SERDAR ALPER

 

       Serdar'la ilk nasıl tanıştım... Şu an harbi hatırlayamıyorum. Ancak arkadaşlığımızın nasıl güçlendiği gayet net bir şekilde aklımda. Geceyarısı benim gibi geç saatlere kadar icq'da takılan, gece kuşu arkadaşımdı Alper :) Çok hoş sohbetlerimiz olmuştu ve Serdar'ın anıları da bir hayli ilginçti. Gerçi artık ben geceyarısına çeşitli nedenlerden ötürü kalamasam da Serdar bu kez de beni açtığı tel.leri ile yalnız bırakmıyor sağolsun :) Sınav önceleri mutlaka arar. Annem: "Yine o çok kibar ve konuşması düzgün arkadaşın arıyor" deyince anlarım ki Alper telefonda :) Doğru söze ne denebilir ki... Gerçekten de çok kibar ve aksanı çok iyi bir arkadaşımızdır Alper.
       Bunun yanında Alper son yıllarda ingilizcesini ilerletmek konusunda da büyük bir gayret içindedir. Kendisinin çok sıkı ve düzenli çalıştığından haberdarım. Eminim ki Serdar sonunda çalışmalarının karşılığını alacak.
       Serdar'la ortak yönlerimizden biri de Finansal Yönetim'den çektiklerimizdir. Çalışmasına çalışıyoruz da maalesef her sınav bi aksilik çıkıyo, sabret Serdar sabret, eninde sonunda bi gün yüzümüz gülerek Finansal Yönetim kritiği yapacaz :)
       Son olarak Serdar arkadaşımla yazın da zaman zaman görüştüğümüz için kendisi hakkında yeni şeyler öğrenme fırsatım olmuştu, örneğin kendisi çok iyi bir sürücüdür. Yazın taktığı artistik güneş gözlüğü de yakışır gerçekten kendisine.
       Serdar, umarım hayalin de gerçekleşir ve okul bittikten sonra Pfizer'e girersin. Çalışkanlığın seninle oldukça tüm zorlukların üstesinden geleceğine eminim.

Not: Yazın o dandik çay bahçesinde dev şemsiyeyi devirişimizi de unutmayacağım :)

                                                                                                  Cevdet Kızıl

 

Serdarım;

    Neler yazılabilir  diye düşündüm, şöyle bir ama farkettim ki; ne kadar gülsek, eğlensek, hep muhabbet çevirsek de, elimde olmadan vakit içli konulara temas etme vaktidir. Şu kadar bir yazıda böyle dopdoğru bir insan için neler yazılabilir? Konu Serdarsa bir tek neden göstermek yetmez, bir kaçını vermeli bir tek doğru olsa da... Kendine dost olan bilin ki herkesle dosttur. Dostluğunun yaşamda zorunluluğu ve tadı bir başka; herkes iyi hoş hamdolsun ama bir sensin ki onlardan farklı olan. Ey Okuyucular! Bu adam bilin ki bu sayfalarda yazılabilecek sınırlı tanımlamalarla çözümlenebilecek, öyle gelişigüzel okunup geçilebilecek biri değildir. Bir okuyun bir daha düşünün. İyi çocuk imajının desteklediği efendi örtünün altındaki ince zeka ona ortamlarda bir bukalemun etkisi kazandırır. O; ince çizginin sınırının bir ötesinde bir berisinde insanlarla uğraşırken ben gerisinde bu ciddi kimlikteki traji-komik oyunu keyifle izlerim. İnsanlığın gidişatı ve yaşamsal kuramlar arasında kalan yoldaki belirsizliklerin çözümünde, ilgi  duyduğu her alana karşı derinlik, ar damarını çatlatmaya zorlayan bir dürtü; derin bir bilinçaltı, akıcı bir anlatım ve paylaşım yeteneğiyle harmanlanmış bu iri bedende bir olmuş, yiğit, o misyonu üstlenmeye hazırdır.

    İyi günlerden bahsetsem ne gerek, her biri neşeyle hatırlanacakken, kötülerle de canımızı hiç sıkmayalımö en beterinde yanımdaydın zaten. Biz gereksiz konuşmayı, komik değilse gülmeyi sever miyiz? Yok ağbi bize gelmez; sen zaten beni bilir anlarsın kardeşim. Hep anladın, hep yanımdaydın, sağolasın. Sana yazmak istediklerim, anlatabildiklerimin yazdıklarımın çok üzerinde ama ne kalemimiz o kadar edebi, ne de dilimiz döner o kadarına.

