İREM ATAÇ

 

İrem'le tanışmamız bu üniversiteye geldiğimde sınıfla beraber yaptığımız bir gezi sırasında olmuştu. Bir televizyon programında seyirciydik. Kendisini tanıdığım kadarıyla çok çalışkan ve cana yakın biridir. Samimiyeti ile herkesin sevdiği biridir ve arada bir de olsa genelde birşey sormak için arar veya mesaj çeker. Bu yönden de vefalı biridir. Arada bir espriler yapar (pek komik olmasa da )) :) Genelde neşeli ve gülen yüzlü biridir. Bir keresinde hep beraber sinemaya gittik, aramızda Sezin ve İzzet de vardı. Ben İrem'in yanına oturmuştum. Film pek sıkıcı olmasa da bir ara baktım ve İrem'in uyuduğunu gördüm. Yani demek istediğim, ilk defa sinemada uyuyabilen birine rastlamıştım ve de o da İrem'di. Neyse, umarım İrem hayatın boyunca neşenden ve esprilerinden bir şey kaybetmezsin. Sevgilerimle...

                                                                                                      Emin Açıkgöz

 

      İrem arkadaşımız hakkında söyleyenebilecek o kadar çok şey var ki... Öncelikle kendisi son derece iyi, son derece arkadaş canlısı, son derece tatlı ve sevecen bir arkadaşımızdır. Etrafta kendisini görünce insana bi moral gelir, çünkü o temiz yüzü her zaman güler. İrem gerçekten de herkese karşı çok güleryüzlüdür. Umarım hep böyle mutlu olur. Çünkü eminim ki İrem'e asık surat hiç yakışmazdı. Bu arada İrem deyince aklıma bizim okuldaki ilk günlerim de gelir. Daha okulda çok yeni olduğum günlerde bana selam veren, benimle her zaman muhabbet edip yalnızlığımı alıp götüren, son derece yardımsever bir arkadaşımdı İrem (tabi hala öyle)... İrem, o kadar iyi kalplisin ki Bursaspor Cimbom'u 5-0 yendikten sonra bana takılıp gülmenden dolayı bile sana kızamıyorum. Başkası olsa o kızgınlıkla kendimden geçerdim, ama sana bişey diyemiyorum :) Eee, buradan da anlayabileceğiniz gibi İrem bir Bursa'lı... Bursa'lı olması dolayısıyla kendisinde anı çok :) Hele hele o anılardan çoraplı olan ve cüzdanlı olanı unutmak mümkün mü? :) Aslında biliyorum, hiç gülünecek şeyler değil, ama kendime hala hakim olamıyorum :) Özellikle tramvayda anlattığın o anılarını asla unutmayacağımı bilmeni isterim :) Hemen İrem'in bana vapurda yaptığı sınavlardan da bahsedeyim... İrem, o kadar İngilizce sınavlarına girdim, Türkiye 7.si bile oldum, ama senin kadar kazık soru soran daha başka bi otoriteye rastlamadım :) O gün beni moralman çökerttin, sen sakın ingilizce hocası olma, çaktırırsın herkesi sonra :) Son olarak İrem'cim, senin için en büyük arzum gelecekte kimsenin kalbini kırmaması, çünkü sen gerçekten de kalbi kırılmaması gereken melek gibi bir insansın. Gelecekte de buluşmak, seni mutlu ve gülerken bulmak dileklerimle...

                                                                                                          Cevdet (G.S.)

