ÖMER TÜRKMEN

 

        Okulda son olarak birlikte gerçekleştirdiğimiz icraat, Türk futbol tarihi adına gerçekten önemliydi. Ancak şunu da belirtmeliyim ki ben senin sınıfta UNİFEB formları dagıtmana kıllandım aslında. Oğlum burası egitim yuvası, öyle işlerinizi boyle ciddi bir kuruma taşımayınız lütfen.

            Ömer'ciğim bu arada senin icin Çapa’nın kütüphanesinde geçecek günler yaklaşıyor. Ulan hakkatten bir yıl aynı mahallede oturduk ,ne o uyuz tıpçıların kütüphanesinde, ne de İnadiye Baba türbesinin oralarda karşılaşmadık. Neyse umarım bundan sonra sıkca karşılaşırız.

                                                                                                                             FERHAT

 

                Sevda yollarında hep birlikte yürüdük

                Beraber güldük ama ayrı ayrı ağladık

                Sen bendin,ben de sen

                Hüzünlü bitti ama herşeye rağmen yaşanmaya değerdi

                Sen beni yazamazsın ,ben de seni

                İşte bu tarafıydı hayatın en güzeli   

                                                                              Toprağın ERDOĞAN

 

                Ömercik'e

                Eskişehirdeyken beni ziyarete gelip, bana kitap hediye ettiğin zaman bana gerçekten değer verdiğini anladım. Bu yazılarda kimsenin özelliklerini sıralamıyorum. Karakter tahlili de yapmıyorum. Seni ben kendim tanıdım, benim tanıdığım Ömer'i başkaları ne yapsın?

                Yazı kısa ama hayatın uzun olduğunu biliyorsun. Sana ne değer verdigimi zamanla anlayacaksın. İspatlarını yaşayarak göreceksin.

                                                                                                                             GÖKHAN GÜLFİDAN

 

                Beraber dört sene ne kadar çabuk geçti di mi? Bu kadar çabuk geçmesinde sanırım güzel ve eğlenceli geçmesinin büyük etkisi var. Sınıf kapısının önünde yaptığımız hatun geyikleri, İsmet Mucuk'un dersindeki geyiklerimiz, müthiş FENERBAHÇE stadındakı muhabbetler...Bunlar sadece şu an aklıma gelenler. Üniversite hayatım boyunca beni yalnız bırakmadığın icin sağol. Bundan sonra da böyle sürmesi dileklerimle...

                                                                                                                              UTKU

 

                Yüce Defansçı'ya

                Bir kere Ömer'in en sevdiğim özellikleri çok sıcakkanlı ve arkadaş canlısı olması, esprili ve şakacı oluşu, şu dünyayı benim gibi pek takmaması olarak nitelendirilebilir. Tabi anlattığı o enteresan hadiseler de insanı gülmekten öldürür. Önceleri bu olayların gerçek olduğundan şüphe etsem de, sonradan harbi doğru olduklarını öğrenince hayret ettim doğrusu. Neyse, Ömer'in bir başka özelliği de ileri derecede matematik kafasına sahip oluşudur. Dersleri pek takip edip iplemese de çok az çalışarak başarılı olabilen bir arkadaşımızdır. Özellikle de şu sayısal derslerdeki başarına hayranım, aferim Ömer...

                Ömer'in özellikleri bunlarla da bitmeeeez... Sınıfın neşesini artıran bir kişiliktir. Aynı zamanda da bir halısahacıdır bizim gibi. Halısaha maçlarında maç içinde her mevkide  oynar. Bir benim kaleciliğe göz dikmediği kaldı. Ama yine de asıl mevkisi defanstır (Mustafa Doğan tarzı, 4 numara). Bu  arada bu yıl daha iyi kopya çekiyon. Pratik zekanla hocaları da atlatıyosun artık. Unutmadan söyleyeyim, senin Çapa tayfasıyla tanıştığıma da memnun oldum. Kebapcı abilere de selam.

                Daha nice maçlarda gorüşmek dilegiyle...

                                                                   Ailenizin webmaster'ı CEVDET KIZIL

 

                Es-Es'liye

                Kendisi aslen Emirdağlı’dır. Ben Eskişehir'den yatay geçişle geldiğim için Emirdağlı'lara karşı biraz daha ilgim vardır. Neyse... Ömer tam bir muhabbet adamıdır. Onun yanında insan gülmekten ölür.Ömer arkadaşım, hayat boyu neşeni kaybetmemeni dilerim.

                                                                                                                              HASAN AK

 

                Sevgili Ömer

                Abicim sen akıllanmazsın ya da Fenerlilerin tümü akıllanmaz. Ne var bu kadar bizi kıskanmak , bizim gibi davranmaya çalışmak, yıllarca ezilmişlik duygusuyla yaşamak.

