SELMA YILMAZ

 

     Selma'nın da söylediği gibi kendisiyle tanışalı pek fazla olmadı, ancak göreceli bir kavram olan zamanı iyi değerlendirmek de bizim elimizde olduğuna göre çok da üzülmemize gerek yok :) Meznuiyete az bir zaman kalmış olabilir, ancak biz istersek o geriye kalan kısa süreden dünyalar yaratabiliriz. Hem zaten ben de dostluğumuzun mezuniyetten sonra devam edeceğine inanıyorum. Şimdi size kendi bakış açımdan Selma'nın; mezuniyetin son günü tanışmış olsa idim dahi çok mutlu olacağım bu arkadaşımın hikayesini anlatacağım.

     Üçüncü sınıftayım, daha sınıfa yeni gelmiş olduğumdan pek de arkadaşım yoktu ilk günler... Ama sokakta olsun, tramvayda olsun, vapurda veya sınıfta olsun; nerede olursa olsun insanları gözlemlemeyi, dinlemeyi ve anlamaya çalışmayı çok severim. Belki de çok arkadaşım olmasının bir nedeni de bu gözlemlerdir aslında... İşte Selma'yı da ilk bu gözlemlerle tanıdım :) Aslında kendisini analiz edip nasıl biri olduğunu anlamam ise hem çok zor, hem de çok kolay oldu. Zor oldu, çünkü Selma çok orjinal ve değişik bir kişiliğe sahipti (onu sınıflandıramadım); ve kolay oldu, çünkü kendisi sınıfta çoğu kez dikkatimi çekerdi...

     Selma'yı tanımamı sağlayan özelliklerden biri dersleri çok dikkatli bir şekilde dinlemesi, dersi derste öğrenmeye çalışan bir arkadaşımız olmasıydı. Gerçekten de dersleri her zaman pür dikkat dinlemiştir, ayrıca hocalara hararetli hararetli sorular da sormaktadır :) Aslında Selma'nın bu özelliği başımızı az ağrıtmadı da değil :) Nitekim biz arkada arkadaşlarla bazen bunaldığımızda muhabbet ederiz, işte o muhabbetler hat safhaya ulaşınca devreye Selma girer :) "Yeter artık, susun, ders dinleyemiyoruz burda!" deyince bizim arka taraf şöyle bi irkilir :) Önce tabi çok sinirlenip de okulu yıkmasın diye susarız, ama sonra sakinleşince devam ederiz :) Tabi ben bu durumla ilk kez karşılaştığımda herhalde içimden (Selma'nın yüzüne söylemek bizim ne haddimize) "Bu Hanımağa da kim?" demiştim :) Selma'yı ilk kez bu olayla tanıdıktan sonra bi kaç kez de erkekleri haşlarken tanık oldum :) Tabi baya korktum, yanına yaklaşmaya cesaret edemedim o günlerden sonra :) Sınıf Selma'ya ise "Süper Selma" adını takmıştır :) Çünkü atom karınca gibi yerinde duramaz, kıpır kıpırdır, bu denli aktif oluşu nedeniyle bu ünvanı hak etmiştir. Süper Mario Jardel kıskanmasın artık :) Selma'nın özellikleri bunlarla da bitmez. Kendisi özellikle tatlıyı çok sever, yanında genellikle şeker taşır :) Poğaça'dan ise nefret eder :) Yemeklerle arası oldukça iyi, ama o kadar hareketlidir ki ne yese hemen eritir, o yüzden hep zayıf kalır :) Bizim Selma ayrıca hiçkimseden selamını ve gülümsemesini eksik etmez. Siz selam vermeden size selam veren, siz günaydın demeden size günaydın diyen ender kişilerden biridir. Her türlü düşünce ve fikrini kimseden çekinmeden direkt olarak söylemesi medeni cesaretinin kanıtıdır. Bu yönünün gelecekte kendisine çok şeyler kazandıracağına da şimdiden yürekten inanıyorum. Kendisiyle muhabbet de güzeldir, zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz, yeter ki ders esnasında muhabbet etmeyi denemeyin (benden söylemesi, sonra tokat yerseniz karışmam :) Ayrıca kendisi çok da dikkatli bir arkadaşımızdır, aslında kızların özellikle giyim kuşam konusunda çok dikkatli olduğunu bilirdim de senin gibisini görmedim doğrusu Selma, en ufak ayrıntıyı kaçırmıyosun :) Bundan sonra okula çok dikkatli giyinip gelicem :) Kendime yeni bi palto almayı bile düşünmeye başladım :) Eeee, kolay değil... Ben de baya dikkatliyimdir, millet ne düşünüyo hemen anlarım :) Selma'nın akıllı olduğunu söylemeye ise gerek yok (bakınız = yukarıdaki fotoda ışıldayan kurnaz gözler).

