M. MERT BÜYÜKUYGUR

 

   Mert, benim sınıfta en sevdiğim arkadaşlarımdan biridir. Sessiz, sakin ve ağırbaşlı kişiliğinin altında bir hazine yatar. Çünkü kendisi bu denli sessiz ve sakin olmasına karşın hayatımda gördüğüm en iyi insanlardan biridir. Onun karakteri öyle ilginçtir ki insanlarla genelde çok az konuşmasına rağmen çok çabuk arkadaş edinebilir. Bu sebeple de birçok arkadaşı vardır. Yardımseverliği ve iyi niyeti onu çok değerli bir arkadaş yapar.Şunu söylemem gerekir ki benim hislerim çok kuvvetlidir... Bir insanın yüzüne, gözlerine ve sözlerine bakarak benim hakkında gerçekten ne düşündüğünü anlarım... Hakkımda ne düşündüğünü de herşeye rağmen çok iyi bilirim...Ve Mert...Sen içinde saf iyilik olan ender kişilerden birisin. Özellikle sınıfa ilk geldiğimde evvela nereden geldiğimi sorarak benimle muhabbeti kuran ve arkadaşlığımızı başlatan sensin. Yalnız olduğum günlerde ilk arkadaşlarımdan biri olup bana destek olduğun için çok teşekkürler (ZOR_Cevdet unutmaz :) Derslerde hocaların anlattığı herşeyi noktası vürgülüne yazışını, defter sayfalarını bir fotokopi makinasından daha hızlı tüketişini, Galatasaray , sınav ve yol muhabbetlerini de hiçbir zaman unutmayacağım. Haksız yere kırmızı kart görüp Pazarlama Araştırması dersinden çıkarılışını da gülerek anımsayacağım. Hakem yanlış gördü, kesinlikle haksız bir kırmızı kart, o yüzden üzülme. Benim tek üzüldüğüm nokta 1998-2002 yılları arası hocaların "günaydınları" dahil İstanbul Üniversitesi tarihini bir ders noksan olarak senin defterlerinde bulacak olmamız :) Sahara da üzgün tabi, çünkü senin defterini çektirecekler şimdi adam başı 20 sayfa daha az çektirecek :) Gitti paralar :) Neyse Mert, birazdan senin Kadıköy vapuru da kalkar... Her zamanki gibi geç vapurun arka tarafına, bir yandan sigaranı tüttürürken rüzgarda; diğer yandan da çayını yudumla. Sıcak ve çıtır çıtır simidin de sırasını beklerken Üsküdar'a bi an bak ve beni hatırla... Çünkü seni her zaman anılarında yaşatacak ve başarılarının devamını ümit edecek bir arkadaşın orda olacak...

                                                                               Cevdet (M7'nin orda tanıştığın arkadaşın)

 

    Sınıfımızın en başarılı öğrencilerinden birisidir. Bu bölümde ilk tanıştığım kişilerin başında gelir. Bana bir çok konuda yardımı dokunmuştur, özellikle ders konularında. Kendisiyle bir çok kez ders notu alış verişi yaptım. Mert arkadaşım dersten sonra devamlı eve gider, fazla bir sosyal etkinliğe katılmaz. Fakat gezmeyi çok sever. Kendisini bir keresinde Ağva’da gezerken gördüm ve çok şaşırdım. Çünkü Ağva benim memleketimdir ve Şile’ye bağlı küçük bir beldedir. Ben bir Ağvalı olarak kendisini gezdirdim, orada birlikte çay içtik, muhabbet ettik. Dünya küçüktür bir gün yine bir yerlerde karşılaşırız değil mi Mert? Sana üniversite sonrası hayatında başarılar dilerim.

        HASAN AK

 

    Sınıfımızın en iyi niyetli, dürüst, ağırbaşlı, kimsenin işine karışmayan ve benimde en iyi arkadaşlarımdan birisidir Mert. Hiç kimseye hayır diyemeyen bir kişiliğe sahiptir. Seninle gezme mahiyetinde hiçbir ortamda bulunamadık ama sınıfta yaptığımız muhabbetleri, şakaları, araba hakkındaki yorumlarımızı, koridor arası gezintilerimizi, fotokopicide geçirdiğimiz vakitler hiç aklımdan çıkmayacaktır. Senin sınav öncesi stresli tavrın ve sınav sonrası bu stresinin iki katına çıkması beni hep heyecanlandırmıştır.

    Dostum unutma ki sen hep okul hayatında başarılıydın ve bu başarının okul sonrasında da devam edeceğine inanıyorum. Dileğim bu dostluğumuzun zaman geçtikçe unutulmamasıdır.

        BARIŞ ÖZTAŞ

 

    Mert Mert’e;

    Çoğu insan sahip olduğu ismin özelliklerini taşımaz. Çoğusu bunun farkına bile varmaz. Ama bu Mert için geçerli değildir. Mert; sözünün eri, dışarıdan soğuk ve ciddi gözüken ama onu tanıyanların sıcak, sevecen ve konuşkan biridir dediği türden bir insandır. Çok ince esprileri, yerinde ve oturaklı tavırlarıyla dikkati çeken, her zaman sohbetlerin içinde olan biridir. Arkadaş seçimi incedir ama sağlamdır. İnsanı yarı yolda bırakmaz hiçbir zaman. “Tamamdır” dediyse bilin ki o iş bitmiştir. Ama bu tamamdırı da herkese söylemez. Bazı kuralları ve prensipleri vardır.

