BEHLÜL, HASAN'I DA KENDİNE BENZETTİ...

Kütüphane'ye uğradığımız günlerden birindeyiz... Yalnız bu kez üçümüz de birlikteyiz kütüphanede. Hangi üçlü mü? Ben, Behlül ve Hasan. Ben oturdum; ingilizce çalışıyorum kütüphanede, bi ara bunalarak etrafıma bakim dedim... İşte karşılaştığım manzara... Hasan öyle çalışıyor, öyle çalışıyor ki neredeyse kitabın içine düşecek! "Bi de bana inek diyor, adama bak!" dedim içimden... İşte görüyorsunuz, haksız mıyım???

Ben yine biraz çalıştım, fakat yine dinlenmem gerekti. Etrafı kolaçan ederken gözüm yine bizim Hasan'a ilişti... Hasan durmak, yorulmak bilmiyor! Öyle hırs ve şevkle çalışıyor ki gözleriniz yaşarıyor...

Ben samimi söylüyorum, yine çalışmamı sürdümdüm. Fakat yine yorgunluk belirtileri ile karşılaşınca dinlenim dedim... Lakin kütüphanedeki herkesin yüzünde de yorgunluk belirtileri görülmeye başlamıştı... Ama, Hasan çalışmaya aşıktı. Gölgelerin arasında hiç pes etmeden çalışan bir insan portresi herkesin dikkatini çekmişti...

...Ancak sonuçta o da bir insandı, çalışma aşkıyla yanıp tutuşan bir işletme öğrencisi olsa da onun da duyguları vardı... Peki neydi Hasan'ı bu çalışma aşkından aniden alıkoyan? Ben de çok merak etmiştim... Ve Hasan'ın sol tarafına "çok büyük bir dikkatle" baktığını hemen keşfettim...

Bir kızdı bu, evet bir kız... Kütüphaneye yalnızca çalışmak için gelen, etrafta Hasan gibi aç kurtların olduğunu tahmin edemeyecek kadar saf olan bir kız arkadaş... Nerden bilsin Hasan'ın radarına yakalanacağını??? Eee, Behlül'le gezen Behlül gibi olur, artık Hasan da kütüphaneye çalışmaktan başka amaçlar için gelecekti...

Webmaster'ın Notu: Üzülme Hasan, sen o gün bu kıza karşı çok çekingen davranıp elinden kaçırdın, ama merak etme... Ben kızı iyice analiz ettim, yazısı baya güzeldi. Gelecek sefere onu bulacaz, sen hemen "yazınız çok güzelmiş" diyip söze başlıycan, sonra da ard arda iltifatları sıralayınca zaten kız hemen kendinden geçecek, kız milleti böyledir, iltifattan hoşlanır, bak gör, dediklerim çıkacak :) Önemli olan olayın başı, arkası gelir :) Hem bak o da senin gibi baya inek, tam sana göre işte :) Birlikte kütüphanede hergün sabahtan akşama kadar çalışırsınız :) Olur da sen yine utanırsan, nasıl olsa kız kütüphaneye ingilizce çalışmak için de gelmeyecek mi... Tamam işte! Ben kıza öğretme ve yardımcı olma ayağı ile yaklaşıp sonra da seni tanıştırırım, gördüğün gibi bi sürü çözüm yolu var :)