     Eveeet... Aslında daha neler neler yazarım da hem benim uykum geldi (saat baya geç oldu), hem de senin gözlerini daha fazla yormayayım. Sonuç olarak belirtmek isterim ki insanların hayatlarında bazı çok kısa anlar bazı çok uzun anlardan çok daha değerlidirler. Benim için ek binanın orda o tatil günü seninle bir şans eseri ciddi anlamda tanışmak ve arkadaşlığımızın o kısa an başlaması da bunlara bir örnek. Ayrıca bunca yıldır kaç arkadaşla ne zaman bi vakit verip buluşsak hep ilk giden ben olurdum, sen benden önce buluşma noktasına gelen ilk kişisin, tebrikler :) Yıllık yazısı yazma konusunda da benden erken davrandın :) Her ne kadar ben seni hayalimde çok çalışkan bir arkadaş olarak canladırsam ve sonra bana notlarının genelde 50 arası seyrettiğini söyleyip beni şaşırtsan da bu da değişmeyecek :) Çünkü artık sen istersen hep 0 çak, yine de benim aklımda sonsuza dek çok çalışkan bir arkadaş olarak kalacaksın :) Yürüyüşlerimiz sırasında anılarını dinlemek de gerçekten çok zevkliydi, aramızda sır olarak kalacak :) Son olarak (gerçekten son) yine birgün sınıftan içeri sırılsıklam bir adam girerse şaşırma, hiç mi yağmurda şemsiyesiz yürümeyi seven bir adama rastlamadın? :)

                                                                                                                  Cevdet Kızıl

 

    Canım dostum! Hayatımda yaptığım en zor işlerden biri senin için yazı yazmaktı herhalde. Çünkü insan, kendisine bu kadar yakın olan birisi için düşündüklerini kağıda dökmekte gerçekten zorlanıyor. Seninle üniversite öncesinden çok az tanışıyorduk. Bence aynı bölümü kazanmamız tesadüflerin en güzeli. Yoksa senin gibi bir arkadaşı bulmam çok zor olurdu, hatta imkansız olurdu bence.

    Zaman ne kadar çabuk geçti  değil mi? Birinci sınıfı daha dün gibi hatırlıyorum. Seni tanıdıkça samimiyetini, dürüstlüğünü, içtenliğini gördüm. Sana inandım, güvendim, gün geçtikçe  daha çok bağlandım. Seni nasıl anlatmalı bilmem ki? Zekisin, güzelsin, cana yakınsın, sabırlısın. Sabırlısın diyorum çünkü bazen o kadar çenesi düşük biri olup çıkıyorum ki başını ağrıttığını biliyorum. Ama okul bitiyor diye çenemden kurtulduğunu zannetme sakın. Ben yine çok konuşmaya  devam edeceğim. (Şaka bir yana sen istemezsen konuşmam tabii : ))

    Koskoca dört sene geride kaldı. Beraber sevindik, üzüldük. Sen hep yanımdaydın biliyorum ki bundan sonra da hep yanımda olacaksın.

    Umarım hayatında her şey istediğin gibi olur. Dostluğumuzun ömür boyu sürmesi dileğiyle... Başarılar, güzellikler ve bütün mutluluklar her zaman seninle olsun...