    Her zaman bir yazıyı bir alıntıyla bitirmek gerektiğine inanırım çünkü er zaman birisi söz konusu konuda sizden daha iyisini söylemiştir önce. Lise yıllığında benim için yazılan en güzel dileği sana yazıyorum:

    “Ortak yaşanılan güzel zamanların ertesi için bir temennide bulunmayacağım, çünkü ikimiz de biliyoruz ki bu dostluk sürecek”. Sevgiyle...

        OKTAY DERİCİ

 

    Serdar; okulda ilk tanıştığım insanlar arasındasın. Belki de ilksin... seni; Beyazıt ve Süleymaniye gezilerimizle, yaptığımız otomobil muhabbetleriyle ve ne zaman görsem elinde tost-çay olmasıyla hatırlayacağım. Hepsinden önemlisi sağlam karakterli sıcak bir arkadaş olarak. Herşey için teşekkürler...

        ENGİN GÜZEL

 

    Sevgili Serdar; seninle okulun başından beri tanışırız da nedense bu yıl arkadaşlığımız daha bir gelişti, sen de bunun farkındasındır. Yıllar birbirini kovaladı ve dört yıl su gibi akıp geçti. Gönül isterdi ki bu son üniversite yıllarımızı doya doya yaşasaydıkö bir sürü güzel anıyla mezun olsaydık; ama sen de biliyorsun ki hepimiz bir panik ve koşturmaca içersindeyiz. Ama olsun, inşallah mezuniyetten sonra yine hep birlikte oluruz ve güzel anılar biriktiririz. Az önce de söylediğim gibi seni daha yeni yeni tanıyorum. Yine de her konuda olduğu gibi senin için de söyleyeceklerim var. Öncelikle ne kadar iyiliksever ve yardımsever olduğundan söz etmek istiyorum, ayrıca pek de sabırlısın, benim bitmek bilmeyen sorularımla her zaman ilgilendin. Özellikle ev yazma konusundaki engin bilgilerin olmasaydı ne yapardım bilmiyorum. Gerçekten çok teşekkür ederim. Zamanı seninle geçirmek güzel. Hele o ilginç hikayelerin, her konudaki yorumların, kendine özgü üslubun, seninle ilgili hep hatırlayacaklarım arasında. Bazen söylediklerin bana çok kompleks gelse ve de bazı esprilerini anlayamadımsa da sen gerçek bir arkadaşsın.  Daima çekinmeden arayabileceğim insanlardan birisin ve öyle de kalmanı diliyorum.

        SEDA

 

    Serdar’la geç tanıştık, muhabbetlerimiz hep vapurda tesadüfen karşılaştığımız zamanlarda oldu. O yaptığımız az muhabbette bence çok şey konuşuyorduk. Keşke demeyi hiç sevmem ama keşke seninle daha önce tanışsaydık, muhabbetimiz daha uzun olsaydı. Serdar’ı sınıf da fazla konuşmayan, sessiz sakin biri olarak tanımıştır, herkes ama ben yaptığımız kısa sohbetlerde Serdar’ı bilgili, mantıklı, muhabbeti seven biri olarak tanıdım. Ben çabaların asla karşılıksız kalmayacağına inanırım; umarım verdiğin emeklerin karşılığını fazlasıyla alırsın.

        EMİN AÇIKGÖZ

 

    Serdar deyince aklıma hep bu dört sene boyunca ve özellikle de son üç yılda okulda bulunduğumuz günlerde ders aralarında, kantinde ve kapı önünde yapılan sohbetler geliyor. Sabah aldığım gazeteyi okurken yapılan yorumlar ve kültür-sinema sayfasına gelince Serdar’ın eşsiz bilgisi ders aralarını dolduruyordu. Bu arada engin sinema bilgine de hayran kaldığımı belirtmeliyim. Hayatta başarılar ve mutluluklar diliyorum.