                Sen Fenerbahce'nin en kötü zamanında, biz uefa kupasını almışken dahi Fener atkısı takacak kadar sadık bir taraftarsın benim gözümde. Kombili evde oturuyorum dedin, geldik sana az daha zatürre olacaktık soğuktan. Kadıköy'e sırf traş olmak için berbere gidiyosun. Helal sana koç fenerli...

                Ensenin naturelliğinin bozulmaması temennisiyle...

                                                                                             ONUR AYDIN

 

                Arka sıraların espri makinası arkadaşım. Pazarlama dersinde söylediklerinin kaynağını televizyon programları olarak göstermen çok güzel. Buradan ekonomiyi interaktif bir şekilde takip ettiğin sonucu çıkıyor. İyi bir olay. Takdir ediyorum. Ulan sen de olmasan bu pazarlamanın tadı mı çıkar be?

                Neyse kardeş, bundan sonraki hayatında başarılar ve mutluluklar dilerim. Allah'a emanet ol...

                                                                                                                                 Behlül, Kod Adı: Şeref

 

                Ömer,

                Seninle tanışıklığımız 98’e dayansa da son iki yılda samimi olduk. Sen her yönüyle mukemmel bir insansın. Ama bir hata yapıyorsun ki o da Fenerbahçe'yi tutman. Seninle Kadıköy vapurundaki anılarımızı asla unutamam. Seninle ortak yanımız senin de benim gibi sabahları erken kalkamaman. Oğlum sen ne zaman sabah 9 daki derse gelicen? Sen aslında benim kader arkadaşımsın. İkimiz de okul boyunca maliyetten cok çektik. Seninle okul etrafında turlayışlarımızı da unutamam. Ayrıca tesadüf müdür bilmem, seninle hep aynı derslerden büt sınavlarına girdik. Seninle arkadaşlığımızın okuldan sonra da sürmesini diler, hayatın boyunca mutlu kalmanı dilerim.

                                                                                             MUSTAFA MERT BÜYÜKUYGUR

 

                Arkadaş seninle üç sene ne çabuk geçti. Keşke şimdi seninle ikinci sınıfta olsaydık. Ne iyi olurdu di mi? Yanlış otobüse binmemizi, bana kızınca "ulan cihan" lafını soylemeni unutmayacagim. Dilediğin istekler hep seninle, dertlerin de senden uzak olması dileğiyle. Unutma beni arkadaş.

                                                                                                                              CİHAN

 

                 Ömer,

                Sınıfımızın ciddi anlamda en delikanlı kişilerindendir. Harbi iyi adamdır. Bir o kadar da çapkındır. Kendisine okul hayatım boyunca bazı konularda yardımcı olmaya calıştım. Umarım ileride bu konuları kullanırsın. Ama unutma, senin gibi bir arkadaşa sahip olduğumuz için şanslıyız. Küçükköy'ün bir numaralı taraftarı olan Ömer, foto muhabirliği ile de meşhurdur. İleride görüşürüz...

                                                                                              TUNA KENAR

 

                Beraber dört sene geçirdik seninle. Ne çabuk gecti yıllar. Kütüphanede ders çalıştığımız günleri hatırlıyorum da hep hüzünleniyorum, sanki o günleri bir daha hiç yaşayamayacakmışız gibi. Ama hayat devam ediyor. Kim takar dersi ? Önemli olan dostluğun sürmesi, öyle değil mi? Fenerbahçe muhabbetlerinle ve boynundan hiç çıkarmadığın o atkınla gündeme daima damganı vurup, gönlümde taht kurdun. Sen var ya sen anlatılmazsın oğlum cümlelerle. İnan ki yazdığım yazılar içinde seni anlatacak kelimeleri seçmekte o kadar zorlandım ki... Kendine iyi bak dostum. Dostluğumuzun baki kalması dileğiyle.

                             FATİH DUNDAR

 

                Ayrılmaz bir ikili gibiydik ama hep ayrıydık. Yakın gözüküyorduk ama hep uzaktık. Hem çok iyi anlıyorduk birbirimizi hem de hiç. Daha ne diyeyim, hayatın bütün çelişkilerini yaşatıyorduk aramızda. Bütün bilinmeyenleri, bilindiği halde çözülemeyen ben değil hayatın kendisiydi aslında. Ama gerçekte çözülemeyen bir şey yoktu ortada. Gerekli olan tek şey yokuş çıkmaktan ibaret olan hayat yolunun bizi sürüklediği Kayalara, değişimin getirdiği korkuyu bütün soyutluğuyla üzerimizden atabilmekti, bunların farkına varabilmek icin. Ben bu korkuyu attığıma inandım ya da yanıldım. Sen ise bunun gerekliliğine hiç inanmadın ya da sen de yanıldın. Herşeyin o engin denizlerden daha engin, yüce dağlardan daha yüce, gönlünce olması temennisiyle.