        NÜVİT

 

    Selma ile dostluğumuz ne zaman nasıl başladı bilmiyorum ama sımsıcak bir dostluğumuz oldu. Kendine özgü tavırları olan, tanımlanması bazen güç, neşeli, samimi ve güler yüzlü bir insandır. Her zaman beni güldürmeyi başarmıştır.

    Dersin ortasında sınıfa girmesinden tanırım Selma’yı. Farklı ve benim hoşuma giden bir tarzı vardır Selma’nın. Onu yakından tanımayan insanlar onun umursamaz olduğunu düşünebilir ama onun kalbine yakından baktığında ve onu tanıdıkça ne kadar kırılgan ve hassas olduğunu anlarsın.

    Selma’nın yeri benim için her zaman ayrı olacaktır. Araya mesafeler girecek olsa bile bağımı koparmak istemediğim sayılı insanlardan biridir. Güzel gözlerinden mutluluk, huzur hiç eksik olmasın.

        GÜLDEN

 

    Üniversite hayatım boyunca anlaşabildiğim nadir insanlardan biri olmuştur Selma. Selma’yı Nüvitsiz, Nüviti Selmasız görmek hemen hemen hiç mümkün olmamaktadır. Onları tanıdığım süre boyunca ayrılmaz ikili olmuşlardır. Selma’yı; kıpır kıpır, candan kelebek misali bir oraya bir buraya konan, aynı zamanda hassas biri olarak tanımlamak mümkündür. Üzerine mavi (ve türevleri) renkli bir giysi giyip, makyajını da ona uygun renklerde seçen güzel bir bayanın size yaklaştığını görürseniz bu Selmadan başkası olamaz.

    Derslere birkaç dakika geç girip, sessizce kapıyı açarak hemen bir köşeye oturuverir. Eğer sınıfta hesap makinasıyla bir işlem yapılacaksa ilk onun sesi duyulur, o koca sınıfın içinde. (Bazen o karışık işlemleri makine kullanmadan da yapar).

    Selmacım umarım çok mutlu, başarılı ve huzur dolu bir hayat seninle olur.

    Umarım bir gün beni hatırlamazsın çünkü ancak unuttuğun zaman hatırlarsın, hiçbir zaman unutulmamak dileğiyle.

        EVREN

 

    O çok farklıdır. Onun farklılığını keşfedebilmek için çok çaba harcamanıza gerek yoktur. O aldırmaz görünümünün altında düşünceli ve duyarlı bir insan vardır aslında.

    Seni daima doğal olan davranışların, içten ve samimi tavırlarınla, kendine özgü kişiliğinle hatırlayacağım. Tüm iyi dileklerimle.

        YELİZ

 

    ANNEM, ANNEM

    Liseden sonra sana ikinci kez yıllık yazısı yazıyorum. Araya giren zaman ve yaşanan değişim güzeldi. Biliyor musun? Anneme benzediğini fark etmem çok uzun zamanımı aldı. Unutkanlığımı bilen arkadaşlarım “Hakan Selma’nın annesine benzediğini çok önceden fark etmiştir ama fark ettiğini unutmuştur : )” demelerine çok aldırış etmedim.

    Kolay mı sekiz sene bir insanla beraber aynı ortamı paylaşmak. İnsanoğlu alışmaya çok müsait maalesef. Alışmak kötü çünkü sona gidiş tüm alışkanlıkların sonu oluveriyor ve yürek bunu kaldıramıyor.

    En son “hayatında başarılar dilerim” dediğimde aynı üniversiteye düştük : ) Şimdi de aynı dileklerimi  yineliyorum. Sana iyi bir iş, iyi bir eş ve çok tatlı bir çocuk diliyorum.

        HAKAN

 

    Sevgili arkadaşım,

    Her ne kadar birçok şeyi paylaşmak için son seneye kadar sabırla beklemiş olsak da, benim için son birkaç ayda yaşadıklarımız çok keyifliydi. Bu kısa süre zarfında samimi, içten, yardımsever, neşeli, kalbi diline naklen yayın yapan, özü sözü bir, dünyaya birçok insandan farklı bakabilen güçlü biri olduğunu anlamam yeterli oldu. Neşeyle bakan mavi gözlerinden mutluluk hiç eksilmesin.

