PINAR RENDA

   

     Pınar'ım hayat kaynağım (reklamlar esin kaynağım olmuştur), sen ve Aysun benim 4 sene boyunca ayrılmadığım yegane dostlarımsınız. Bana dayanabilme becerisini gösterdiğiniz için sizi şimdiden tebrik ediyorum. Okulun sonunda hatırlatın, bunun için size plaket vereceğim. Üstün sabır ödülü. Seni dışardan gören, ne kadar sakin ve kendi halinde bir kız der ( Bak yine kız lafını kullandım, halbuki o kadar da dikkat ediyorum kızz). Ahhh ahhh, bir de seni bana sorsalar anlatmakla bitiremem. İnanmayın dostlar, inanmayın. O karda yürür de izini belli etmez derrrrrrmişimm... Şaka şaka, hepsi birer latife. Gerçekten seni tanıdığıma çok mutluyum. Bu 4 sene içinde ne anılarımız oldu seninle. Hepsini toplasak bestseller bile yaparız  yani. Ayyyy, ne kadar çok konuştum. Hayatında hep mutlu ve sağlıklı olman dileğiyle. Bir de benle tabii ki ( Kambersiz düğün olmaz, sevgisiz muhabbet olmaz).

                                              Sevgi Tosun

 

    Gerçekler ayrıntılarda gizlidir. En yakın dostumu bir de benden dinleyin. İlk başta kibarlığı, sevimliliği. Özenli ve uyumlu giyimi ile dikkati çeker. Sakin ev dingin tavırlar içindedir hep. Ben onu hiç uç noktalarda yaşarken görmedim. Ne çok sinirlenir, ne de tamamen içine kapanır. Benim çok sinirlendiğim zamanlarda bile soğukkanlılığını korur, sorunları mantıklı ve kendine özgü anlayışı ile ele alarak uzlaştırıcı çözümler arar, böylece herkesle iyi geçinir. Babasının mesleğinden dolayı çeşitti yerlerde bulunmasının getirdiği avantajları birlikte gittiğimiz gezilerde, eve dönüşlerde yaptığımız yolculuklarda kullanır. Beni yönlendirirdi. Ancak bunu o kadar hissettirmeden kapardı ki, ukalalık ettiğini düşünmez, hatta hoşuma giderdi bildiklerini benimle paylaşması. O kadar çok yaşanmışlıklar var ki hangi birini anlatsam, soğuk kış günlerinde üşümemek için kol kola girip okula gidişlerimizi, ne yaparsak yapalım bir türlü ısınamayışımızı, soğukla birlikte bir de açlık konusundaki yakınışlarımızı... Aslında biz hep üşümekten ve aç olmaktan şikayet ettik. Ne zaman güzel yemek kokuları ile dolu bir yerden geçsek "ah şimdi evde olsak da yemek yesek" diye iç geçirmişizdir. Bir de "Bu yol niye bu kadar uzun?" dedik hep. Hiç unutmayacağım vapurda yaşadığımız ilginç olayları ve minibüste gülerek geçirdiğimiz anılarımızı.
    Aslında eş zamanlarda ortak duyguları yaşamış olmamız birbirimizi daha iyi anlamamıza neden oldu ve birbirimize daha da yakınlaştık. Bayram tatillerinin ayrı bîr yeri vardır hayatımızda. Ne güzel heyecanlarımız vardı.
    Okul hayatındaki başarısını özel hayatında yansıtmayı başarmış ve 4. sınıfta parmağına altın halkayı takmış ince ruhlu dostumun deniz kenarında geçireceği yaşamında mutluluklar dilerim.