                               "İkimiz de bir boydayız

                                Biz delikanlıyız"

                Söz sultanı sanki zaman perdesini aralayıp bize seslenmiş, öyle değil mi?

                                                                                                                 ADEM

 

                Arayışlarındı seni ayakta tutan. O bulduğunda seni mutlu edip ayakta tutacak olan şey miydi sevdiğin, yoksa yalnız aramak mı hoşuna gidiyordu? Yıkılmaz doğrularınla tanıdım seni ve dort sene sonunda o doğruların ayakta olduğunu görmek gerçekten güzel.

                Usta manevralardı seninkiler. Aklından geçenleri bilmek için söylediklerini dinlemek yetmezdi, hareketlerini takip şarttı.

                İyi; olduğun gibi görünmek ve bildiğin doğruları yaşamakmış. İnandığın doğruların gerçekten en doğru olduğunu ögrenmek ise en büyük başarı. Senin kendini yaşamanı ve ödünsüzlügünü hep tasvip ettim. Mutabık olduğumuz doğruların da gerçekten en doğru olduklarını öğrendiğimizde en büyük başarı bizim olacak.

                Bazıları şanslarını kendileri yaratır. Bazılarıysa doğuştan şanslıdır. Sen doğuştan şanslısın, belki de tohumun çok iyi. Hayattaki güneşini, suyunu, rüzgarını hep yanında buluyorsun. Sanırım vermeyi bildiğin için veren en büyük el de sana bunları veriyor. Eksilmekten korkmadığın icin hep taşıyorsun.

                Aradığın herşeye bir bir sahip olacağına inanıyorum. Bilmediğimse bunların seni mutlu edip etmeyecegi. Hedefi her buluşunda cebimdeki cetelene bir artı koyacağım. Bu ceteleyi de sen isteyinceye kadar cebimde taşıyacağım.

                                                                                                     VOLKAN KAYA

 

                -Hapşuuuuooooooooo!!!!!

                -Hay senin...

                Bu diyaloğu sanırım sadece sen duymuştun derste. Halbuki çok fazla bağırmıştım. Neyseki hoca duymadı. Hatırlarsan bir gün okulda resim çektirirken Fenerbahçe atkısını üzerime koymuştun. Ben de farkına varamadığım için resimde Fener atkılı çıktık. Aman sağlık olsun seni mi kıracağız. Fenerbahçe de güzide bir kulübümüz. Küçükköyspor'un muhabiri gibiydin, deplasmanlara bile gittin. Hatta biz final maçına geç kalmıştık, sen polise fotocu ayağı yapıp bizi içeri almıştn, Vallaha bravo...

                İsmet Hoca'nın dersine geç girince bir kaç soruyla karşı karşıya kalmıştık, gerçi cevaplamadık ama İsmet Hoca  "Kaynak Göster" deyince baya bi şaşırmıştık yani. Neşeli olmayı seven, temiz, iyi niyetli bir insansın. Yüzünde de bunu görmek mümkün. Espriyi ve gülmeyi seviyorsun. Okul boyunca kimseyle hırgür yaşadığını görmedim. Çünkü olumlu bir insansın. Halısahada da şahane maçlar çıkarttığımızı da belirtmeden geçemeyeceğim. Okuldan sonra başarılı bir iş hayatının olacağını düşünüyorum. İnşallah herşey istediğin gibi olur. Hoşçakal...

                                                                                                                                       GÜNAL

 

