak büyük bir şanstı benim için. Çok şey paylaştık bugüne kadar. Ortaokul, lise yılları ve sonrasında üniversite binbir türlü anılarla dolu. Konuşmayı seven, zeki, dürüst, haksızlığa tahammül edemeyen ve biraz da muhalif birisidir Hasan. Azimlidir, elinden bir şey kurtulmaz, boş durmayı sevmez. Okul bittikten sonra da her zaman beraber olacağımıza, birbirimizin gerçek birer dostu olduğumuza eminim. Buraya yazamayan ama yazmasını çok istediğine emin olduğum Ercan'ın da benimle aynı şeyleri düşündüğüne eminim. Başarılı, mutlu bir hayat diliyorum sana. Herşey gönlünce olsun...

                                                                                MÜFİT ERSOY (EKONOMETRİ)


    Nasıl tanıştığımızı pek hatırlamıyorum, herhalde bir yatay geçiş muhabbetiyle olsa gerek. Seninle fakülte hayatında ömrümüzün sonuna kadar sürecek bir dostluğun başlangıç bölümünü paylaştık. İnanıyorum ki bu ölene kadar devam edecek. Kütüphanede beraber ders çalışırken devamlı ara verip kantine çay içmeye giderdik. Hani derler ya gönül ne kahve ister ne de kahvehane, gönül muhabbet ister gerisi bahane. İkimizin de şu fakülteye gelirken binbir türlü hayalleri vardı. Bir mezun olayım yapacağım ilk iş... diye başlayan bir dünya cümlemiz vardı. Dedim ya toz pembe hayallerimiz vardı, pembesi gitti, tozu kaldı. Boş ver dostum, eninde sonunda kariyer bir gün bizi bulacak. Neyse, fazla uzattık galiba, bu 1200 kelime kısıtlaması. Dostum bundan sonraki hayatında başarılar dilerim. Allah'a emanet ol!


                                                                                                   
BEHLÜL KILINÇ


    Dürüstlük abidesi bir insansın. Yaşamış olduğumuz şu dönemde, her şeyin yapay, her şeyin çıkar ilişkisine dayandığı, dostlukların yalan olduğu bir zamanda seninle tanışmaktan mutluluk ve şeref duydum. Sen de benimle aynı kaderi paylaştın, yatay geçiş yaparak, zaman bizi birbirimize bağladı. Dost bir insansın diyorum, bunu bana beraber geçirdiğimiz üç yılda bir çok defa gösterdin. En zor anlarımda bana destek oldun, dertlerime ortak oldun. Sana bu yazıyı yazdığım dönemde, yıllığın çıkması için bütün enerjimle çalışmaktayım. İşte bunda da senin payın var. Beni Müfit gibi bir dostla tanıştırdın, Müfit'in de katkısıyla yıllığı çıkardık. Günün birinde Ağva'ya sana misafir olarak geleceğim ve bu yaşamış olduğumuz günleri duygulanarak, ağlayarak hatırlayacağımızdan eminim. Düzeni bozuk dünyada,' dürüstlüğünden vazgeçmemen dileğiyle...


                                                                                              
 ERDOĞAN YÜCEL


    Sevgili arkadaşım Hasan:


    Seninle olan arkadaşlığımızda üzüldüğüm tek noktanın, seninle daha önce tanışmamamız olduğunu söyleyebilirim. Hatırlarsın ilk kez memleketin Ağva'ya düzenlediğimiz yolculukta tanışma imkanı bulmuştuk. Bu tip gezilerin insanları kaynaştırdığının en iyi örneklerinden birisiydi sanırım. Özellikle son sınıfın son döneminde 2.ci sırada oturmaya ikna olmanın da etkisi olmadı değil. Eğitimin yakından olanı daha makbul galiba...:) Herşeyden önce şunu söyleyebilirim: Taşıdığın yürek, içinde temizlik, dürüstlük, samimiyet barındırıyor. Başkalarına karşı övgücü cömertliğin de cabası.... Her zaman güler yüzün insanın en sıkıntılı anında imdadına yetişiyor. Biliyorum, beraber takım olarak yaptığımız basket maçlarında galibiyet yüzü göremedik, ama bize de helal olsun, yenilmekten sıkılmadık :) Buiılar hiç önemli değil, ne de olsa SENİN İÇİN GÜZEL. Hayata nasıl gülümseyerek bakıyorsan, hayat da ömür boyu sana o şekilde gülsün...