    Belirtmeden geçemeyeceğim iki şey daha var Mert hakkında. Birincisi bana sınavlarda yardım eden o teyp kaydı gibi notları, ikincisi de sıkı Galatasaraylılığı. (Daima sevgiyle kal!) Başarı hak edenlerindir, sende hak edensin!

        ONUR AYDIN

 

    Mert’e

    Ekim 98  dün gibi aklımda. Sıcak ve nemli bir İstanbul gününde elinde sigarayla sınıf kapısında gördüğümde işte “o” dedim. İlk görüşte anladım, Mert’le güzel günlerin geçeceğini ama Mert beni hep şaşırttın. Mert kardeş çok ciddisin bir. Dersleri çok önemsiyorsun iki, bırak oğlum relax ol. Bir kere de derse geç gelsen, bir kere de sınavı kaçırsan, bir kere de ödev vermezsen çok şey kaybetmezsin. Ama olan oldu. Boşver, bitti ya nasıl olsa bu okul. Bunu da ekleyim. Yemin ediyorum ne zaman Kadıköy vapuruna binsem aklıma geliyorsun. Vapurda çay içerken de hep seni hatırlayacağım gibi... Hayatta başarılar...

        ÖMER TÜRKMEN

 

    Mert

    Her sabah uyanan bir dünya değil, milyonlarca dünya, kaç insan gücü ve zekası varsa, o kadar dünyadır.

    Dört sene boyunca belki de sınıfta en çok bana yardım etmişsindir, sen olmasaydın kimbilir kaç dersten kalırdım, kim bilir okulum kaç sene uzardı. Arkadaşlığımız daha çok ders çatısı altında sürdü ve sürüyor; belki gökkuşağındaki hakim ton hep dersler ve sınavlar oldu ama benim en temelinde, öncesinde ve kökeninde amaçladığım sınıfın en farklı dünyalarından birini keşfetmekte. Bulduğum ise sıcak bir yürek ılımlı uyumlu bir duruş ve olgun oturmuş bir kişilikti. Ders gibi ciddi gözüken konularda tedbirli ve heyecanlı olma halinden hiç vazgeçmedin, çalışkanlığın ve işkolikliğinle ilerde bir çok kapıyı açacağından hiç şüphem yok.

        SERDAR ALPER

 

    Mert’e

    Yatay geçişle aranıza katıldığımda bana göstermiş olduğun dostluk, kardeşlik, sevgi ve ilgiden dolayı sana sonsuz teşekkür ederim. Benimle ders notlarını paylaşarak sınavlarda iyi notlar almamı sağladın. Bana yaptığın şakalarla seni hatırlayacağım  diyorsun! Benim için bu cümleler çok şey ifade ediyor. Sana samimiyetimle söyleyebilirim ki bu sınıfın en delikanlı adamısın. Mert’le yıllık sayfalarına sığmayacak kadar anılarımız vardır. Ama biz bunları yüreğimizdeki gönül sayfalarımıza yazdık.

    Son olarak “Yalvarırım şimdi git de Yıllar önce gel.”

        ERDOĞAN

 

    Mert’i görünce yüzümde ufak bir gülümseme, içimde tanıdık, güvenilir bir dostun bıraktığı sıcaklık olur. Bilirim ki onun yanında rahat olabilirim, ona güvenebilirim, ondan yardım isteyebilirim. Okul bitiyor bir bilinmeze daha koşuyoruz, belki seni eskisi kadar sık göremeyeceğim ama dostluğumuzun bir ömür boyu süreceğinden eminim. Vapur muhabbetlerimizi, senden tek sigara otlanışlarımı, sınavlar sonrasındaki sınav kritiklerimizi yıllar sonra da yad edeceğimizi şimdiden iliyorum. Hayatta her şeyin istediğin gibi olmasını dilerim.

        İZZET İLHAN

 

    Mert

    Dostum seninle M7 sınıfında tanıştım ve sen ismin gibi gerekten mert bir insansın. Hapishanedeki insanlar şöyle  derler: Koridorlar uzun olmalıdır; çünkü atılan voltalar zamanın törpüleyicisidir. İşte biz de seninle koridorlarda zamanı böyle törpüledik. Benim fotokopi kaynağı arkadaşım. Aldığım her sınav sonucunda senin notlarının büyük etkisi olmuştur. Fedakarlığın için, beni her zaman dinlediğin için ve daima arkadaşım olduğun için çok teşekkür ederim. Bundan sonraki yaşamında başarı ve mutluluklar dilerim.

        BEHLÜL Kod Adı: ŞEREF

 

    Mert

    Seni nasıl anlatsam. Mertciğim, karıncayı bile incitmeyen, gönlü arkadaş sevgisiyle dolu olan birisin. Notlarını istediğimde ağzından hayır lafını duymadığım arkadaşım. Mert ya sana şu okulda çakır gözlü bir kız bulamadık. Ne yapalım kısmet değilmiş. Sana hayatta ve iş yaşantında mutluluklar ve başarılar dilerim. Hayatının her anı gönlünce sigaranı tüttürerek geçirmen dileğiyle.

        CİHAN