                 Benim Ömer ile tanışmam site, halısaha maçları ve tabi ki Erdoğan vasıtası ile oldu. Sınıfa biraz geç geldiğim için Ömer'i tanımakta aslında hayli geciktim. Bu yüzden de kendimi baya şanssız hissediyorum. Çünkü önceleri sıradan bir çocuk olarak gözüken Ömer'i tanıdıkça daha da keşfettim. Bir kere Ömer'in en sevdiğim özellikleri çok sıcak kanlı ve arkadaş canlısı olması, esprili ve şakacı oluşu, şu ölümlü dünyayı benim gibi pek takmaması olarak nitelendirilebilir. Tabi anlattığı o enteresan hadiseler de insanı gülmekten öldürür. Önceleri bu olayların gerçek olduğundan şüphe etsem de sonradan harbi doğru olduklarını anlayınca hayret ettim doğrusu. Neyse, Ömer'in bir başka özelliği de ileri derecede bir matematik kafasına sahip oluşudur. Dersleri pek takıp iplemese de çok az çalışarak başarılı olabilen bir arkadaşımızdır. Özellikle de şu sayısal derslerdeki başarısına hayranım, aferim Ömer :) Ömer aynı zamanda sınıfın neşesini artıran bir kişiliktir. Özellikle de arka sıralarda Erdoğan ile tezgahı kurarlarsa tamam...Film seyretme, bu ikisini seyret çok daha iyi :) Haa, unutmadan... Aslında Ömer ile tanışmamızı sağlayan elementlerden biri de sınıfımızın sitesini her gün ziyaret etmesine rağmen kendi resmini bulamaması ve resmini çektirmek istemesiydi. Ömercim, artık bi resmin var sitede, umarım şimdi mutlusundur :) Ama sen iste ; sana bin foto, bin disket feda olsun aslanım :) Ömer'in özellikleri bunlarla da bitmeeeez. Aynı zamanda da bir halısahacıdır (bizim gibi :) Halısaha maçlarında aslında maç içinde her mevkide oynar. Bi benim kaleciliği göz dikmediği kaldı :) Ama yine de asıl mevkiisi defanstır. Geçen maç senin sayende çok az gol yendim ve 5 farkla yendik. Helal olsun Ömer, sağol. Hep böyle oynarsan Ronaldo'ya bilem gol attırmayız biz :) Bu arada bu yıl daha iyi kopya çekiyon :) Erdoğan ile işi götürüyosunuz, aferin profesyonelleşmişsiniz :) Pratik zekanla hocaları da atlatıyon artık :) Senin Çapa Tayfası ile tanıştığıma da memnun oldum, sizin oradaki kebapçı abilere de selam :) Daha nice maçlarda görüşmek dileğiyle... :)

                         Ailenizin webmasterı Cevdet'ten Yüce defansçıya :)  (2.yazı)


 

                 Toprağıma... İstanbul'dan EMİRDAĞ'A KUCAK DOLUSU selam... Toprağım, bana olan siteminde çok haklısın. Bazı şeyler vardır ki çok istersin, ama yapamazsın. İşte böyle bir şey!  Kaç kere bilgisayarın başına geçiyorum, ama bir şeyler yazamıyorum (uzakta olmasan yine yazamazdım). Yanlış anlamayın, toprak hakkında birşey yazacak kadar tanımıyor diye. Nedeni toprak'la sayılamayacak kadar anımız, sayılamayacak kadar yaşadığımız olay, anlatılamayacak kadar hayat hikayemiz....vardır. Kısaca 10 cilt kitap yazacak kadar kendisini tanımamdır... Bunlardan hangisini yazacağım diye düşündüğümde cümleler birbirine giriyor. Toprak kelimesi aramızda bir isim (MARKA) olmuştur. Ömer benim hemşerim olmadığı halde bu söz aramızda isimleşmiştir (Ömer'le nasıl tanıştığımı ve bu toprak isminin nasıl ortaya çıktığını şu an hatırlamıyorum). TRT'deki türkü yarışmasında kendisi benim menajerim olmuştur. Yarışmaya en geç biz gitmemize rağmen yarışma sorumlusunu ayarlayarak beni 10. yarışmacı statüsüne getirmiştir (1000 kişi arasında). Burada Ömer arkadaşımız şöyledir böyledir gibi klasik konulara girmek istemiyorum. Ömer arkadaşımızı tanıyanlar bilir... Saatlerce konuştuğumuz derin konuları, Taksim'deki barlarda dinlediğimiz türküleri, sabahlara kadar söylediğimiz türküleri, gecenin ikisinde kapıyı çaldığım geceleri, yaşadığın derin sevdaları... UNUTMAK KOLAY MI... KADER BİZİ ADAM EDECEK!
            

            "YOKLUĞUN CEHENNEMİN ÖBÜR ADIDIR

             GÜN BİTER, GÜLÜŞÜN KALIR BENDE".

             BU DİZELERİ SANA YAZMADIM, SENİN AĞZINDAN BİRİNE YAZDIM(ANLAMIŞINDIR).

                                                                                                                       Erdoğan Yücel  (2.yazı)
 

	Kardes görüşmeyeli cok oldu, iyisin insallah. Ben Ankara'da askerim. Plastik hammadde işiyle ugrasıyom. Basarılı oldum bu 6 yılda. Senede birkaç kez Istanbul'a geliyom. Sen de iyisindir
 insallah. Msn ni gönder görüşelim.
								Mehmet Kutlar