                                                  
 NAZIM YAPRAK


    Sen de benim gibi yatay geçişle geldiğin için sınıfta ilk tanıştığım arkadaşlarımdan biri oldun. Ama zamanla sınıftaki en iyi arkadaşlarımdan birisi oldun, iki senelik tanışıklığımızda sınıfta sessiz, sakin olmana rağmen, sıcak ve dostça tavırlarınla birçok kişinin iyi anlaşabileceği birçok özelliklere sahipsin. Basketbolda olduğu kadar futbolculuğun ile de sahaların yıldızı olduğunu ve halısaha maçlarının aranan ismi olman ile gösteriyorsun zaten. Ağva gezimizin baş mimarı olan Hasan arkadaşımız, ünlü sanatçılarımızdan Erol Evgin'e de benzemektedir. Büyüdüğün yerlerin yeşili ve mavisinin o güzelliklerini görünce sana imrenmemek elde değil. Bazıları için okulun bitmesi birçok arkadaşlıkların da bitmesi anlamına gelse de seninle olan dostluğumuz bir ömür boyu sürecek. Hayatında başarılı olacağına inanıyorum. Aslında Beşiktaşlı olmana rağmen, bunun dışındaki tüm takımları desteklemen çok ilginç. İyi şanslar...

                                                                ALTAN VAROL


    Seninle ilk olarak M-7'nin orada tanışmıştık. O günden beri dostluğumuz sürdü ve bugünlere geldi. Sen gerçekten iyi niyetli sevecen bir insansın. Ağva'ya geldiğimde seninle geçirdiğim zamanı hiçbir zaman unutamam. Ne zaman Ağva ismini duysam seni hatırlayacağım. Seninle okulda geçirdiğimiz günler, beraber okuldan Eminönü'ne yürüyüşlerimiz benim için hep güzel bir anı olarak kalacak. Benim ICQ'daki nikname'e "İyon Mert" deyişini asla affetmeyeceğim. İron Mert olacaktı. Son olarak da okul bittikten sonra da beni hatırlamanı temenni ederim.

                                                                                                        MERT BÜYÜKUYGUR


    Sanırım sana "nerelisin?" diye sormamla başlamıştı her şey. Sen "Ağva'lıyım" dediğinde sıcak bir sohbet olmuştu aramızda. Çünkü Ağva'yı çok sevenlerdenim. Sürekli sana Ağva'ya gezi düzenleyelim diye tutturduğumu hatırlıyorum, sonunda da gitmiştik hani. Derken bu Ağva muhabbetleri sayesinde iyi de arkadaş olduk seninle. Çekingen, sakin, uysal tavırlarınla tanıttın ve sevdirdin kendini. Ama söylemeden geçemeyeceğim bir şey var ki o da: "Sen çalışkansın, sen zekisin, sen yaparsın, sen geçersin" diye beni abartmana kızıyordum, yoktu ki birbirimizden farkımız. Umarım yüzündeki masum tebessüm hiç eksilmez. Unutulmamak dileğiyle.


                                                                 
   SEVİL


    Hasan denince; sportif kişiliği, içtenliği, dürüstlüğü ve mütevaziliği gelir aklıma. Azmiyle, temiz yürekliliğiyle her zaman taktir ettiğim dostumdur. Kaderin bizi karşılaştırdığı, bu okul yıllarındaki dostluğun unutulmayacağından emin olabilirsin. Sana mutlu, başarılarla dolu bir hayat diliyorum.