 

    Belki anlatmaya ikimizde aynı yerden başlayacağız. Üniversite hayatımıza ilk gün beraber sınıf arayarak başlamıştık, tabii ki daha sonrasında paylaşımlarımızı arttırdık. İkimizde İstanbul’a üniversite için gelmiştik ve İstanbul’daki hayatımıza yurtlarda başladık. Pek çok özelliğimiz benziyordu ve hayatımızda bazı kesişen noktalar vardı. Belki bu yüzden birbirimizi  daha iyi anladık, daha çabuk yakınlaştık. Daha ilk haftalardan sanki önceden beri tanışıyor gibiydik. İstanbul’un ilk keşiflerini beraber yaptık. (Tekrar ilk yıllara  dönebilmeyi isterdim). Güzelliklerin yanında kaygılarımızı da paylaştık. İyi niyetin, güleryüzün ve pozitif diğer özelliklerinle benim  karamsarlığımı götürdün. Madem hayal kuruyoruz, kurmuşken en güzelini kuralım diyerek bütün yaratıcılığını kullandın. Geçmeyen vakitlerde esprilerinde (kötü de olsa) bizi güldürdün. Daha yapacak çok şey var, unutma! Umarım İstanbul’dan fazla uzağa gitmezsin ve hayallerin kurdukların gibi gerçek olur ve umarım dostluğumuz hep daha iyiye gider.

 

ARKADAŞ

Birini arıyordum

Arkadaşlığı bilen.

Onu yaşayan ve benliğinde hisseden

Bir dostluk arıyordum

Zamanla yıpranmayıp gelişen;

Ve geçen zamanla büyüyen,

Ona kavuştum derken...

Zaman geçti,

Dostluğumuz büyüdü...

İkimiz beraberdik

Dostluğun gölgesinde

İşte arkadaş

Seni buldum...

Kaybetmekten de korkmuyorum

Biliyorum ki geçen yıllar

Buna izin vermeyecekler,

Sen uzaklaşmak istesen de

Onlar seni bırakmayacaklar... (Kankime)

                                                    SEZİN

 

    Hayatımdaki gelişmeleri an be an bilen yol arkadaşımsın sen benim, çok şey paylaştım seninle. Kolay değil içini açmak insanlara bilirsin. Sen öyle sevgiyle ve art niyetsizce dinledin ki beni iyi niyetine şaşmamak elimde değil. Nadir karşılaşılır bu nitelikte insanlara o yüzden karşılaşınca da öyle sımsıkı sarılmalısın ki kaçıp gidememeli ellerinin arasından. Yollar ayrılsa da arada bir Beyazıt-Merter hattından otobüse binelim, Sultanahmet’te çayımızı içtikten sonra, istersen de Tramvayda olur? Belki ben de seninle Merter’de inerim ve alışveriş yaparız, her şey öyle keyifli ki seninle. Çok şey anlattım sana, bazen teselli etmenin bile anlamsızlaştığı şeyler. Zaman zaman konuşarak, bazen de susarak hafiflettin yükümü. Hakkımda çoğu şeyi bilmen de kolaylaştırıyordur işini, ileride şantaj yapmazsın di mi? Hayatımın her dönemindeki her insanı biliyorsun, kiminin boyu, kiminin saçı, kiminin ukalalığı ve kimininse burukluğu... olabildiğin her an yardımcı oldun. Kime güvenirdim ki öyle kolayca ve hesapsızca? Tek ben değil sen de benimle çok şey paylaştın. Sen de bilirsin en büyük gizleri paylaşmanın zorluğunu. Biz birbirimize o en gerekli şeylerden birini, güveni vermiştik. Paylaştığımız gizlerin gizlenemeyeceğine  dair –en azından benim- hiç şüphem yoktu. Bursa’ya  davetini bir gün muhakkak değerlendireceğim. Seni bir de kendi şehrinde görmeliyim. Belki arada havası-suyu yüzünden farklı bir İrem görürüm, o İrem’le de vakit geçirmek keyifli olacaktır. Kesin görüşeceğimiz için veda sözleri etmiyorum, senin için en iyi şeyleri diliyorum, sevgiler...