                                                                AYSUN


    Pınar, hayatımda iyi ki tanışmışım dediğim insanlardan biridir. Onu ilk tanıdığımda kendini beğenmiş bulmuştum. Ama yine de çoğu insan da olmayan ona özgü havası vardı. Sanırım bu yüzden onunla arkadaş olmak istedim. Pınar'ı bu dört senede tanımam zor oldu. Pınar her zaman neşeli görünür ama kırılgandır, onu bir sözünüzle üzebilirsiniz. Bunu size asla söylemez. O sevinç içinde hüzün de vardır. Eğer sizi severse size çok yakınlaşır, ama bir anda da bir hareketinizle sizden uzaklaşabilir. O yüzden bu dört sene boyunca onu kırmamak için büyük çaba sarf ettiğimi saklayamam. O çok fazla sayıda insana dostluğunu vermez. Ben ise onun herkes tarafından tanınmasını ve yüreğinin saflığının, iyiliğinin bilinmesini çok isterim. O, bunları çok az insana vermeyi tercih ediyor. O insanlardan biri de ben olduğum için teşekkür ederim Pınar.
    Pınar'ın her konuda başarılı olabileceğini düşünüyorum. Ama bu yeteneklerini kullanmaması beni üzen tek yanı diyebilirim. Çünkü onu çok iyi yerlerde görmek istiyorum. Ama bu durum beni çok fazla üzmüyor. Onun hayata çok iyi bir başlangıç yaptığına ve onu sonsuza kadar sürecek bir şeye dönüştüreceğine eminim.
    Seni daima iyiliğinin yüzüne yansımasıyla hatırlayacağım.
    Seni seviyorum; Dostum Pınar.


                                                                FEYZA


    Yazdıklarımız, yaşadıklarımız... Ne kadar da çok şey paylaşmışız şu dört sene boyunca seninle. Okulda ilk tanıdığım insanlardan birisin belki, ama çok çabuk kaynaştık seninle. Sanki yıllardır tanışıyorduk. İngilizce sınavına girişimizi hâlâ dün gibi hatırlıyorum. Bu kadar bilgili olduğunu söyleseydin sayende muaf olabilirdim. Şu an buralara takıntısız geldiysem Pınar'ın bunda etkisi azımsanmayacak kadar büyüktür. Sınavlarda kağıdını bana göstermek için şekilden sekile girerdi canım arkadaşım. Dört sene boyunca bana katlanarak büyük bir sabır gösterdiği için ona plaket vermek yeridir doğrusu.
    Benim "kız" lafımdan çektiği kadar hiçbir şeyden çekmedi Pınar'ım. Sonunda Sevgi'nin fendi Pınar'ı yendi, o da istemeden "kız" demeye başladı. İlk senelerde Pınar ile ders çalışmamız dillere destandı. Ziyafet mi veriyorduk ders mi çalışıyorduk belli değildi. Kitaplar çantadan çıkmadan evden giderlerdi.
   Gittin buralardan... Bahçelievler'i de beni de yalnız bıraktın. Seninle sinemaya gittiğimiz zamanı asla unutmayacağım. Hayal kurmaktan filmi seyredememiştik ve sesli kurduğumuz hayallerimiz sonucu Aysun'dan fırça yemiştik.
    Son sene geldi çattı işte. Her ne kadar kabullenemesek de biz de büyüdük artık. En çok neyi özleyeceğim biliyor musun? Sizinle Sultanahmet'e gitmeyi. Sanırım bu kadar yeter. Yaşanılanlar o kadar çok ki hepsini anlatmaya kağıtlar yetmez. Bir şey itiraf etmek istiyorum. Bunu yazacağımı hiç tahmin etmezdim ama, okulun bitmesini hiç istemiyorum. Bu güzel günleri özlemle anmak istemiyorum, tekrar sizinle bu günlere yenilerini katmak istiyorum.
    Hayatın boyunca mutlu ol ve hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme.


                                                                                        SEVGİ (2.yazısı)


    İlk bu sınıfa geldiğimde yalnız başıma otururken beni yanına çağırıp bana ilgi göstermiştin. Arkadaşlığımız ilk o zaman başlamıştı. Beni her yere davet eder ve yakınlık gösterirdin. Her zaman bana karşı samimi, içten ve güleryüzlü davrandın. Beni hem dinledin, hem de benimle düşüncelerimi paylaştın. Umarım yaşadıklarımızı unutmazsın. Bana arkadaşlığını sunduğun için teşekkür ederim. Umarım sen Kuşadası'na taşındıktan sonra da görüşmeye devam ederiz. Hayatta başarılar, sevgilerle...


                                                                                        MÜGE


    Yüzündeki güzelliği içine de taşıyan bir arkadaşımsın. Sınıfta bir yardıma ihtiyacım olsa isteyebileceğim ilk insanlardan birisin. Umarım arabayı artık iyi sürüyorsundur. Bana bir sene iyi yol arkadaşı oldun. Demek bana bir sene dayanabildin. Napalım bu sefer seni güldüremedim, ama hüzünlendirmedim de umarım. Bak düğününe beni çağırmayı unutma. Hayatta mutluluklar ve kendin gibi iyi insanlarla karşılaşmanı dilerim.