                                                               
    İZZET İLHAN


    Sonradan yatay geçişle aramıza geldin, baktım bizim hemen arkamızda oturuyorsun, böyle derslerle falan ilgilisin, bir şaşırdım tabi. Sonra yavaş yavaş kanım kaynadı, zaman oldu beraber hahsahada maçlar yaptık. Bizi kandırıp pikniğe götürüyorum diye Ağva'nın tepelerine çıkardın, sonra tam kaybolduk derken bize rehberlik yaptın. Beraber güzel vakit geçirdik, güldük, eğlendik, gel zaman git zaman kendimi bu yazıyı yazarken buldum. Nasıl oldu, nasıl geçti bilmiyorum, ama seninle arkadaşlık yapmaktan çok keyif aldım. Umarım bu arkadaşlığımız sadece okul yıllarıyla sınırlı kalmaz. Hayatın boyunca başarılı olman dileğimle....


                                                                   
ONUR AKTAŞ


    Ortak konularımızın (Eskişehir, Beşiktaş... vb.) çok olduğu bir arkadaşımsm. Senin bende benim sende hakkımız geçtiyse helal et, ben helal eltim bile. Senden çok not aldım, bazı dersleri senin sayende geçtim. Acı-tatlı üç yılı geride bıraktığımızda aklımıza çok hatıra gelecek benim, en başta aklıma gelen hatıra; bazen derslere girmediğimde "Hayrola Cihan, niye geldin?, derslere niye girmiyorsun?" sözlerindir. Hasancığım, ileriki yaşantında okuldaki hayatımız gibi güzel bir hayat dilerim sana, yollarımızın sık sık kesişmesi dileğiyle....


                                                                                                   
    CİHAN ÖZBEK


    Sınıftaki ilk ve en yakın arkadaşlarımdan biri olan Hasan; iyi ve temiz bir arkadaşımızdır. Ayrıca benim yol arkadaşlarımdan birisidir. Vapurda sık sık karşılaşırız ve bol bol muhabbet ederiz. Hasan bir Ağva'lıdır. Onun sayesinde işletme kulübü son yıllarda Ağva'ya geziler düzenlemekte ve Hasan'ı rehber olarak atamaktadır. Hasan derslerde hocalara soru sormayı, fikirlerini beyan etmeyi de çok sever. İsmet Hoca ile arasında geçen diyalogları ise unutmak mümkün değil. Hasancığım, hayatta sana başarılar dilerim.


                                                                       
CEVDET KIZIL (Zor Cevdet'ten Hasan'a)

 