        BURCU ARDANIÇ

 

    Sadece yıllar mıdır acaba bir arkadaşlığın sağlam temellere oturmasını sağlayan, ya da beraber geçirilen zamanlar ve verilen sırlar mıdır? Serdar ile benim arkadaşlığım işte bu ikinciye giriyor. Onlarca insanın arasından beş, bilemediniz altı kişi ile samimi arkadaş olur insan. Ama işte o altı kişi, geride kalan onlarca insana bedel olur. Serdar da, benim için onlarca kişiye bedel olan o nadide insan topluluğunun içinde yer alıyor. Bu yazı da onun için beyefendi biridir, gerçek bir arkadaştır, dosttur, vs, türü şeylerden bahsetmek istemiyorum açıkçası. Nedeni ise, onu tanıyan herkesin zaten bunları bilmesi... Onunla gidilen konserler, izlenen filmler, ablasının sergileri (bu arada söylemeden geçemeyeceğim, Serdar’ın çok tatlı bir ablası vardır), edilen muhabbetler... Bunlar ne zaman aklıma gelse eminim ki yüzümde bir tebessüm belirecektir. Ama ben inanıyorum ki bu dostluk sadece dört sene ile sınırlı kalmayacak ve devam edecek. Sevgili Serdar, arkadaşın Pınar seni hiçbir zaman unutmayacak, ilerdeki hayatında sana sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. Sen herşeyin en iyisini hak ediyorsun...

        DOSTUN PINAR

 

    Sen benim bu okula kayıt olduğumda ilk tanıştığım insanlardan birisin. Sen gerçekten iyi niyetli ve seven bir insansın. Seninle birlikte okulun etrafındaki kafelerde ders çalışmamızı hiçbir zaman unutamam. Ayrıca maliyet dersini alttan alışımızı ve birlikte derse girişimizi unutamam; seninle Eminönü’ne yaptığımız yürüyüşler ve vapur arkadaşlığımız benim için hep güzel bir anı olarak yer alacak. Sınavlardan önce birbirimizi arayışımız ve karşılıklı fikir alışverişlerimiz çok yararlıydı cidden. Sana ilerki hayatında başarılar dilerim.

        MERT

 

    Serdar’cım; üniversite yılları diye başlamıyorum çünkü seninle tanışıklığımız dersanede aynı sınıfta bulunmamızla başladı, bir baktım ki aynı ehliyet kursunda da beraberiz ve şimdi de aynı sınıftan mezun oluyoruz. Bizim oraya taşınmanızla artık komşu da olduk seninle. İnsan yaşamında çoğu zaman  tesadüfler önemli ve etkilidir. Bu kadar tesadüften sonra samimiyetimiz bu sene başladı maalesef ama inanıyorum ki gerçek bir dost kazandım. Her türlü sorunumuz olduğunda ve yardımına ihtiyacımız olduğunda bize yardımcı olabilmek için elinden geleni yaptın. Seninle dostluğumuz çok eskiye dayanmasa da arkadaşlık yolunda sağlam bir temel attık diyebilirim. Serdar’ın hoşsohbeti, cömertliği ve efendiliğinden başka en sevdiğimiz özelliği her an çikolata krizine girebilen bizler için cebinde çeşit çeşit milka bulundurmasıdır. Dostluğumuz geç ama sağlam başladı ve bundan sonra da devam edecek. Kalbinin güzelliği yüzünden anlaşılan Serdar’a hayatında en güzeli ve en iyiyi bulmasını temenni ediyorum. O güzel kahkahaların hiçbir zaman susmasın, tüm başarı ve mutluluklar seninle olsun.

        MERVE ÖZNUR

 

    Daha okulun ilk haftasından beri süregelen arkadaşlığımız senin yemek yediğin zamanlar dışındaki harika sohbetin olmasaydı herhalde bu kadar kalıcı olmazdı. Ya ağbi kendimi tutayım diyorum ama sana o kadar çok afiyet olsun diyoruz ki o yediklerinin nereye gittiğini merak etmekten kendimi alamıyorum. Tabi beraber gezdiğimizi tozduğumuzu falan anlatmaya kalkarsam buna sayfalar yetmez. Bu yüzden kısa kesiyorum. Ayrıca arabalar konusundaki zevkine hayran olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Umarım hayatın boyunca mutlu ve başarılı olursun. Görüşmek üzere... Afiyet şeker olsun Serdar...

        ONUR AKTAŞ

 

S anatsaver

E ntellektüel

E nerjik

E sprili

R adikal

D üşünceli

A ktif

A raştırmacı

A lim

R ealist

R enkli kişilik...

        G. GÜLİN BAYAV

 

    Burada hiç kimse arkandan gelmeyecektir. Arkanda bıraktığın yolu bizzat senin adımların silmiştir ve yolunun üstünde şu yazılıdır: İMKANSIZ!

        ZAMANSIZ ARKADAŞIN