        ELİF

 

    Sınıfın en güzel kızı, hayat da hep sana gülsün. Yüzündeki tebessüm hiç kaybolmasın. Hayatta seni engellemek isteyenlere sen hep gül ki, kimse seni üzmesin. Hep mutlu olman dileğiyle...

        İREM

 

    Daha yeni başlamışız üniversiteye, içimiz kıpır kıpır heyecan dolu... Etrafa mutlulukla bakan bir tip yani ben... Ve ilk şok ve bu şoku yaratan kişi Selma...

    Ah Selmacım, hayatımın hiçbir bölümünde bu kadar şaşırdığımı hatırlamıyorum. Zata ilk ve sondur : ) Yani birinin bana tokat atması. İlk önceleri kişisel zannettim sonra bir baktım ki Selma’nın refleksi bu hareket ve istem dışı yapıveriyor. İçime su serpildi.sonradan bu mavi gözlü güzel kızın aslında çok neşeli ve şeker biri olduğunu gördüm.

    Selmacım, hayatın boyunca hep mutlu ol ve gülümse başarılar seninle olsun.

        ASLI

 

    Selmacığım

    Hareketliliğinle, esprilerinle, neşenle ve bazı konulardaki umursamazlığınla kendine has bir insan olduğun için sana kanım kaynamıştı. Hayatının her safhasında bu özelliklerini koruman gerektiğini düşünüyorum. Yaşam ve insanın kendisi çok değerli ve hiçbir şey kendimizi üzmeyi gerektirecek kadar önemli değil. Hayatta hiçbir şeyin seni üzmemesi dileğiyle.

        BEYHAN

 

    Mavi ve yeşil karışımı gözlerinle hayata bakışın umarım gelecekte yaşayacağın başarılara kaynak olur. Muhteşem bir işlem yapma kapasiten bizi hem şaşırtmış, hem de çok zaman güldürmüştür. Yüz kişilik sınıfta muhasebe derslerinde hesap makinası getirme şampiyonluğunu dört yıl boyunca sen elinden hiç kimseye kaptırmadın. Derslerdeki bu performansını iş hayatında da göstererek iyi bir kariyer edinmen dileğiyle...

        REMZİYE

 

    Hani bazı insanlar vardır içi içine sığmaz kıpır kıpır. İşte Selma da onlardan biridir. Hesap makinasıyla sonucu en hızlı bulup söyleyen, kendisinin ara sıra dersi dinleyeceği zamanlarda sınıfta gürültü olunca hocadan önce sınıfa bağıran... Ben onun en çok içten ve samimi oluşunu sevdim. Tüm hayatın boyunca böyle kal. Umarım mutlulukların en güzelini yaşarsın.

        ESİN

 

    Sevgili Selma seni o güzel mavi gözlerinle, çocuksu masum yüzünle ve derslerde hiç susmayan sesinle hatırlayacağım. Seni hep bir telaş içinde birilerine bir şeyler anlatırken sorarken görürdüm. İçindeki o heyecanın ve coşkun hiçbir zaman bitmesin.

    Her şeyden önemlisi sen her zaman çok içten doğal ve samimiydin. Bu yüzden seni arkadaş olarak çok sevdim ve kendime yakın hissettim. İçinden sürekli çevrene yansıttığın o coşku hiç bitmesin daha da artsın. Her şey gönlünce olsun.

        AYSEL

 

    Seni ilk olarak Hakan’ın lise arkadaşı olarak tanıdım. Sonra derslerde başladı muhabbetimiz sonra iftarla evimizi şenlendirdin. Seni böylece daha iyi tanıma olanağım oldu. Hep içinle birden ne hissediyorsan o boyutta yaşardın. Hep güler yüzlü gördüğüm yüzünden gülücükler eksik olmasın. Ömrün başarılardan mutluluktan dolup taşsın.

        GÜLHAN