   Birçok ismi vardır; "Uzun Hasan", "Ak Hasan", "Beyaz", "Otomatik Hasan"... Sınıftaki ilk ve en yakın arkadaşlarımdan biri olan Hasan; iyi ve temiz bir arkadaşımızdır. Kendisi hakkında söylenebilecek birçok şey vardır. Örneğin ingilizce konusunda hırs ve gayretine hayranım (hocalarından biri olarak da gururluyum :) Yine halısaha maçlarında attığı goller, verdiği paslar, tazı gibi koşuşu ve attığı deparlar da takdire değerdir. Kendisi biraz daha gayret ederse gol kralı Tanju'ya rakip olabilir :) Hasan çok da iyi masa tenisi oynar. Her fırsatta raketinin kurbanı olan Emin'i ve daha nice oyuncuları anar ve anlatır size. Farkla yenilirken döndürdüğü maçları anlatırken gözleri yaşarır birden :) Ah Hasanım, keşke şu masa tenisi ve futboldaki ustalığını satrançta da gösterseydin de heyecanlı maçlar yapsaydık. 4 hamlede nası aldım ifadeni ? :) Neyse, Hasan'ın bir başka özelliği de çok iyi bir analizci olmasıdır. İnsanları seyredip analiz etmeyi ve sonra da yorumlamayı çok sever. Hasan aynı zamanda koyu bir Beşiktaş taraftarıdır. Emin'e karşı Beşiktaş'ı çok savunmuş, ancak Beşiktaş son yıllarda şampiyon olamadığı için pek de konuşamamıştır. Ama olsun, Hasan büyük bir asalet örneği göstererek Galatasaray'ın Fenerbahçe'den daha iyi olduğunu Emin'e bildirerek de benim kalbimde bir Galatasaray'lı gibidir. Aferin Hasan! Zaten Galatasaray ve Beşiktaş kardeş takım, sana da her zaman kapımız açık (Galatasaraylı olursan daha iyi :) Sonracığıma Hasan ; Behlül gibi kel olmaya cesaret edemese de asker traşı ile kendini bulmuştur (Hangi kız için bu ? :) Ama Hasan'ın bu asker traşı da başımıza bela olmuş, kendisinin resmini abartısız bir ay çekememişizdir. Sürekli kameramızdan kaçan Hasan her seferinde "Böyle olmaz, şimdi olmaz, bu halde çektirmem" diyip bizi atlatmıştır (Herhalde kız yeni saç şeklini beğenmedi :) Bunlara ilaveten Hasan bir Ağvalı'dır. Ağva'nın yerlilerinden olduğu için de Ağva'yı avcunun içi gibi bilen ve her Ağva'lı tarafından selamlanan Hasan'ın sayesinde İşletme Kulübü son yıllarda Ağva'ya geziler düzenlemekte ve Hasan'ı rehber olarak atamaktadır. Aynı zamanda Hasan okulda da Ekocular tarafından baya bi tanınmış ve ünlü olmuştur. Ekocularla muhabbeti koyu olmasına karşın Ekocuları arkadan vurmamın hesaplarını yapmaktadır... Kuracağı işletme futbol takımıyla ekocuları yenmek en büyük fantezileri arasında yer alır :) Hatta bizim Hasan olayı abartıp Ekocuların sitesinde bile Ekoculara halısaha maçı için meydan okumuştur :) Hasan'ın sokak maçı maceraları da baya hatırda kalır. Nasıl kalmasın ki? Adamın tişörtünü maç esnasındaki hırstan yırtıp parçalayan futbolcular ancak Ağva'dan çıksa gerek... Hasan derslerde hocalara soru sormayı, fikirlerini beyan etmeyi de çok sever. Özellikle İsmet hoca ile arasında geçen diyalogları ise unutmak mümkün değil. Hasan aynı zamanda benim yol arkadaşlarımdan biridir. Vapurda sık sık karşılaşırız, sohbetimiz de koyudur hani... Ancak tabi Üsküdar'a geldikten sonra ben eve yürüyerek giderken Hasan taa Ümraniye'ye kadar gitmek zorundadır. Dayan Hasan, az kaldı, sabret :) Neyse Hasan, şimdi gidip biraz uyuyim :)


                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      Cevdet'ten Hasan'a (2.yazısı)

                                                          

    Hasan, İstanbul Üniversitesi'nde ilk tanıştığım kişidir kayıt sırasında. Hasan iyi bir arkadaş ve dosttur. Kendisine ihtiyacınız varsa mutlaka yardıma gelir, geri çevirmez. Derslere pek çalışmaz, finaller gelene kadar bize öğütler verir : “Oğlum bu dersten alttan alan çok kişi var, iyi çalışalım" der. Ama bize öğüt verdiği dersten kalan kendisi olur. Genelde kendisi ile bir çok konuda tartışırız. Benim söylediklerime hep muhalefet eder. Doğruları söylesem de mutlaka itiraz edecek bir bahane bulur. Kendisi ile masa tenisi maçları yaparız. Ona göre ben onu yenebilecek biri değilimdir. Kendisi iyi oynar masa tenisini, ama artık beni eskisi kadar kolay yenememektedir. Maalesef satrancı o kadar iyi oynayamaz, artık yenilmekten satranç oynamamaktadır benimle. Kendisi çok iyi basket, çok iyi futbol oynadığını söylemektedir, ama biz pek göremeyiz bunları. Ne diyeyim; kendisi iyi bir arkadaştır, umarım okul bitince unutmazsın bizi Hasan (verdiğin öğütleri senin de tutmanı tavsiye ederim).

                                                                                                        Emin Açıkgöz (2.yazısı)