                                                                                        CİHAN


    Kısa bir zamanda katmerleşen arkadaşlığımızın çevreye karşı harika bir dostluk örneği olduğuna inanıyorum. Hatırlar mısın... Macide Hoca "Bir sonraki örneği tahtada sen anlatacaksın" dediğinde imdadıma sen koştun. Ben hiçbir şey bilmiyordum. Senin sayende o günü yırttık. Çok teşekkür ederim. Yine bir gün İngilizce dersinde kantine saklanıp "hiç kimse gelmemiş hocam" deyip dersi kaynatmamız ve sonrasında kartopu oynamamızı, tüm bu güzellikleri unutmayacağım. Neyse arkadaşım, bundan sonraki hayatında başarılar ve mutluluklar dilerim.


                                                                                                                BEHLÜL : Kod Adı ŞEREF


    Aldığı 80'ler, 90'larla tüm dikkatleri üzerine çeken Pınar, sıfır fire anlayışıyla her zaman daha iyisini yapmaya kilitlenmiş, azimli bir arkadaşımızdır. Derslerin dışında en yakın arkadaşları Aysun ve Sevgi ile takılır. Çoğu kez kaloriferin yanında çok koyu muhabbetler yaptıklarına şahit olmuşumdur, ama hâlâ muhabbetlerinin konusunu çözemedim, sır gibi saklıyorlar.
    Son olarak Pınar'a, gelecekteki yaşamında da şimdiki gibi çok başarılı günler dilerim.


                                                                                                                    CEVDET


    Doğanın muhteşemliği karşısında gözlerimizin yaşarmasını ve heyecanımızı paylaşacak birilerinin olmasını isteriz. Paylaşım arkadaşlığın yeniden keşfidir. Paylaşım zor çıkılan bir kayadan uzatılan eldir. Geziler paylaşımın doruklara ulaştığı olaylardır. İşte ben de seni duygu boyutu bu denli yüksek bir gezide tanıdım (Ağva'da). İnan bana paylaşımı sendeki haliyle yeniden keşfetmemi sağladığın için sana ne kadar teşekkür etsem azdır.
    Maalesef hayatın kanunu hiç değişmiyor. En derin mutluluklar beraberinde en büyük mutsuzlukları getiriyor. Mutluluğun tarifini yapamadığım gibi ayrılığın getirdiği mutsuzluğu da anlatma yetisine sahip değilim. Ama belki aşağıdaki dizeler bir nebze de olsa anlatabilecektir ayrılığın acısını.


    Gün çoğaldı bin yıl oldu
    Koca çınar masal oldu
    Rüzgar sustu, deniz bitti
    Kalbimde kurşun ağlıyor.


    Eminim ki sen benim için zamanın unutturamayacaklarındansın. Kalbindeki sevgi pınarının hiç eksilmeden sürekli atması temennisiyle..
    Son olarak "yalvarırım şimdi git de / yıllar önce gel..."


                                                                                            ERDOĞAN


    Pınar sınıfımızın en çalışkan, güzel, sıcakkanlı ve benim yakın dostum olarak gördüğüm bir kişidir. Seninle tanışmadan önce seni çok soğukkanlı bir kişi olarak düşünüyordum. Ancak seni tanıdıktan sonra bu düşüncemden eser kalmadı. Çünkü sen görünüşünün tam tersi bir kişiliğe sahipsin. Seninle arkadaşlığımızın bu geç zamanda değil de daha önce olmasını isterdim. Ama fazla bir şey kaybettiğimize inanmıyorum çünkü okulun dostluk için bir sınır olduğunu düşünmüyorum. Son olarak hayattan beklentilerinin hep en iyisinin olması dileğiyle, okul sonrası yaşantında başarılar dilerim.


                                                                                                BARIŞ ÖZTAŞ


    Geç başlayan arkadaşlığımızda paylaştıklarımız azdı ama yaşananlar güzeldi. Geçen yılki Ağva gezisinde Aysun ve senin akıllarda kalan güzel sesinden dinlediğim şarkılardan etkilenmemek mümkün mü... Ben inanıyorum ki; geç başlayan bu arkadaşlığımız üniversite yıllarıyla sınırlı kalmayacak, tersine daha da güçlenecek.
    Kalbin hangi güzel şey için atıyorsa, her biten gün onu sana getirsin.


                                                                                            SİBEL