        BEYHAN

 

    Daha üniversitenin ilk senesinin başında, kimseyi tanımıyorken mor gömlek giymiş şeker mi şeker bir kız gördüm. Sonraki  dört yıl boyunca bu ilk intibam hiç değişmedi. Bilakis daha da perçinlendi. Ne kadar samimi, dürüst, yardımsever ve olgun biri olduğunu anladım. Bir  derdiniz mi var söyleyin İrem’e hemen bir çözüm bulsun. Sanırım hayatımda ilk ve son defa  davetsiz misafir olmuşumdur birine. Şöyle bir geçmişe  dönüyorum da Tatilya, Spica ve hatta Aiesec sınavı gibi yanyana olduğumuz anlarda hem eğlendik hem de  dertleştik. Sınıfta sürekli yanyana olmasak da konuşmaya fırsat bulduğumuz zamanlarda her zaman seni karşımda o sıcak kalbinle gördüm. Öğrencilik hayatı bitti artık ve senin iş yaşamında tüm hedeflerine ulaşmanı ve başarılarını bana anlatmanı isterim. Ömür boyu mutluluklar.

        ASLI

 

    İrem benim için sınıfımızdaki özel kişilerden birisidir. Neden mi? Çünkü ben kimseyi tanımıyorken ilk tanıştığım kişilerden biri olmasıdır. Samimi, cana yakın olması onunla arkadaşlığımızı daha da geliştirdi. İrem sınıfımızın çalışkan, akıllı kızlarından biridir. Genelde hep sınav önceleri arayıp sonra da vefalıdır. Sevdiğim özelliklerinden biri de o güzel esprileridir. Hayatın boyunca neşenden, esprilerinden bir şey kaybetmemen dileğiyle gülen yüzün hiç solmasın.

        EMİN (2.yazısı)

 

    Birlikte geçirmiş olduğumuz bu dört sene, yapmış olduğumuz arkadaşlık ve tatlı sohbetler için teşekkürler. Umarım hayatın boyunca tüm dileklerin gerçekleşir.

        GÜLDEN & YELİZ

 

    Kopuk bir arkadaşlığımız olmasına rağmen Bursalı olduğun için en kötü benim gibisindir : ) Dört yıl süresince umarım benimle ilgili olumsuz bir düşüncen olmamıştır. Seninle konuşurken kurduğum cümleler şaka mıydı gerçek miydi ben bile ayırt edemiyorum. Böyle bir durum beni de çok zor durumlara düşürüyor. En büyük korkum bu tavrımla nikah memuruna da inandırıcı gelememek neyse böylesi daha iyi. Sana başarılar görüşebilmek dileğiyle...

        ERDAL

 

    Bugüne kadar ne birini kırdığını gördüm ne de birine kırıldığını... Senin için “iyilik meleği” dersem herhalde abartmış olmam! Hafızamda hep şirin ve sevecen biri olarak kalacaksın... Kendine çok iyi bak, çünkü çevrendeki insanların sana her an ihtiyacı olacak, görüşmek üzere... Sevgilerle.

        ENGİN

 

    Bursa’nın kestane şekeri,

    Paylaştığın dostluğun, dürüstlüğün için çok teşekkürler. Seninle geçen okul yıllarının güzelliklerini umarım mezuniyet sonrasında sürdürebilme imkanı buluruz. Geleceğin sana mutluluklar getirmesi dileklerimle.

        İZZET

 

    Ayrılık rüzgarının estiği şu  dönemde, bu rüzgardan etkilenen duygu ve düşüncelerimin ve en önemlisi kalemimin yoğun muhalefetiyle karşı karşıyayım. Bu yazıyı yazdığım mekan ve zaman duygu selinin hakim olduğu bir ortam. Seninle ilgisi yok ki bunu sen de çok iyi biliyor ve anlıyorsun. Seninle paylaşımlarımız ve birlikte geçirdiğimiz zaman kısıtlı da olsa unutmayacağım arkadaşlarımdan biri olacaksın. Her zaman dürüst, içten, samimi olduğun gibi bundan sonra da böyle kalman dileğiyle, hep mutlu ol.

    Son olarak “Yalvarırım şimdi git de

    Yıllar önce gel.”

        ERDOĞAN